2. Hukuk Dairesi 2011/10880 E. , 2011/21775 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, velayet altında bırakılan ... kısıtlının velayetinin babaya verilmesine yöneliktir. Velayet altında bırakılan ... kısıtlılar hakkında velayete ilişkin hükümler uygulanır (TMK. md. 419/son) Müşterek çocuk ..., ...…
**2. Hukuk Dairesi 2011/10880 E. , 2011/21775 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, velayet altında bırakılan ... kısıtlının velayetinin babaya verilmesine yöneliktir. Velayet altında bırakılan ... kısıtlılar hakkında velayete ilişkin hükümler uygulanır (TMK. md. 419/son) Müşterek çocuk ..., ... olup ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/908 - 957 sayılı kararı ile 29.12.2004 tarihinde "akıl hastalığı" sebebiyle kısıtlanmış ve annesinin velayeti altında bırakılmıştır. Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanununun 4. maddesi; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak Üzere (TMK. md. 118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekirken işin esasının incelenmesi ve yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA oyçokluğuyla karar verildi.12.12.2011 (Pzt.) (Muhalif) KARŞI OY YAZISI Davacı, zihinsel özürlü ... kızının velayetinin annesinde olduğunu, annenin bu çocuğa bakamadığını ileri sürerek bu çocuğun annede olan velayetinin kaldırılarak velayetin kendisine verilmesini istemiş; aile mahkemesi, “çocuğun vesayet altında olduğunu, vasinin görevden alınmasına vesayet makamınca karar verileceğini, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu” belirterek görevsizliğine karar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Dosya kendisine gönderilen ... Sulh Hukuk Mahkemesi ise; 1982 doğumlu ...'ün Türk Medeni Kanununun 405. maddesi gereğince kısıtlanmasına, kendisine babası ...'ün vasi olarak atanmasına karar vermiş, kararı davalı temyiz etmiştir. ..., 1982 doğumlu olup, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 29.12.2004 tarihli kararıyla Türk Medeni Kanununun 405. maddesindeki sebeple kısıtlanmış, aynı kararla annesi Nejla vasi olarak atanmıştır. Daha sonra verilen 17.7.2007 ve 17.7.2009 tarihli kararlarla vasinin görev süresi vesayet makamınca her defasında ikişer yıl uzatılmıştır. Ortada vesayetin kaldırılmasına ilişkin Yasanın 474. maddesi doğrultusunda alınmış bir karar bulunmamaktadır. Vasi, vasilikten kaçınma hakkını da kullanmamıştır. O halde, bu kişiyle ilgili “akıl hastalığı veya akıl zayıflığı” sebebiyle verilmiş bulunan vesayet hali ve atanmış olan vasinin görevi devam etmektedir. Kısıtlamaya ilişkin 2004 tarihli kararda, kısıtlanan ... çocuk velayet altına konulmayıp, annesi “vasi” tayin edilmiş olduğuna göre, davacının talebi; velayetin kaldırılması niteliğinde olmayıp, vasinin görevden alınmasına ilişkindir. (TMK. m.483 ve dev.) Öyleyse delillerin bu çerçevede değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, vesayet makamının, mevcut vasinin görevden alınmasına ilişkin bir hüküm tesis etmeden, aynı kişi hakkında yeniden kısıtlama kararı vermesi ve bu defa davacıyı vasi olarak ataması usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu sebeple bozulmalıdır. Değerli çoğunluğun görevden bozma düşüncesine açıklanan sebeple katılmıyorum.