11. Ceza Dairesi 2025/5420 E. , 2026/1360 K. "" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3323 E., 2025/28 K. SUÇLAR : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı EK KARAR : Temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Tem…
11. Ceza Dairesi 2025/5420 E. , 2026/1360 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3323 E., 2025/28 K. SUÇLAR : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı EK KARAR : Temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin reddi ile asıl ve ek kararın onanması Sanık ...'in, müdafii tarafından kanuni süre içinde temyiz isteminde bulunulduktan sonra 30.09.2025, 13.10.2025, 26.12.20 25... .01.2026 tarihli, bulunduğu Bolvadin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu tarafından onaylı ve bu Kurum aracılığıyla gönderdiği dilekçeleri ve beyan tutanağı ile kendi iradesiyle temyiz hakkından açıkça feragat ettiğini beyan ederek temyiz hakkından vazgeçtiği belirlenmekle sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz incelemesi katılan vekilinin temyiz sebepleri ile sınırlı tutulmuştur. Sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas ve 2022/321 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, fiil için öngörülen ceza miktarının tespiti yönünden nitelikli hâl gereği uygulanması zorunlu olan artırım oranının da dikkate alınması gerekeceği anlaşılmakla, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareketle birlikte işledikleri iddia olunarak 5237 sayılı TCK'nın 158/1-2-son ve 158/3 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, suç tarihi de gözetildiğinde 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L-son maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun'un 158/3 maddesi uyarınca herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanun'da öngörülen ceza miktarının on beş yıl olduğu dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, adı geçen sanıklar yönünden katılan vekilince öne sürülen temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-(g) maddesinde yer verilen hüküm gerekçe gösterilerek verilen 13.10.2025 tarihli ve 2025/3323 Esas, 2025/28 Karar sayılı ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan ön inceleme neticesinde; Sanıklar hakkında verilen 22.09.2025 tarihli istinaf başvurularının esastan reddine dair asıl kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2025 tarihli ve 2024/225 Esas, 2025/286 Karar sayılı kararıyla; a. Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında; kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L-son, 158/3, 43/1 ve 53/1 maddeleri kapsamında yapılan yargılama neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 223/2-(e) maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, b. Sanıklar ... ve ... haklarında; kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L-son, 43/1, 62/1, 52/2-4, 53/1 ve 63/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 1.388,800 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve mahsuba, karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.09.2025 tarihli ve 2025/3323 Esas, 2025/28 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının (sanıklar ..., ... ve ... hakkında aleyhe), katılan vekili ve sanıklar ... ile ... müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 13.10.2025 tarihli ve 2025/3323 Esas, 2025/28 Karar sayılı ek kararı ile katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen karara yönelik temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 296/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri 1. Sanıklar ... ve ... Hakkında Verilen Asıl Karara Yönelik Temyiz Sebepleri Sanıklar hakkında üst hadden ceza tayini talebine, haksız menfaat miktarının eksik belirlendiğine, hükümlerde takdiri indirim sebebi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayinine ilişkindir. 2. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Verilen Ek Karara Yönelik Temyiz Sebepleri Sanıkların isnat olunan eylemlerini, 5237 sayılı TCK'nın 158/3 maddesi kapsamında gerçekleştirdiklerine, bu itibarla fiil için öngörülen ceza miktarı karşısında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın kesin hüküm niteliği taşımadığına, tüm sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiklerine, sanıkların cezalandırılmaları talebine ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yargılama konusu eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğuna, sanığın mahkûmiyetine yeter delil bulunmadığına, müdafi huzurunda alınmayan beyanın ikrar olarak kabul edilemeyeceğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi, aksi hâlde lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir. C. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Sanığın, müdafii tarafından yasal süre içerisinde temyiz isteminde bulunulduktan sonra usulüne uygun ve açıkça temyiz talebinden vazgeçtiği iradesini içerir dilekçe ibraz ettiği; dilekçe tarihi itibarıyla temyizden vazgeçmeye ehil ve iradesinin geçerli olduğu ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin temyiz istemi yönünden dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 2. Sanıklar ... ve ... Haklarında Verilen Beraat Kararlarına Karşı Katılan Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmüne Karşı Katılan Vekilinin, Sanık ... Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmüne Karşı Katılan Vekili ile Sanık Müdafii, Sanıklar ... ve ... Haklarında Verilen Beraat Kararlarına Karşı Katılan Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Sanıklar ... ve ...’ın, 20 15... . ayında, define işlerine ilgi duyduğunu bildikleri katılan ile Ankara'da yemekli bir toplantıda buluştukları, vergi denetim müfettişleri ve üst rütbeli askerler olduğunu söyleyerek katılanı define işine ikna ettiklerini, akabinde sanık ...’ı arkeolog, sanık ...’i ...’te görevli yüzbaşı olarak tanıtıp ...’in... ilçesideki taş ocağı civarında Tümülüs bulunduğu konusunda katılanı ikna ettikleri, bu esere ulaşmak için civar arazileri satın alarak taş ocağını büyütmeleri gerektiğini söyledikleri, katılanın buna inanarak ödemeler yapmaya başladığı, sanık ...’ın ilgili Bakanlıktan maden arama izin belgesi aldığı, bu belgeleri Jandarma Karakoluna bıraktıkları, bu bölgenin SİT alanı olması sebebiyle herhangi bir arama yapamadıkları, 2015 yılında yine aynı amaçla, katılana bilgi vererek sanıklar ..., ... ve ...’ün birlikte, bu kez... ili ...ilçesine define aramaya gittikleri, sanıkların süreç içerisinde izin belgesi için masraflar, defineyi buldukları ancak çıkarmak için iş makinesi ihtiyacının olduğu, defineyi Katar’da Araplara satmak için nakliyede kullanılacak gemi masrafı gibi farklı nedenlerle 2023 yılı Mayıs ayına kadar katılandan peyder pey para aldıkları, bu kapsamda katılanın, sanıklar ..., ..., ... ve ...’e toplam 600.000 Euro ödemeler yaptığı anlaşılan olayda, a. Katılanın aşamalarda istikrarlı anlatımları, sanıklar ..., ... ve ...'in, 09.02.2024 tarihli Bursa 2. Sulh Ceza Hâkimliğince müdafi huzurunda tespit olunan sorgularında aynen tekrar ettiklerini ifade ettikleri 08.02.2024 tarihli kolluk beyanlarındaki ikrarları ve sanık ...'ın kovuşturma aşamasındaki tevilli ikrarı ile tüm dosya kapsamına göre sanıklar ..., ..., ... ve ...'in fikir ve eylem birliği içinde hareketle kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçunu birlikte işledikleri anlaşılmakla, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L-son, 158/3 ve 43/1 maddeleri uyarınca mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek sanıklar ... ve ...'ın beraatlerine karar verilmesi, sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerde ise 5237 sayılı TCK'nın 158/3 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle eksik ceza tayini, b. Sanık ...'ün hükme esas alınan 08.02.2024 tarihli kolluk beyanında katılandan define işi için çeşitli gerekçeler göstererek 600.000 Euro aldığını ikrar etmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesinin (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde temel adli para cezası gün karşılığının suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde belirlenmesi ve zincirleme şekilde işlenen suçlarda suç tarihinin son eylem tarihi olduğu gözetilerek son eylem tarihinde Euro kur bedelinin uzman bilirkişi marifetiyle tespiti ile Türk Lirası para birimine çevrilmesi ve temel adli para cezası gün karşılığının buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek haksız menfaat miktarının hatalı şekilde 600.000,00 TL olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, Nedenleriyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Değerlendirme ve gerekçe bölümünde (C-1) başlığında açıklanan nedenle, 5271 sayılı CMK'nın 266/1 maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2. Sanıklar ... ve ... Haklarında Verilen Beraat Kararlarına Karşı Katılan Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Değerlendirme ve gerekçe bölümünde (C-2) başlığında açıklanan nedenlerle katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümlerde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 3. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmüne Karşı Katılan Vekilinin, Sanık ... Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmüne Karşı Katılan Vekili ile Sanık Müdafiinin, Sanıklar ... ve ... Haklarında Verilen Beraat Kararlarına Karşı Katılan Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Değerlendirme ve gerekçe bölümünde (C-3) başlığında açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.09.2025 tarihli ve 2025/3323 Esas, 2025/28 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-(a) bendi uyarınca Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.