(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/1751 E. , 2007/3444 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar tarafından, davalı aleyhine 28.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 7.9.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/1751 E. , 2007/3444 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar tarafından, davalı aleyhine 28.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 7.9.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 13.09.1979 tarih 14 numaralı tapu kaydına dayanılarak açılmış kadastroda yol olarak sınırlandırılan taşınmaz bölümünün tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, kadastroca sınırlandırılması yapılan yerlerin tapu iptali dava edilemeyeceğinden bu haliyle davada Türk Medeni Kanununun 713. maddesine dayalı tescil davası olup, kadastronun yapıldığı tarih ve davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık kazandırıcı zaman aşımı zilyetlik süresi dolmadığından dava ret edilmiştir. Hükmü, davacılar temyiz etmiştir. Burada öncelikle belirtilmesi gereken husus, davacıların olağanüstü kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine değil, 13.09.1979 tarih ve 14 numaralı tapu kaydına dayanmış olmalarıdır. O yüzden mahkemece öncelikle bu kaydın 52 ve 54 parsel numaralı taşınmazlarla revizyon görüp görmediği üzerinde durulmalıdır. Şayet yapılacak incelemede dayanılan tapu kaydının bu parsellere revizyon gördüğü saptanırsa kayıt 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/4. maddesinde hükme bağlanan işleme tabi olmayan nitelikte bir kayıt sayılamayacağından kapsamının keşfen belirlenmesi, yapılacak keşifte dava konusu yolun kayıt kapsamında kaldığı anlaşılırsa istemin hüküm altına alınması gerekir. Zira, anlatılan durumun ortaya çıkması halinde tapu kaydı hatalı uygulanmış, kapsamı kadastro sırasında yeterli açıklıkta tayin edilmemiş sayılır. Ne var ki yapılacak araştırmada dayanılan tapu kaydının herhangi bir parselle revizyon görmediği saptanırsa kadastrosu tamamlanan çalışma alanı içerisinde kalan işleme tabi kayıt niteliğini kaybedeceğinden bu kayda dayanılamaz. Bu durumda da 3402 sayılı Kadastro Kanununun 7/4. maddesi hükmünce dava konusu edilen taşınmaz bölümünün kadastroya tabi olan yerlerden bulunduğu iddia edilerek hakkında tutanak düzenlenmediğinden taşınmaz üzerindeki zilyetlik kadastro tespitinden sonra başlamış sayılacağından, dava tarihine kadar iktisap sağlar. Zilyetlik süresi bulunmadığından mahkemece davanın reddedilmiş olması doğru olacaktır. Mahkemece bir önceki bentte açıklaması yapılan inceleme ve araştırma yapılmaksızın davanın eksik araştırma ve inceleme ile reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin harcın iadesine, 29.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.