T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1142 Esas KARAR NO : 2026/42 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/06/2025 KARAR TARİHİ : 14/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine Korkuteli İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı dosyasında kamb…
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1142 Esas KARAR NO : 2026/42 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/06/2025 KARAR TARİHİ : 14/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine Korkuteli İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü icra takibi takip başlatıldığını, ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edildiğini, takip konusu ... düzenlenme ... vade tarihli ... TL meblağlı senet nedeniyle borcunun bulunmadığını, müvekkil tarafından Korkuteli ...Noterliği'nin ... tarih,... yevmiye numaralı ... tarihli araç satış sözleşmesi ile ... plakalı araç yine Korkuteli ...Noterliği'nin ... tarih,... yevmiye numaralı ... tarihli araç satış sözleşmesi ile ... plakalı araç satın almış bunlara ilişkin ... düzenleme ... meblağlı ... TL bedelli senet,... düzenleme ... meblağlı ... bedelli senetlerin düzenlenerek davalıya tanzim edildiğini, takibe konu senet incelendiğinde; senedin tanzim tarihi ile müvekkilin noter araç satış sözleşmesinin aynı tarih olmasına rağmen işleme konulan senet ile noter sözleşmesinde belirtilen senetlerin vade ve bedelin uyuşmadığını, takibe konu senetin söz konusu araç satışına ilişkin olmadığını, söz konusu senet üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkile ait ... plakalı kamyonun ... tarihinde ihtiyati haciz kararı alınarak fiili olarak haczedildiğini, haksız takip nedeniyle müvekkilin telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağını, taşınır araç üzerine fiili haciz uygulandığı da göz önüne alındığında, söz konusu senede dayalı olarak yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, takibin dava sonuna kadar İ.İ.K.'nın 72.maddesine göre icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, takibin %15’si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Dava; menfi tespit davasıdır. Davacı vekili ... tarihli beyan dilekçesiyle; arabuluculuğa başvurmadıklarına ilişkin beyanda bulunmuştur. Mahkememizin ... tarihli .../... Esas ve .../... Karar sayılı kararı ile;"Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE," karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği, Antalya BAM ... HD'nin ... tarihli .../... Esas ve .../... Karar sayılı kararı ile; "Yerel Mahkemece davacı tarafa verilen 1 haftalık kesin sürenin dolması beklenmeden ... tarihinde "davacı vekilinin beyanında işbu dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığını beyan ettiği, davanın açıldığı tarih itibari ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu menfi tespit davası yönünden davanın açılmasından önce arabulucuya başvurunun ve son tutanağın düzenlenmiş olmasının dava şartı olduğu ve bu şartın gerçekleşmediği" gerekçesiyle davanın arabulucuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, halbuki davacının dosyaya sunmuş olduğu dilekçesinde yalnızca ara karardan rücu edilmesini talep ettiği, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığı yönünde bir beyanının bulunmadığı anlaşılmış olmakla Yerel Mahkemece davacı tarafa tanınan bir haftalık kesin sürenin dolması beklenilerek bu süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının sunulması halinde yargılamaya devam edilmesi, aksi taktirde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca karar verilmesi gerekirken sürenin dolması beklenilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan gerekçelerle esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiş ve dosya Mahkememize gönderilmiş, mahkememizce 2025/1142 sayılı esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasındaki davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a. maddesi gereği ticari dava olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi gereğince 4. maddede ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği, mahkememizce ... tarihli tensip zaptının ... no lu ara kararı ile davacıya arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylı suretini dosyaya sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, ... tarihinde tensip zaptının davacı vekiline tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk tutanağının sunulmadığı, davacı yanın arabuluculuk başvurusu yapmadan işbu davayı açmasının arabuluculuk düzenlemesinin ruhuna ve yukarıda belirtilen arabuluculuğa ilişkin yasal düzenlemelerin getiriliş amacına aykırı olduğu, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı, davanın açıldığı tarih itibari ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu menfi tespit davası yönünden davanın açılmasından önce arabulucuya başvurunun ve son tutanağın düzenlenmiş olmasının dava şartı olduğu ve bu şartın gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ...-TL'nin mahsubu ile fazla harç olan ...-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Taraflarca mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2026 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza