11. Ceza Dairesi 2023/6661 E. , 2024/10148 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2926 E., 2023/1733 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Özgü suçlarda, bu suçu işleme vasfı bulunan kişi dışında gerekli niteliğe sahip olmayan kişilerin ancak azmettiren ya da yardım eden kişi olmaları durumunda bu suçtan sorumlu tutulabileceği, sanıklar ... ve ...'ın üzerine atılı suçların sabit olması durumunda
**11. Ceza Dairesi 2023/6661 E. , 2024/10148 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2926 E., 2023/1733 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Özgü suçlarda, bu suçu işleme vasfı bulunan kişi dışında gerekli niteliğe sahip olmayan kişilerin ancak azmettiren ya da yardım eden kişi olmaları durumunda bu suçtan sorumlu tutulabileceği, sanıklar ... ve ...'ın üzerine atılı suçların sabit olması durumunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 40 ıncı maddesi, sanık ...'nın üzerine atılı suçların sabit olması durumunda ise aynı kanunun 38 inci maddesi delaletiyle aynı kanunun 204/2-3 maddeleri gereği sorumlu olacakları anlaşılmakla, atılı suçun cezasının üst sınırına göre ilk derece mahkemesi tarafından verilen beraat kararlarına yönelik istinaf talebinin esastan reddi kararlarının temyize tabi olduğu değerlendirilmekle yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.05.2021 tarihli 2019/249 Esas, 2021/116 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2 inci maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesi'nin 05.10.2023 tarihli 2022/2926 Esas, 2023/1733 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz talebi, sanıklar hakkında atılı suçun unsurlarının gerçekleştiğine sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede; Sanık ...'nın noter olarak görev yaptığı Tavşanlı ....Noterliği'nce tanzim edilen, 09/09/2015 tarihli 07942 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki "katılanın anneannesi ...'nın Kütahya ili ... ilçesi ... Köyü ... mevkiinde bulunan 2437 parsel ve 2448 parsel numarasına kayıtlı taşınmazlardaki hak ve hisseleri, sanık ...'ya devri için ...'a yetki verdiği" hususunu içeren vekaletnamede "...'nın ayaklarında protez olması nedeniyle ...'nın, ikametinde evrakın düzenlendiğinin, ...'nın okur yazar olmaması nedeniyle ... ile ...'ın huzurda tanık olarak gösterildiğinin," tutanağın tanıklar huzurunda ...'ya okunduğu yönündeki vekaletnamenin tanıklar huzurunda ...'nın evinde düzenlenmediği, vekaletnamenin sahte olarak tanzim edildiği iddia olunan olayda, vekaletnamede tanık olarak imzaları bulunan sanıklar ... ve ...'in olay günü ...'nın evine hiç gitmedikleri, bu bayanı hiç görmedikleri, vekaletnamenin huzurlarında ona okunmadığını, kendilerinin noterde gidip sanık ... ve sanık ...'nın huzurunda imza atıp çıktıklarını beyan etmeleri, sanıklar ... ve ...'ın Tepecik'te ikamet etmeleri ve bulundukları belge ile Tavşanlı ilçesi arasındaki mesafenin çok kısa olması da dikkate alındığında olay günü cep telefonlarının bu bölgeden baz sinyali vermelerinin olağan olduğu, tanıklar ... ve ...'in beyan verdikleri zaman diliminde sanık ...'in yanında maaşlı çalışan olmaları karşısında beyanlarına itibar edilemeyeceği, dosya arasında bulunan Milli Eğitim Bakanlığı yazısından ...'nın okur yazar olduğu anlaşılmasına karşın, 28.07.2020 tarihli 31199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7251 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu 206 ıncı maddesinde "okuma yazma bilmesine rağmen fiziki engeli nedeniyle o esnada imza atamayan kişi parmak basabilir ve evrakın geçerli olması noter düzenlemesine ya da onaylamasına bağlıdır " yönündeki düzenleme ve Noterlik Kanunu'nu 87 inci maddesinde " İlgili okuma ve yazma imkanına sahip değilse, hazır bulundurulacak iki tanık huzurunda maksadını notere beyan eder. Noter, bu beyanı yazdıktan sonra tutanak okunur. Ancak, işlemin tanık huzurunda yapılmasını emreden diğer kanunların hükümleri saklıdır." yönündeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, vekaletname sahibi ...'nın vekaletnamede imzasının olmadığı bunun yerine parmak izinin alındığı buna göre vekalet verenin okur yazar olduğu kabul edilse dahi işlem tarihinde okuyup yazamadığının kabulünde zorunluluk bulunduğu, bu durumda yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ışığında tutanağın imza sahibine okunması ve açıklanması ile parmak bastırılması gerektiği ancak tanık olarak ismi yazılı olan sanıkların tutanağa yasal şartlar ışığında tanıklık etmediklerinin ise sabit olduğu, bu kapsamda noter olan sanık ...' in sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede, sanık ...'nın yönlendirmesi suretiyle azmettirmesi sonucu sanıkların atılı suçu işledikleri anlaşılmakla, her iki sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken beraat hükümleri kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bursa Böge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesi'nin 05.10.2023 tarihli 2022/2926 Esas, 2023/1733 Karar sayılı kararında katılan vekilince sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Böge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesi'nin 05.10.2023 tarihli 2022/2926 Esas, 2023/1733 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'ın ilamın B bendinde yer alan sanıklar ... ve ... yönünden suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararının onaması gerektiğine ilişkin karşı oyu ile oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde sair yönlerden oy birliği ile karar verilmiştir. KARŞI OY Sayın çoğunluk ile aramızda oluşan görüş ayrılığı sanıklar ... ve ...'nın eylemlerinin sabit olup olmadığına ilişkindir. Suça konu 09.09.2015 tarihli düzenleme şeklindeki vekaletnamenin Tavşanlı .... Noterliğinde düzenlendiği halde vekalet veren ...'nın Tepecik Beldesindeki evinde düzenlenmiş ve imzalanmış şeklinde gösterildiği ve yine düzenlenen vekaletnamenin tanıklar ... ve ... huzurunda okunmadığı halde "yazılan bu tutanak okur yazar olmayan ilgiliye tarafımdan tanıklar huzurunda okundu açıkca anlatıldı. Gerçek isteklerinin aynen yazıldığını okur yazar olmayan ilgilinin bildirmesi tanıklarında beyanların aynen yazıldığını ifade etmeleri üzerine okur yazar olmayan ilgilinin sol el başparmak izi bastırıldı. Tanıklar ve tarafımdan imzalandı mühürlendi" şeklinde yazılarak usulüne uygun düzenlenmediği iddia edilen olayda; " sanıklar ..., ... ve ...'ın kullandıkları telefon hatlarına ilişkin suç tarihindeki hts kayıtları incelendiğinde, vekaletnamenin Tavşanlı merkezde bulunan noterlikte düzenlendiği saatlerde Tavşanlıda bir baz istasyonundan sinyal aldıkları, sonrasında vekalet verenin ikametinin bulunduğu Tepecik mahallesinden sinyal alındığı ve sonrasında noterlik kayıtlarına göre vekaletname için 17:18 de makbuz kesildiği, sanık ...'nın telefonunun bu saatlerde Tavşanlı'dan sinyal aldığı, diğer sanıklar ... ve ...'ın ise ikametlerinin bulunduğu Tepecik mahallesinden sinyal almaya devam ettiği, sanıklar ... ve ...'nın azmettiren olarak diğer sanıklar ..., ... ve ...'ın iştirak halinde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerine dair dosya kapsamında cezalandırılmalarına yeterli kesin delil bulunmadığından ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca" sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar suça konu vekaletnamede tanık olarak imzaları bulunan sanıklar ... ile ...'ın bilahare " Biz köye gitmedik. Evrakı noterde imzaladık. Noterin önceden veya sonradan köye gidip gitmediğini bilmiyorum." şeklinde beyanda bulundukları anlaşılsa da Tavşanlı ...Noterliği'nce tanzim edilen, 07942 yevmiye numaralı 09/09/2015 tarihli düzenleme şeklindeki vekaletnamede yer alan "yazılan bu tutanak okur yazar olmayan ilgiliye tarafımdan tanıklar huzurunda okundu açıkca anlatıldı. Gerçek isteklerinin aynen yazıldığını okur yazar olmayan ilgilinin bildirmesi tanıklarında beyanların aynen yazıldığını ifade etmeleri üzerine okur yazar olmayan ilgilinin sol el başparmak izi bastırıldı. Tanıklar ve tarafımdan imzalandı mühürlendi" ibaresinin sahteliğinin belgeyi tanık sıfatı ile imzalayan kişilerin sonradan ortaya çıkan soyut beyanları ile ispat edilemeyeceği, HTS kayıtları, tüm tanık beyanları ve dosya kapsamı incelendiğin de suça konu vekaletnamenin taslak olarak Tavşanlı .... Noterliğinde hazırlandıktan sonra vekalet veren ...'nın Kütahya ili ... ilçesi ... Köyünde ki ikametinde imzası alınmak (parmak izi) suretiyle işlemlerin tamamlandığı, düzenlenen belge içeriğinin maddi gerçeğe aykırı olmadığı, vekalet verenin iradesini yansıttığı ... ve ...'ın ise vekaletname düzenleme işlemlerine tanıklık yaparak imza attıklarının anlaşıldığı, Öte yandan suça konu vekaletnamedeki parmak izi ve beyanın vekalet veren ... ait olduğu, vekaletnamedeki ... ait parmak izinin sahte olduğuna yada vekalet vermeye ilişkin irade beyanının gerçeği yansıtmadığına bir başka anlatımla beyanın gerçeğe aykırı yazıldığına ilişkin bir iddia ve uyuşmazlığın da bulunmadığı, bu anlamda vekalet vermeye ilişkin beyan içeriğinde ve parmak izinde bir sahteciliğin söz konusu olmadığı gibi bu yönde bir iddia ve şikayetin de söz konusu olmadığı, Kaldı ki vekalet verenin imzasının (parmak izinin) noterlik binasında yada ikametinde alınmasının yada bu hususun vekaletnameye hatalı şerh edilmesinin vekalet verenin irade ve beyanını sakatlamayacağı gibi vekaletnamenin ispat gücünü etkilemeyeceği, Sonuç ve kanaatimiz; Haklarında verilen beraat kararları onanan sanıklar ... ile ...'ın bilahare " Biz köye gitmedik. Evrakı noterde imzaladık. Noterin önceden veya sonradan köye gidip gitmediğini bilmiyorum." şeklinde ki beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, suça konu vekaletnamenin taslak olarak Tavşanlı .... Noterliğinde hazırlandıktan sonra vekalet veren ...'nın Kütahya ili ... ilçesi ... Köyünde ki ikametinde imzası alınmak (parmak izi) suretiyle işlemlerin tamamlandığı, Bir an için sanık ...'nın suça konu vekaletnameyi Noterlik Kanununun şekil başlıklı 84/2 ve 87. Maddesinde yer alan şekle uygun düzenlenmediğinin kabul edilmesi halinde dahi sanıkların sahte belge düzenleme bilinç ve iradesi ile hareket ettiklerine dair dosya kapsamında delil bulunmadığı gibi TCK 204. maddenin 2. Fıkrasında düzenlenen kamu görevlisinin "gerçeğe aykırı belge düzenlemek" fiilinin oluşabilmesi için "gerçeği yansıtmayan içeriğin belgenin ispat edeceği hususlara ilişkin olması" gerekir. Olayımıza konu vekaletname içeriğinin maddi gerçeğe aykırı olmadığı, vekalet verenin iradesini yansıttığı vekaletnamedeki parmak izi ve vekalet vermeye ilişkin irade beyanının ... ait olduğu anlaşıldığından, Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan sanıklar ... ve ...'nın beraatlerine dair verilen kararın onanması gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun bozma düşüncesine katılmıyorum.17.09.2024