8. Hukuk Dairesi 2017/5600 E. , 2018/13052 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı alacaklı 12.10.1999 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 25.07.2013 tarihinde haciz ve ta
**8. Hukuk Dairesi 2017/5600 E. , 2018/13052 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı alacaklı 12.10.1999 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 25.07.2013 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 05.05.2006 – 05.07.2013 tarihleri arasındaki kira farkı alacağı 202.400,31 TL’nin işlemiş faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 12.08.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 15.08.2013 tarihli itiraz dilekçesinde, bütün kiraların ödendiğini, hiçbir borçlarının olmadığını, 5.05.2006 tarihinde aylık kira miktarının 1.220,00 TL olduğunu, 05.05.2006 – 05.07.2013 tarihleri arasındaki tüm kiraların ... hesabına yatırıldığını, alacaklının kira farkı alacağı talep edebilmesinin ancak mahkemeden alınacak bir kira tespit kararı ile mümkün olduğunu, böyle bir kararın ibraz edilmediğini, takip alacaklısının kendi kendine bir miktar belirleyerek takibe geçtiğini, alacaklının mükerrer kira talep etmekte olduğunu, yine takip talebi ile istenilen faiz miktarının tamamına itiraz ettiklerini bildirerek borca ve faize itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece, taraflar arasında 12/10/1999 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, söz konusu yerin ihale ile kiraya verildiği, bu durumda taraflar arasındaki kira ilişkisi 12/10/2009 tarihinde sona erdiğinden davacı idarenin İİK.nun 269 ve devamı maddelerine göre, kiralanan gayrimenkulün ilamsız icra yoluyla tahliyesini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davacı tarafın tahliyeye yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince; 2886 Sayılı Devlet İhale Kanun'unun 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi ile değişik “Ecrimisil Ve Tahliye” başlıklı 75.maddesinin 3 ve 4.fıkrasında; “kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm var ise ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır. İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülkiye amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir.” hükmü bulunmaktadır. Bu madde önceleri sadece ... tarafından bu kanun hükümlerine göre kiraya verilen taşınmazlar hakkında uygulanırken, 5393 Sayılı Belediye Kanun'unun 15/p-3 maddesi hükmüyle belediye taşınmazları 5538 Sayılı Kanun'un 26/b maddesi uyarınca İl Özel İdareleri ve son olarak 5737 Sayılı Kanun'un 79/c maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait taşınmazlar hakkında da uygulanması öngörülmüştür. Bu madde ile adı geçen kurumlara tahliye konusunda bir ayrıcalık tanınmıştır. Yasa, süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağını hüküm altına aldığından, 2886 Sayılı Yasanın 1.maddesi uyarınca usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı fuzuli şagil kabul etmek gerekir. Dosya kapsamına göre kiralananın ihale ile kiraya verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki kira ilişkisi 10 yıllık sözleşme süresinin bitimi ile sona erdiğinden davacı idare İİK.nun 269 ve devamı maddelerine göre kiralanan gayrimenkulün ilamsız icra yoluyla tahliyesini isteyemeyeceği gibi, sözleşmenin bitim tarihinden sonra gerçekleşen alacakları da kira alacağı adı altında takip konusu yapamaz. Bu nedenle davacı alacaklının sair temyiz itirazları yerinde değil ise de, taraflar arasındaki ihale şartnamesine göre 12.10.1999 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi 12.10.2009 tarihinde sona erdiğine göre, takibe konu edilen 01.05.2006 tarihinden sözleşmenin sona erdiği 12.10.2009 tarihine kadarki kira alacağı istenebilir. Kira şartnamesinin 8.maddesinde, akaryakıt satış istasyonunun inşaat ruhsatı alındığı tarihte kira ödemesinin başlayacağı, akaryakıt satış istasyonunun işletmeye açıldığı tarihi takip eden yıl için kiranın %100 oranında artırılacağı, diğer yılların kira artışı bir önceki yılın Kasım ayında %50'den az olmamak şartı ile DİE'nin TÜFE endeksi göz önüne alınarak Belediye Encümenince belirleneceği ve Aralık ayında kiracılara bildirileceği kararlaştırılmıştır. Tarafların özgür iradesi ile kararlaştırılan bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Sözleşmenin bu hükmü gereğince davalı kiracının kira parasını sözleşmedeki artış oranına uygun şekilde artırarak ödemesi gerekir. Bu durumda mahkemece, aylık kira bedellerinin sözleşmede kararlaştırılan artış şartı göz önünde bulundurularak belirlenmesi ve davalının ödediği miktar da dikkate alınmak sureti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin tümden reddine karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ; Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte yazılı nedenle davacı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen Geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın alacağa hasren BOZULMASINA ve bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.