T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2024/1248 Esas KARAR NO : 2026/125 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/12/2023 NUMARASI : 2022/245 Esas, 2023/248 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) DAVA TARİHİ : 07/11/2022 KARAR TARİHİ: 28/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamla…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2024/1248 Esas KARAR NO : 2026/125 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/12/2023 NUMARASI : 2022/245 Esas, 2023/248 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) DAVA TARİHİ : 07/11/2022 KARAR TARİHİ: 28/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “...” ibareli tescilli markalarının izinsiz ve hukuka aykırı bir şekilde davalı tarafından ticaret unvanı olarak kullanıldığını, davacı ve markasının tanınmışlığından haksız bir şekilde fayda sağlandığını, tüketicilerin aldatılması, müvekkilinin itibarının zedelenmesi nedeniyle marka haklarına tecavüzün ve müvekkili aleyhine yaratılan haksız rekabetin tespitine, men ve refine, davalının ticaret unvanının sicilden terkinine ve hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu davayı ikame etmede herhangi bir hukuki yararı olmadığını, müvekkilinin davacının marka haklarına tecavüz etmediğini müvekkile ait marka ile davacıya ait markalar arasında herhangi bir iltibasın söz konusu olmadığını, müvekkili ile davacı yanın markalarında ortak kullanılan '...' anonim bir ifade olup ayırt ediciliği düşük bir kelime olduğunu, ileri sürerek müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının tanınmış markası ile davalının ... emlak kullanımı incelendiğinde ... ibaresinin ayırt edici nitelikte esaslı unsur olduğu, emlak ibaresinin yapılan işi nitelendirdiği ve ayırt ediciliğe sahip olmadığı, davalı kullanımındaki ... logonun vurgulanmadığı yüksek ayırt ediciliğe sahip olmayan bir şekil olduğu, bütünsel açıdan incelendiğinde davacının markasının yüksek ayırt ediciliği ile Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık, esaslı unsurların aynı oluşu bakımından davalının kullanmış olduğu yan unsurların karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmayacağı, davalının kullanımlarının tanınmış markanın itibarından haksız bir yarar elde etme ve ayırt edici karakterini zedeleyecek şekilde olduğu ve anılı eylemler hasebiyle davacının marka hakkına tecavüz ile davacı aleyhine haksız rekabetin söz konusu olduğu ve yine davalı tarafından hukuka aykırı olacak şekilde ticaret unvanının kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; marka haklarına tecavüzün ve davacı aleyhine yaratılan haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, men ve ref’ine, davalının ticaret unvanının sicilden terkinine ve karar kesinleştikten sonra masrafı davalıdan alınarak hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; müvekkilinin davacının marka haklarına tecavüz etmediğini müvekkile ait marka ile davacıya ait markalar arasında herhangi bir iltibasın söz konusu olmadığını, müvekkili ile davacı yanın markalarında ortak kullanılan '...' anonim bir ifade olup ayırt ediciliği düşük bir kelime olduğunu, müvekkilinin davranışlarının haksız rekabete sebebiyet vermediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile unvan terkini talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının ... .... kullanımlarının davacının tanınmış .... markası ile iltibas oluşturduğu, davalının kullanımlarının, davacının tanınmış markanın itibarından haksız bir yarar elde etme ve ayırt edici karakterini zedeleyecek şekilde olduğu, somut olayda SMK'nın 7/3-e maddesi uyarınca ticaret unvan terkin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki iki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Markaların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (mülga 556 sayılı Marka KHK) hükümleriyle korunması, haksız rekabete ilişkin 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer verilmemiş olması karşısında, 6769 sayılı kanun ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın geçerli olmadığı, bu nedenle davacının marka hakkına dayanarak haksız rekabet hükümlerine dayanamayacağı, (Emsal Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin (Yargıtay 11.HD'nin 2024/2085 E- 2025/416 K., 2024/1738 E- 2025/58 K.,2024/1482 E- 2025/38 K., 2019/5189-1852 E-K, 2021/89-3054 E-K sayılı kararları) nın belirtildiği, bu nedenle haksız rekabet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesinin yerine olmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-2. Maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, haksız rekabet yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. 3-İlk derece mahkemesince davalının "... ... LİMİTED ŞİRKETİ"şeklindeki ticaret unvanından "..." ibaresinin çıkarılmasına karar verilmesi gerekirken, davalının ticaret unvanının tümden terkinine kararı verilmesinin yerine olmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-2. Maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilmiş şekliyle davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 20/12/2023 gün ve 2022/245 Esas, 2023/248 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davacının “...” ibareli tescilli markalarının ve ticaret unvanının izinsiz ve hukuka aykırı bir şekilde davalı tarafından ticaret unvanı olarak kullanılması, davacının markasının tanınmışlığından haksız bir şekilde fayda sağlanması, davacının itibarının zedeleniyor olması nedenleriyle, MARKA HAKLARINA TECAVÜZÜN TESPİTİNE, DURDURULMASINA, MEN VE REF’İNE, davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin SİCİLDEN TERKİNİNE ve karar kesinleştikten sonra masrafı davalıdan alınarak Hüküm Özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve hükmün kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek üç gazeteden birinde İLANI’na, hükmün kesinleşmesi ile birlikte hüküm özetinin davalı şirketin bağlı olduğu Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-İlk derece yargılaması yönünden; a)Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, b)Davacı tarafça sarf edilen 80,70 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 161,40 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)Davacı tarafından yapılan 202,00 TL posta ve tebligat ücretleri ile 6.000,00 TL bilirkişi ücretleri olmak üzere toplam 6.202,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 3.101,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, d)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, e)Marka hakkına tecavüzün tespiti davası yönünden davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f)Reddedilen haksız rekabet davası yönünden davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-İstinaf yargılaması yönünden; a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, b)İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/01/2026