4. Hukuk Dairesi 2022/9278 E. , 2024/1847 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/277 Esas- 2022/34 Karar DAVA TARİHİ : 27.02.2013 HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında özel sağlık sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü…
**4. Hukuk Dairesi 2022/9278 E. , 2024/1847 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/277 Esas- 2022/34 Karar DAVA TARİHİ : 27.02.2013 HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında özel sağlık sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan sigorta şirketine sağlık sigorta poliçesi ile sigortalı olan dava dışı şahsın motorsikleti ile 06.09.2011 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması sebebi ile özel hastane ve fizik tedavi rehabilitasyon merkezinde tedavi görüp ameliyat edildiğini, bu nedenle toplam 16.922,28 TL tutarındaki meblağın müvekkili tarafından karşılandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödenen 16.926,28 TL'nin davalı kurumdan ödeme tarihi olan 16.12.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile rücuen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; teknik ünitelerden elde edilecek bilgi ve belgelere ihtiyaçları olduğundan ek mehil talebinde bulunmuş, 13.05.2013 kabul tarihli ek beyan dilekçesinde, davacı yan tarafından sigortalısı olarak bildirilen...in 06.09.2011 tarihinde geçirdiği trafik kazası ile ilgili olarak müvekkil kurum medula ekranında yapılan sorgulamada, sistemde herhangi bir reçete, ilaç bilgisi kaydı bulunmadığı ve manuel olarak da ibraz edilmiş reçete, belge, fatura vb. evrakın bulunmadığının tespit edildiğini, hastaneler bazında yapılan sağlık harcamaları ile tıbbi malzemelere ait harcamalara ilişkin bilgi ve belgelerin henüz ellerine ulaşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Ankara 25. İş Mahkemesininin 16.02.2016 tarih ve 2016/162 Esas - 2016/31 Karar sayılı kararı ile dava kabul edilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 2016/9210 - 2016/1557 sayılı ilamı ile; " Somut olayda, davacı şirketin dava dışı...in geçirdiği trafik kazası nedeniyle hastanede yapılan tedavi harcamasının bedelini Kurumdan talep ettiği anlaşılmaktadır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gözetildiğinde ; dava konusu uyuşmazlık, iş mahkemelerinin görev alanına girmemekte olup, genel mahkemelerde görülmesi gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece, görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak görevsizlik kararı verilmiştir. 5. Görevli Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 11.07.2019 tarih ve 2017/316 Esas, 2019/467 karar sayılı kararla; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabul kısmen reddine, 4.725,10 TL'nin 16.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.11.2020 tarih ve 2019/4941 Esas - 2020/7154 Karar sayılı ilamı ile; davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "Somut olayda özel sağlık sigortacısı olan davacı, 6.9.2011 tarihli trafik kazası sonucu dava dışı sigortalısının tedavi giderlerini 16.11.2011 tarihinde karşılamış, işbu rücu davasını SGK’ya karşı 27.2.2013 tarihinde açmıştır. Mahkemece hükme esas alınan tedavi gideri alanında uzman olduğu bilinmeyen iktisatçıdan aldırılan bilirkişi raporunda davalı SGK'nın sorumlu olacağı miktar Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 4/1. maddesine göre SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) hükümlerine göre belirlenmiştir. Davalının tedavi giderlerinin sadece SUT kapsamında kalan kısmından sorumluluğuna karar verilmesi doğru değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda mahkemece tedavi giderleri konusunda uzman doktor bilirkişiden rapor alınarak yukarıdaki açıklamalar ışığında, Kanun gereği kazazede için özel ve resmi sağlık kurumunda yapılan her türlü tedavinin (gerçek zarara işaret etmesi ve yaralanma ile uygunluk göstermesi şartı ile) davalı ... Kurumu Başkanlığı'nın sorumluluğunda olduğu, bunun aksine Yönetmelik hükmüne itibar edilemeyeceği de gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak doktor bilirkişiden alınan 29.11.2021 tarihli raporla davacının özel hastanede yaptığı tedaviler toplamının 16.926,28 TL olduğu ve bu tedavilerin trafik kazasına bağlı yaralanmalardan kaynaklanıp fiyatlarının da uygun olduğu, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 16.926,28 TL'nin 16.12.2011 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 6111 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sırasında zorunlu mali mesuliyet sigortaları yönünden kuruma tedavi giderlerinin karşılanması için belli bir pay ayrılacağı da belirtilmiş ise de özel sigortalar yönünden böyle bir hüküm düzenlenmediği, trafik kazası sonrasında özel sağlık sigortalarından yapılan tedavilerin müvekkili kurumdan talep edilebilmesi ve SGK Başkanlığınca SUT hükümlerine göre ödenmesi gerektiğinin kabulü halinde dahi, sigorta şirketlerinin özel sağlık sigortası kapsamında aldıkları primler nedeniyle sebepsiz zenginleşmeleri sonucunun ortaya çıkacağı açık iken SUT hükümleri gözetilmeksizin tüm tedavi giderlerinin Kurumca ödeneceğini düşünmenin yasanın amacına aykırılık teşkil edeceği, Sağlık Uygulama Tebliğine göre müvekkili kurum, trafik kazalarına bağlı tıbbi malzeme, ilaç, yol, gündelik ve refakatçi giderlerini ödemekle yükümlü olup davaya konu ödemeler ise sağlık hizmet bedeli olarak ödendiğinden ve sağlık hizmeti olarak hangi kaleme ait ödemeler olduğu açıkça belli olmadığından, davalı Kurumun bu ödemelerden sorumlu olmayacağını, verilen kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı ... tarafından özel sağlık sigortası poliçesi kapsamında trafik kazası sonucu vücut bütünlüğünün zarar görmesi nedeni ile tedavi gideri olarak sigortalısına ödenen sağlık hizmet bedellerinin davalı SGK'dan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 Sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi ile değişik 98 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci (6762 sayılı Mülga TTK'nın 1301 inci) maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına, bozma kapsamına uygun olarak doktor bilirkişiden alınan 29.11.2021 tarihli raporla davacının dava dışı sigortalısının özel hastanede yaptığı tedaviler toplamının 16.926,28 TL olduğu ve bu tedavilerin trafik kazasına bağlı yaralanmalardan kaynaklanıp, fiyatlarının da uygun olduğunun belirtilmiş olmasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 5502 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.