10. Hukuk Dairesi 2025/11936 E. , 2025/16529 K. "" MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/2015 E., 2022/2315 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Erzurum 1. İş Mahkemesi SAYISI: 2018/526 E., 2019/318 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ka…
10. Hukuk Dairesi 2025/11936 E. , 2025/16529 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/2015 E., 2022/2315 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Erzurum 1. İş Mahkemesi SAYISI: 2018/526 E., 2019/318 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette proje kapsamında ihale ile iş yaptığını, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi yanında yapılan yeni hastane inşaatında yaklaşık iki yıldır çalışmaktayken 28/06/2018 tarihinde işten çıkarıldığını, davacıya çalışırken ustabaşı olan ... tarafından kendi sorumluluğunda olmayan işler yapılmasının teklif edildiğini, davacı gitmek istemeyince işçilerden sorumlu olan ...’ın "ya gidersin ya da cumaya kadar işten çıkarırız" dediğini, davacının işini kaybetmemek için gitmek zorunda kaldığını, gittiği iş sırasında gözüne koltuk ucu değdiğini, olay sonucu davacının hastanelik olduğunu, davacının olayla ilgili şikayette bulunduğunu, sonrasında baskı ve mobinglerin arttığını belirterek geçirdiği iş kazasının ve oluşan maluliyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; ... hastane inşaat şantiyesinde güvenlik amiri olarak çalışan ...'ın 22.02.2018 tarihinde proje müdürü ve şantiye şefi izni olmadan davalı firmada çalışan üç işçiyi kendi şahsi evine ait eşyaları taşımak için izinsiz olarak şantiyeden çıkardığını, bu olayda davacının gözüne darbe aldığını, olay kapsamında ameliyat olduğunu, davacının saha kalfasının ve işçilerin savunmasının alındığını, bu olayla ilgili davalı firma tarafından bahsi geçen kişilere görevlendirme yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; avacının 03.03.2018 tarihinde davalı şirkette çalışırken iş kazası geçirdiğini iddia ederek tarafına iş kazası geliri bağlanması talebinde bulunduğunu, yapılan araştırmada olayın iş kazası olmadığına karar verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 11.09.2019 tarihli karar ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 27.02.2020 tarihli kararı ile istinaf istemlerinin kabulüne; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacının 22.02.2018 tarihinde yaşadığı kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 27.02.2020 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairece 2020/7756 E, 2021/7696 K. sayılı 07.06.2021 tarihli karar ile eksik inceleme nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak 30.03.2022 tarihli karar ile davacının 22.02.2018 tarihinde yaşadığı kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 20.06.2022 tarihli ve 2022/6558 Esas, 2022/9433 Karar sayılı kararı ile "İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından toplanan delillerden, davacının davalı işveren tarafından görevlendirildiğine yönelik davacı beyanından başka delil bulunmadığı, olayın hemen akabinde işten çıkışı verilen ...’ın ev eşyalarının taşınması işi için işverenin görevlendirme yapmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, görevlendirme yapılmış olsa dahi koltuğun göze çarpması şeklindeki kazanın sübutuna dair bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddi yerine kabulü bozmayı gerektirmiştir." gerekçeleriyle bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi 20.12.2022 tarihli kararı ile dava dışı ...’ın açtığı işe iade davasına ilişkin deliller ve karar dosya arasına alınarak gerekçede işe iade davasındaki yargılama süreci ile tanık beyanları ve karar özetlendikten sonra davalı işyerinde işçilerin görevlendirilmesinde yetkili olan saha kalfası ...’ın işe iade davasında ...’ın işçileri bir saat götürmesine izin verdiğini, gecikmeleri üzerine aradığını fakat ulaşamadığını, işçiler geldiğinde de tutanak tutulduğunu beyan etmesi ve bu beyanın işe iade davasındaki tutanaklar ile tanıklar ..., ... ve ...’ın beyanlarıyla örtüşmesi karşısında tanık ...’ın beyanlarının iş kazası nedeniyle kendisine sorumluluk yüklenmemesi için olduğu kanaatine varıldığı, ayrıca dava dışı ...’ın işten çıkarılma sebebinin de davacı ve diğer işçiler izinsiz şantiyeden çıkarıp davacının kaza geçirmesi olduğunun davalı şirketin düzenlediği ikrar niteliğindeki tutanaklardan anlaşıldığı, bu nedenle vasıfsız işçi olan davacının davalı işveren yetkilisi olan saha sorumlusu ...’ın görevlendirmesiyle yine işe iade davasında görevlendirme yetkisi olduğu belirtilen güvenlik amiri ...’ın emir ve talimatı altındayken yani işyeri dışında başka bir yerde görevlendirilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanda meydana gelen kaza nedeniyle yaralandığı, davacı sigortalının vasıfsız işçi olması nedeniyle görevlendirme silsilesini bilebilecek durumda olmadığı, emir ve talimat aldığı ... ve ...’ın yönlendirmesiyle çıkışlarda emir ve talimat yetkisi olan güvenlik amiri ...’ın gözetiminde şantiyeye ait araçla dışarıya eşya taşımaya gittiği, 5510 sayılı Kanun’un 13/1-c maddesindeki koşulların oluştuğu, davacının olay günü acil ameliyata alındığı, kendi gözüne kasten zarar vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, tanıkların davacının arkada aracın yanında olduğunu kendilerinin de merdivenden çekyat çıkardıklarını beyan etmeleri karşısında olayın davacının iddia ettiği şekilde gerçekleştiğinin sabit olduğu, davalı tarafın illiyet bağına ilişkin savunmalarının kusur değerlendirilmesinde önem arz ettiği gerekçesiyle direnme kararı vermiştir. Direnme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.06.2025 tarihli 2024/10-1 50... /384 Karar sayılı ilamı ile "Mahkemenin direnme olarak adlandırdığı kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozmadan sonra bozma konusuyla ilgili toplanan yeni delillere ve buna bağlı olarak yeni gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu açıktır. " gerekçeleriyle temyiz incelemesine esas olmak üzere dosyayı Dairemize göndermiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.