5. Hukuk Dairesi 2024/11048 E. , 2025/3095 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/220 Esas, 2024/251 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Adıyaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.03.2024 Tarihli ve 2023/270 Esas, 2024/126 Karar Sayılı Kararı Somut olayda davalı tarafın cevap dilekçesinde usulüne uygun olarak süresi içerisinde yetki itirazında bulunduğu ve yetkili mahkemeyi gösterdiği, davalının adresinin Ankara ili olarak belirtildiği,
**5. Hukuk Dairesi 2024/11048 E. , 2025/3095 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/220 Esas, 2024/251 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Adıyaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.03.2024 Tarihli ve 2023/270 Esas, 2024/126 Karar Sayılı Kararı Somut olayda davalı tarafın cevap dilekçesinde usulüne uygun olarak süresi içerisinde yetki itirazında bulunduğu ve yetkili mahkemeyi gösterdiği, davalının adresinin Ankara ili olarak belirtildiği, yine davalının merkezî nüfus idaresi sistemindeki yerleşim yeri adresinin Ankara ili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.05.2024 Tarihli ve 2024/220 Esas, 2024/251 Karar Sayılı Kararı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 50 nci maddesine göre para ve teminat borcu için takiplerde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağını, 6100 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine göre sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre de para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği, bundan dolayı yetkili mahkemenin Adıyaman Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 6100 sayılı Kanun’un 6 ncı, 10 uncu ve 115 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 50 nci maddesi C. Değerlendirme 1. İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de 2004 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin yollaması ile 6100 sayılı Kanun'un genel hükümlerine göre belirlenecektir. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Yine aynı Kanun’un 16 ncı maddesine göre ise haksız fiilden doğan uyuşmazlıklarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi icra dairesi de yetkilidir. Aynı Kanun’un 10 uncu maddesine göre ise sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmış olup, bu sebeple sözleşmeden doğan para borcunun tahsili için başlatılan takipte, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir. 2. Dosya kapsamından, davacı vekilince 17.05.2021 tarihli 50.000,00 TL tutarlı dekont sunularak verilen borç olarak ödenen paranın davalı tarafından ödenmemesi üzerine hakkında icra takibine girişildiği, davalı vekilince de havalenin hukuksal niteliği itibariyle ödeme vasıtası olup, havalenin borcun ödenmesi amacıyla yapıldığının yasal karine olarak kabul edildiği, talebin zaman aşımına uğradığını ileri sürdüğü, bu hali ile taraflar arasında bir havale ilişkisi bulunduğunun itilafsız olduğu anlaşılmaktadır. 3. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. 4. Somut olayda, davacının alacağının tahsili için Adıyaman İcra Dairesinin 2023/5093 Esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, davalının sadece borca itiraz ettiği, böylelikle icra dairesinin yetkisinin kesinleştiği anlaşılmaktadır. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesinin o yerdeki mahkemeyi itirazın iptali yönünden yetkili hale getirmezse de, yerleşim yeri .../İstanbul olan davacının birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, yetkisiz Adıyaman Mahkemelerinde dava açtığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca seçme hakkı davalıya geçmiş ve davalı tarafça da süresinde ve usulüne uygun olarak yerleşim yerinin bulunduğu Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin itirazında bulunduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.