12. Ceza Dairesi 2021/717 E. , 2024/6248 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1056 E., 2016/936 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkın
**12. Ceza Dairesi 2021/717 E. , 2024/6248 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1056 E., 2016/936 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanık müdafinin temyiz isteminin kusur raporlarına itiraz edildiğine, sanığın kusursuz olduğuna, sanık hakkında beraat yerine öğrenci olan sanık hakkında adli para cezasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 08.04.2014 günü saat 14.30 sıralarında gündüz vakti, meskun mahal sınırları içerisinde tek yönlü, yol şerit çizgisi ile belirli düz ve eğimsiz, kuru ve asfalt zemin yolda, sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Beykent istikametinden Hadımköy Yolu istikametine seyir halinde iken D-100 Hadımköy Yolu istikameti katılım yolu istikametine geldiğinde seyir istikametine göre sağ tarafından, katılım yolu istikametinden Büyükçekmece istikametine karşıdan karşıya geçmekte olan müşteki yaya ... ile ölen yaya ...'e aracının sol ön kaput ve tampon kısımlarına yolun sol şeridinde çarpması neticesinde yaya ...'in ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, mahkemece keşfe binaen trafik bilirkişisinden alınan 07.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda: sanık sürücü ....'ın olay mahallinde ikamet ve iş yerleri gibi yaya sirkülasyonuna sebep olabilecek yapılan bulunması ve meskun mahalde bulunması, yolun hafif sola kavisli olması nedeniyle aracının hızını 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b.maddesi uyarınca yolun ve trafiğin durumuna göre ayarlaması gerekirken bu kurala riayet etmeyerek alt düzeyde tali kusurlu olduğunun belirlendiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 10.05.2016 tarihli adli raporunda: sanık sürücü ...'ın yönetimindeki otomobil ile görüş alanını yeterince kontrol altında tutmadan seyrettiği, bu suretle seyir istikametine göre sağ tarafından kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen maktul yayayı farketmeyip zamanında etkin tedbir alamadığı anlaşıldığından meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışıyla tali kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, sanık sürücü ...'ın yönetimindeki otomobil ile görüş alanını yeterince kontrol altında tutmadan ve takip mesafesi kuralına riayet etmeden seyrettiği, bu suretle seyir istikametine göre sağ tarafından kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen maktul yayayı farketmeyip zamanında etkin tedbir alamadığı anlaşıldığından meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışıyla tali kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanunun 52/3. maddesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 4 numaralı paragrafın çıkarılarak yerine '"Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 1 yıl 8 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 605 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.