T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2026/478 KARAR NO: 2026/424 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİH: 08/12/2025 NUMARASI: 2025/483 Esas - 2025/848 Karar DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GER…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2026/478 KARAR NO: 2026/424 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİH: 08/12/2025 NUMARASI: 2025/483 Esas - 2025/848 Karar DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracın kazalarını öğrenmek için tramer sistemine mesaj gönderdiğini, kasko poliçesi ile sigortalı dava dışı aracın 21/11/2023 tarihinde karıştığı kazada ağır hasarlı olarak 236.200,00 TL hasara uğradığının görüldüğünü, ancak müvekkile ait ... plakalı aracın ağır hasarlı olduğu Tramer kayıtlarına işlendiğini, müvekkilinin anılan kazaya karışmadığını, başka bir araç bilgileri yerine müvekkilinin aracına bu kayıtların işlendiğini, davalı sigorta şirketine bu konu ile ilgili başvuru yapıldığını ancak herhangi bir gelişme olmadığını, tramer kaydının maddi gerçekliğe göre düzeltilmediğini, müvekkilinin aracının hala ağır hasarlı olarak göründüğünü, ... plakalı araç için girilen ve davalı tarafça tramer'e hatalı olarak bildirilen 21/11/2023 tarihli hatalı kaydın silinmesi için Tramere bildirilmesini, karar kesinleştiğinde kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine gönderilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkil şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle esastan reddinin gerektiğini, davacının talep ettiği hususta müvekkilinin yükümlülüğünün ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının iş bu davayı açmakta hukuki bir menfaatinin bulunmadığını, SBM sisteminde ilgili araç için üç adet kaza bulunduğunun görüldüğü, bu kazalar neticesinde 236.524,93 TL ödeme yapıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek, HMK 114/1h ve 115/2 maddesi gereği dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın müvekkilin aracının satışından sonra ikame edildiğini, bu nedenle tek başına dava açmada hukuki yararın bulunmadığı anlamına gelmediğini, davanın tespit davası olduğunu, mahkeme aracın dava açılmadan evvel satılmış olması sebebiyle buradaki gibi illiyet bağı kuramadığından davayı hukuki yarar yokluğundan usulden reddettiğini, müvekkili dava açmadaki hukuki yararı sadece aracın maliki olduğu süre ile sınırlı olmadığını, aracın devrinden sonra da devam ettiğini, dava açılmadan önce aracını devretmiş olsa bile kaza tarihinde aracın maliki olması ve tespit davasının ardından sigorta şirketine karşı eda davası açabilme ve uğramış olduğu maddi zararı tazmin edebilme imkanı bulunması dolayısıyla müvekkili dava açmada hukuki yararı bulunduğunu belirterek istinaf yasa yolun başvurmuştur. Dava, Tramer kaydının düzeltilmesi istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. HMK'nın 114/1-h bendi uyarınca, hukuki yarar dava şartıdır. Dava süresince de devam etmesi gerekir. HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca, dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verilir.Somut olayda, davacıya ait ... plakalı araca ilişkin davalı sigorta şirketinin bildirimi üzerine SBGM Tramer sistemine 21/11/2023 tarihinde trafik kazasına karıştığı ve 236.200,00 TL ağır hasara uğradığına dair kaydın yapıldığı ancak davacı aracının bu kazaya karışmadığı ve kaydın gerçeği yansıtmadığı iddiasıyla alınan tramer kaydının silinmesi talep edilmiş ise de mahkemece; dosya kapsamından ... plakalı aracın 02.11.2020 tarihinde davacı adına tescil edildiği, davacının........Noterliği'nin ..06.2024 tarih ve ......yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile aracı sattığı, bu satıştan sonra da aracın başka satışlar gördüğü, halen şase numarası aynı olarak ...... plakalı olarak 3.şahıs adına kayıtlı olduğu celp edilen ........ kayıtlarından aracın çok sayıda hasar kaydının olduğu, huzurdaki davanın ise davacının aracı sattığı 25.06.2024 tarihinden çok sonra 03.07.2025 tarihinde ikame olunduğu, araç üzerinde mülkiyet hakkı sora ermiş davacının dava konusu kaydın düzeltilmesinde nasıl bir menfaatinin olduğuna dair dava dilekçesinde ve sonrasında dosyaya yansıyan bir beyan ve delilin bulunmadığı, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/02/2026