Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/9823 E. , 2025/3697 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/9823 Karar No : 2025/3697 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ism
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/9823 E. , 2025/3697 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/9823 Karar No : 2025/3697 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi istemiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarihli ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla; ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Sor.No:... sayılı dosyasından, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma/yardım etme suçu için hakkında kovuşturma açılmasına yeter delil elde edilemediğinden kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakta ise de, davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı tarihte Bank Asya'ya para yatırdığının, bu kapsamda FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimatından sonraki dönemde 15/09/2014 tarihinde hesap açtığının, 18/09/2014 tarihinde ise mezkur hesaba 11.029,00 TL para yatırdığının ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olan Aktif Eğitimciler Sendikasına 13 ay süreyle üye olduğunun tespit edildiği, komisyon tespitlerinin ceza yargılamasından bağımsız olarak davacının terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı yönünden hükme esas alınabileceği, Komisyon tespitleri dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:......, K:... sayılı kararı kararıyla; Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasından edinilen bilgilere göre; ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:...,K:... sayılı dosyasının sanığı E.A.'nin beyanında; "...ancak 2014 yılı ocak ayı sonunda Konya merkeze atanınca Aktifsen üyesi olduğunu bildiğim aynı okulda görev yapan H.H.B. (davacı eşi) isimli öğretmen benimle irtibata geçti, kendisi ile aynı derslere giriyorduk, o nedenle beni tanıdı, bana bu yapının sohbetlerine gitmem hususunda tavsiyede bulundu, ben önce kabul etmedim ancak H.H. Hocayı zamanla tanıdım, kendisi bana sohbetlere katıl, Kuran'ı daha güzel okursun, tecvidini ilerletirsin şeklinde telkinlerde bulunuyordu, ..., H.H.B isimli şahıs ... iline tayin oldu, eşi de öğretmendir. Kendisi de bilgisayar öğretmenidir, ben ihraç edildiğim zaman bu şahıs bana whatsapptan mesaj gönderdi, pişkin bir şekilde bizde ikide iki oldu, eşim ve ben meslekten atıldık dedi, bende kendisine sen atıldın ama benim suçum neydi diye mesaj gönderdim, o tarihten sonra da kendisi ile herhangi bir görüşmem olmadı, ..." şeklindeki beyanları ayrıca ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...sayılı soruşturma dosyası şüphelisi S.S.'nin beyanında; "...2001 yılında ...'da bulunan Sağlık Astsubay Hazırlama okulu'nu kazandım ve yatılı olarak burada eğitim görmeye başladım., ...son sınıfta yani 2004 yılında ...'e yaz tatili için geldiğimde M.K. ile tesadüfen karşılaştık bir cafede oturduk, çay içerken M.K birisini arayıp yanımıza çağırdı. Gelen şahıs adının ... olduğunu söyledi. Ancak gerçek adının ... olduğunu ben daha sonradan öğrendim. ... bana benimle müsait oldukça görüşmek istediğini hatta ...'ya gelip orada da görüşmek istediğini söyledi. Ben o yıllarda Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yapılan irtica ile mücadele çalışmaları nedeniyle bu şahıslara görüşmemin doğru olmayacağını, mesleki açıdan zarar görebileceğimi düşündüm ve ...'e kendisi ile görüşmek istemediğimi söyledim ve ayrıldık. İlerleyen günlerde ... beni sık sık telefonla arayıp görüşmek için yanına çağırdı, ..." şeklindeki beyanların da Mahkeme kararında belirtilen diğer delillerle birlikte, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkardığı açıklamasıyla istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; FETÖ/PDY ile irtibatının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararnamenin Anayasa'ya aykırı olduğu, olağanüstü hal hükmünde kararnameler ile temel hak ve hürriyetlerin ve masumiyet karinesinin askıya alınamayacağı, istinaf başvurusunun reddine ilişkin karar gerekçesinin doğru olmadığı, anılan kararda eşi H.H.Bülbül'ün de öğretmen olarak görev yaptığı, sendika üyeliğinin bulunduğu, örgütsel faaliyetlerde bulunduğuna dair tanık beyanları bulunduğu ve kamu görevinden ihraç edildiğine ilişkin tespitlere yer verildiği, oysa gerçekte eşinin öğretmen olmadığı, kamu görevinden ihraç edilmediği, hakkında herhangi bir dava bulunmadığı ve belirtilen tarihte de evli olmadıkları ve İstinaf Mahkemesi kararında ismi geçen H.H.B'nin kim olduğunu bilmediği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı İdare tarafından; temyiz isteminin reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 01/09/2016 tarih ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve E:2018/75, K:2021/61 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Davacı, öğretmen olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvuru, ......tarih ve... sayılı işlem ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Öte yandan, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:... sayılı dosyasından davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına kararı verilmiş ve anılan karar kesinleşmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında; -Davacının, Bank Asya'da 15/09/2014 tarihinde ... müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu, mezkur hesaba 18/09/2014 tarihinde 11.029,00 TL. para yatırdığı, -FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan sendikalar arasında yer alan Aktif Eğitimciler Sendikasına Kasım 2014 - Kasım 2015 tarihleri arasında 13 ay süreyle üyeliğinin bulunduğu tespitlerine yer verilmiştir. Diğer taraftan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen adli soruşturma neticesinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında; " ...soyut iddia dışında, şüphelilerin yüklenen suçu işlediğini gösterir, dava açmaya yeter kanıt ve emare bulunmadığı..." gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. 6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de kapatılmıştır. Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay .... Ceza Dairesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde... Ağır Ceza Mahkemesince verilen... gün ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının wi-fi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock programı kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin istisnai durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, belirtilen tarihten önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle sendika üyeliğini sonlandıran kişiler yönünden sadece sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir. Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacının Kasım 2015 döneminde sendika üyeliğinden istifa etmesi ve davalı idare tarafından, davacının anılan sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında sendika üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bank Asya'da hesabının bulunduğu ve hesabına 18/09/2014 tarihinde 11.029,00 TL para yatırıldığı tespitine yer verilmiş ise de; davacı tarafından, bu paranın yurt dışında yaşayan ablası tarafından davacı ile ortak konutta birlikte yaşayan anne ve babasına yardım amacıyla gönderildiğinin iddia edildiği, hesabına yatırılan paranın TL cinsinden değil 5000 USD olarak yatırıldığı, döviz cinsinden yatırılan meblağın 11.029,00 TL'ye tekabül ettiği, hesap hareketlerinin incelenmesinden de 18/09/2014 tarihinde hesaba yatırılan 5000 USD'nin davacının ablası ... tarafından yurt dışından 'Family support" (aile desteği) açıklaması ile gönderildiği ve davacının beyanlarını doğruladığı ve hesaba başkaca bir paranın da yatırılmadığının görülmesi karşısında, davacının örgüt talimatıyla Bank Asya'da hesap açtığı veya hesabındaki mevduatını artırdığından söz edilemeyeceğinden, davacının Bank Asya hesabının örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, temyize konu İdare Dava Dairesi kararında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:...,K:... sayılı dosyasının sanığı E.A.'nin beyanında H.H.B 'nin (davacının eşi) "...ancak 2014 yılı ocak ayı sonunda ... merkeze atanınca Aktifsen üyesi olduğunu bildiğim aynı okulda görev yapan H.H.B. isimli öğretmen benimle irtibata geçti, kendisi ile aynı derslere giriyorduk, o nedenle beni tanıdı, bana bu yapının sohbetlerine gitmem hususunda tavsiyede bulundu, ben önce kabul etmedim ancak H.H. Hocayı zamanla tanıdım, kendisi bana sohbetlere katıl, Kuran'ı daha güzel okursun, tecvidini ilerletirsin şeklinde telkinlerde bulunuyordu, ..., H.H.B isimli şahıs ... iline tayin oldu, eşi de öğretmendir. Kendisi de bilgisayar öğretmenidir, ben ihraç edildiğim zaman bu şahıs bana whatsapptan mesaj gönderdi, pişkin bir şekilde bizde ikide iki oldu, eşim ve ben meslekten atıldık dedi, bende kendisine sen atıldın ama benim suçum neydi diye mesaj gönderdim, o tarihten sonra da kendisi ile herhangi bir görüşmem olmadı " şeklinde beyanlarda bulunduğu, ayrıca ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyası şüphelisi S.S.'nin beyanında; "2001 yılında ...'da bulunan Sağlık Astsubay Hazırlama okulu'nu kazandım ve yatılı olarak burada eğitim görmeye başladım., ...son sınıfta yani 2004 yılında ...'e yaz tatili için geldiğimde M.K. ile tesadüfen karşılaştık bir cafede oturduk, çay içerken M.K birisini arayıp yanımıza çağırdı. Gelen şahıs adının ... olduğunu söyledi. Ancak gerçek adının ... olduğunu ben daha sonradan öğrendim. ... bana benimle müsait oldukça görüşmek istediğini hatta ...'ya gelip orada da görüşmek istediğini söyledi. Ben o yıllarda Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yapılan irtica ile mücadele çalışmaları nedeniyle bu şahıslara görüşmemin doğru olmayacağını, mesleki açıdan zarar görebileceğimi düşündüm ve ...'e kendisi ile görüşmek istemediğimi söyledim ve ayrıldık. İlerleyen günlerde ... beni sık sık telefonla arayıp görüşmek için yanına çağırdı " şeklinde beyanlarda bulunduğu belirtilerek bu tespitlerin de gerekçeye eklenmesi suretiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; davacı tarafından, tanık beyanlarında ismi geçen şahsı tanımadığı, eşinin öğretmen olmadığı, sendika üyeliğinin bulunmadığı, kamu görevinden ihraç edilmediği ve belirtilen tarihte evli de olmadığı iddia edildiğinden, UYAP üzerinden yapılan inceleme sonucunda davacının eşi H.H.B nin ... T.C nolu ... doğumlu şahıs olduğu, ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesi mezunu olduğu, mühendis olarak özel sektörde görev yaptığı, kamu görevinden ihraç edilmesinin söz konusu olmadığı ve davacı ile 18/07/2016 tarihinde evlendiği, tanık beyanlarında ismi geçen H.H.B isimli şahsın ise öğretmen olarak görev yapmakta iken kamu görevinden ihraç edilen ve davacının eşi ile isim benzerliği bulunan... T.C nolu başka bir şahıs olduğu görüldüğünden, gerekçeye eklenen bu hususun davacı aleyhine sonuç doğurmayacağı açıktır. Bu durumda, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dava konusu işlemde yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı ve dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden de davacının örgütle iltisakını veya irtibatını gösterecek başkaca herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 26/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.