4. Hukuk Dairesi 2012/6554 E. , 2012/10328 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı ... Genel Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 02/12/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/11/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tara…
**4. Hukuk Dairesi 2012/6554 E. , 2012/10328 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı ... Genel Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 02/12/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/11/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Fazlaya dair haklar saklı tutularak istemde bulunulmuş olması gözetildiğinde, yerel mahkemece istemin kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı bakımından miktar yönününden kesin nitelikli olmayıp, davacı tarafından temyiz süresi içerisinde verilen 03/01/2012 tarihli tavzih talebi temyiz istemi niteliğinde kabul edilerek, yerel mahkemece 04/01/2012 tarihli tavzih isteminin reddine dair karar kaldırılmak suretiyle yapılan temyiz incelemesi sonunda; Dava, orman yangını nedeniyle oluşan orman zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Yanlar arasındaki yapılan yargılamanın son oturumunda hüküm olarak, “....davalılar ... ve ...' ten müştereken ve müteselsilen alınarak...” yönünde karar verilmişken daha sonra yazılan gerekçeli kararda “....davalılardan ...'ten alınarak...” denilmekle kısa kararla gerekçeli karar arasında açık bir çelişki ortaya çıkmıştır. Böyle bir durumun bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nca 10/04/1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir. Hal böyle olunca kararın belirtilen nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın açıklanan yönden BOZULMASINA, bozma biçimine göre öteki temyiz nedenlerinin şimdiden incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.