T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 08/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2025 NUMARASI : ...Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av.... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 08/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2025 NUMARASI : ...Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av.... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 09/01/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ve ...'in sevk ve idaresinde olan ...plakalı aracın ...-... Otoyolu ... istikametinde seyir halinde iken otoyola aniden çıkan yabani hayvanın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada sürücü...'in herhangi bir kural hatası veya ihlali olmadığının kaza tutanağı ile sabit olduğunu, söz konusu kaza nedeniyle oluşan zararlardan otoyol işletmeciliği davalı ....Otoyol İşletmesi A.Ş.'nin sorumlu olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle müvekkiline ait olan araçta maddi hasar oluştuğunu, söz konusu hasarın kasko kapsamında ... Sigorta Şirketi tarafından ödendiğini, dava konusu kaza nedeniyle müvekkiline ait aracın uzun süre serviste kaldığını, müvekkili tarafından kullanılamadığından müvekkilinin hak mahrumiyeti yaşadığını, aracın yaklaşık 15 gün serviste kaldığını belirterek, müvekkilinin uğramış olduğu fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL hak mahrumiyeti, 10,00 TL kazanç kaybı ve 10,00 TL değer kaybı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek olan bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 28/04/2025 tarihli ıslah dilekçesiyle, değer kaybı alacağı olarak talep ettikleri 10,00-TL alacağı 32.990,00 TL arttırarak ıslah yolu ile 33.000,00 TL ye çıkardıklarını, ikame araç/hak mahrumiyet bedeli olarak talep ettikleri 10,00 TL alacağı 6.690,00 TL artırarak ıslah yolu ile 7.700,00 TL ye çıkardıklarını ve toplam 40.700,00 TL nin (toplam arttırılan miktar 39.680,00 TL ) kanunda öngörülen faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesini talep etmiş ve aynı tarihte 694,55TL ıslah harcını yatırdığı anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev, pasif husumet itirazında bulunduğunu, davacı tarafın huzurdaki davaya konu kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, taraflarınca somut olaya ilişkin olarak yapılan araştırmalar neticesinde kazaya karışan davacıya ait... plakalı aracın 13/02/2024 tarihinde saat 21:44:53 te .... gişesinden otoyola giriş yaptığının tespit edildiğini, kazanın meydana geldiği anın tam olarak tespit edilebilmesi için 112 ye ihbarın ne zaman yapıldığına ilişkin İçişleri Bakanlığı Acil Çağrı Hizmetleri Daire Başkanlığı'ndan sorulmasını talep ettiklerini, buna göre de davacının kaç km/h hızla seyir halinde olduğunun tespit edilebileceğini, kazanın meydana geldiği yerde otoyolun ışıklandırmaları bulunduğunu ve görüşün açık olduğunu, müvekkili şirketin üstüne düşen yükümlülüklerini teknik şartnameye uygun olarak harfiyen yerine getirdiğini, davacının tek taraflı maddi hasarlı kazaya sebep olduğunu iddia ettiği yabani hayvanın ilgili otoyola girişinin engellenmesi adına projenin tamamında yol kenarlarına şartnamelere uygun olarak tel çit uygulaması yapıldığını, değer kaybına esas teşkil eden araçtaki hasar bedelinin doğru değerlendirilmesi gerektiğini, araç mahrumiyet bedeli hesaplamasında makul onarım süresinin dikkate alınması gerektiğini, amortisman bedelinin araç mahrumiyet bedelinden düşülmesi gerektiğini, kazanç kaybı talebinin yersiz olduğunu ve ispatlanamadığını, araçta oluştuğu iddia edilen araç değer kaybına yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; " KTK 7. Maddede KGM'ye verilen "Otoyollarda yaban hayvanlarından kaynaklanacak trafik kazalarını önlemek maksadı ile kafes tel çit yapmak" sorumluluğunun ilgili otoyolu işlettiği süre ile sınırlı olmak kaydı ile davalıya ait olduğu açıktır. Kural olarak sözleşmede hizmetin tam ve eksiksiz verildiğini ispat külfeti hizmet veren taraftadır. Meydana gelen kaza sebebiyle hizmetin tam ve eksiz verildiği hususunda ispat külfeti davalı otoyol işletmecisinde olup, yukarıda değinilen yasal düzenlemeler doğrultusunda hizmetin tam ve eksiksiz şekilde verildiği hususu davalı tarafından ispat edilememiştir. Zira, otoyol işletmecisi yasal düzenleme doğrultusunda gerekli önlemleri almak ve bu önlemlerin yeterli olup olmadığı hususunda gerekli denetimleri yapmakla yükümlüdür. Mevcut davada bu yükümlülüğe uygun davranıldığı ispatlanamamış olup mahkememizce alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davacı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı gözetilerek davalının meydana gelen kaza sebebiyle oluşan zararı tazmin etmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekilince dava dilekçesinde hak mahrumiyeti ve kazanç kaybı olarak iki farklı talepte bulunulmuşsa da bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu aracın piyasada rahatlıkla ikame edilebilecek bir araç olduğu, davacının aynı gün içerisinde aynı aracı ikame edebileceği, kazanç kaybının oluşabilmesi için aracın temin edilmesinin güç ya da mümkün olmamasının gerektiği( aracın özel nitelikte donatılmış araç olması ve ya başka bir araç ile hizmet verilmesinin mümkün olmaması), aksi durumun karşı taraf için külfet olma dışında bir işlevinin bulunmadığı değerlendirilerek her iki talebin mahrumiyet bedeli niteliğinde olduğu kabul edilerek davanın denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile ..." gerekçesiyle davanın kabulü ile; 7.700,00 TL araç mahrumiyet bedeli ve 33.000,00 TL değer kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararda müvekkili şirketin dosya kapsamındaki savunmalarının ve dosyaya sunmuş olduğu tüm bilgi ve belgelerin göz ardı edildiğini, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, somut olayda huzurdaki davanın konusunun ticari dava niteliğinde olmadığı, araç sürücüsünün geçiş ücreti ödeyerek ilgili otoyolu kullanmasının tüketici işlemi kapsamına girdiğini, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, davanın müvekkili şirket açısından pasif husumet yokluğundan usulden reddi gerektiğini, 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun kapsamında yürütülen bir iş olan...-.... Otoyolu Projesi'nin her ne kadar görevli şirketi ... Otoyol İşletmesi A.Ş. olsa da, ... Otoyol İşletmesi A.Ş. ihale makamı sıfatıyla hareket etmekte olup sahada faaliyet gösteren ve işin yüklenicisi sıfatına haiz olan şirket ... İnşaat A.Ş. olduğunu, dava konusu kazada müvekkili şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, davacı tarafın huzurdaki davaya konu kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, kazaya karışan davacıya ait ... plakalı sayılı aracın 13.02.2024 tarihinde saat 21:44:53'te Kuyucak gişesinden otoyola giriş yaptığının tespit edildiğini, kazanın meydana geldiği anın tam olarak tespit edilebilmesi için 112'ye ihbarın ne zaman yapıldığına ilişkin İçişleri Bakanlığı Acil Çağrı Hizmetleri Daire Başkanlığı'na müzekkere yazılması taleplerinin reddedilmesinin sebebi; otoyol giriş kayıtlarının süresinde sunulmadığı gösterilmiş ise de ilgili ekler cevap dilekçelerinin ekinde süresi içerisinde sunulduğunu, bu bağlamda yerel mahkemenin taleplerini reddetmesinin geçerli bir sebebi bulunmadığını, İçişleri Bakanlığı Acil Çağrı Hizmetleri Daire Başkanlığı'ndan gelecek olan müzekkere cevabı doğrultusunda davacının otoyola giriş anı ile kazanın gerçekleştiği an arasında geçen süreye ve katledilen mesafeye bakılarak kaza anında davacının kaç km/h hızla seyir halinde olduğu tespit edilebileceğini, uzun farların da görüş mesafesi bakımından 100 metreyi aydınlatacak şekilde ayarlı olması gerektiğini, kazanın meydana geldiği yerde otoyolun ışıklandırmalarının bulunmakta olduğunu ve görüşün açık olduğunu, davacı tarafın asli kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin üstüne düşen yükümlülüklerini teknik şartnameye uygun olarak harfiyen yerine getirdiğini, araç değer kaybı talep edilen aracın kaza tarihindeki değerinin hükme esas alınan raporlarda oldukça yüksek belirlendiğini, araçta oluşan plastik tampon, elektronik parçalar, mekanik parçalar, camlar ve vidalı parçalardaki hasarlardan ötürü araç değer kaybı talep edilemeyeceğini, gelen bilgi doğrultusunda.... plaka sayılı otomobilin davaya konu kaza öncesinde kayıtlı hasar bilgisinin bulunmadığının tespit edildiğini, araçta meydana geldiği belirtilen hasarın plastik tamponda olduğunu, ancak yerel mahkeme kararında bu hususun değerlendirilmediğini, rapordaki ikame araç bedeli tespitindeki 7 günlük onarım süresi ve muadil bir aracın günlük kullanım bedelinin de fazla ve hatalı hesaplandığını, amortisman bedelinin araç mahrumiyet bedelinden düşülmesi gerektiğini, ancak bilirkişi raporunda böyle bir hesaplama yapılmamakla birlikte yerel mahkeme de karar verirken işbu hususu değerlendirmeden hüküm kurduğunu, eksik değerledirmelere haiz adli tıp raporu esas alınarak verilen kararın hukuka uygun olmadığını, itirazları değerlendirilmeden oluşturulmuş adli tıp raporuna itibar edilmemesi gerektiğinden; yerel mahkemenin işbu raporu esas alarak vermiş olduğu kararın kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; trafik kazasından kaynaklanan hak mahrumiyeti, kazanç kaybı ve değer kaybı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir. 1-İlk derece Mahkemesinin görevi bakımından yapılan değerlendirmede; kazaya karışan ...plakalı aracın işleteninin kaza (geçiş) tarihinde davacı şirket olduğu, ticari şirketin tüketici olarak değerlendirilemeyeceği değerlendirilmekle davanın nispi ticari dava olduğu değerlendirilmekle bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 2-Davalı taraf husumet yönünden de itirazda bulunmuş ise de; yine kendi beyanlarında 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun kapsamında yürütülen bir iş olan ...--...Otoyolu Projesi'nin görevli şirketi olduğu anlaşılmakla ve de sahada faaliyet gösteren ve işin yüklenicisi sıfatına haiz olan şirketin ... İnşaat A.Ş. olduğunu ileri sürmüş ise de ...-...Otoyolu Projesi Tasarım, Mühendislik, Tedarik ve İnşaat Sözleşmesinde işveren olarak yer aldığı anlaşılmakla kazanın meydana geldiği yolun yapım ve işletmesinin yüklenici firmalara yaptırılmasının, davalı şirketin sorumluluğunu kaldırmayacağı değerlendirilmekle bu yöne değinen istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. 3-Davalı vekili tarafından kusur raporuna ve değer kaybına itiraz edilmiş olup, davalı tarafından işletilen yol, erişme kontrollü karayolu (otoyol) olup, KTK'nın 3. maddesinde; "Erişme kontrollü karayolu (otoyol - ekspresyol): Özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı, yaya, hayvan ve motorsuz araçların giremediği, ancak, izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrola tabi tutulduğu karayoludur." denilerek tanımlanmıştır. Bu nedenle bu kapsamdaki yolların işletilmesini üstlenen şirket kendisi tarafından işletilen yolun, niteliğine uygunluğunu sağlamakla yükümlüdür. Taşıt yoluna giren yabani hayvanın kazaya neden olduğunun kanıtlanması durumunda, yolun işletilmesini üstlenen firma, yola girmemesi gereken bir hayvanın neden olduğu bir kazada, hayvanın yola girmesinde kendisinin kusuru olmadığını kanıtlamadıkça oluşan zarardan sorumludur. Yola giren hayvanın yabani hayvan olduğuna ilişkin tespit işletme sorumluluğu olan davalının kusursuzluğunu kanıtlayabilmesi için yeterli değildir. Buna göre kazaya, davalı tarafından işletilmekte olan yola giren yabani hayvanın neden olmuş olmasına, yolun niteliği gereği davalının yabani hayvanların taşıt yoluna girmesini engelleme yükümlülüğünün bulunmasına, yabani hayvanın girişinde kendisine izafe edilebilecek kusur olmadığının kanıtlanamamış olmasına, erişme kontrollü yolda, hız limitleri, kazanın oluş şekli ve gece meydana gelmiş olması nazara alındığında kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün de kusuruna yönelik delil de olmaması ve de kaza tespit tutanağı ile ATK İzmir Trafik İhtisas Dairesi raporu da nazara alındığında, davalının kusura yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, bu kapsamda 112' ye ihbarın ne zaman yapıldığının yargılamaya yenilik katmayacağı ve hız tespitinin bu şekilde belirlenemeyeceği değerlendirilmekle işbu itirazları da yerinde görülmemiştir. 4-Davalı vekilinin araç değer kaybı bedeline yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde ise; Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17 HD 2016/966 E - 2016/5728 K sayılı ilam). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli 2019/40 E-2020/40 K sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK 90 maddesinin 1. cümlesindeki '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2. cümlesindeki ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğü durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun 18 maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK 90/1 maddesi 1. cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile aracın kaza öncesi rayiç değeri ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki fark, kaza sonucu oluşan değer kaybıdır. Araç değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır (Yargıtay 4 HD 2021/21252 E- 2022/5913 K sayılı ilam). Somut dosyada, işbu davaya konu kazada davalı tarafın plastik tamponun zarar gördüğü değer kaybına neden olmayacağı itirazları karşılanmadığı gibi bu hususta yani hasarın sadece plastik tamponda meydana gelip gelmediği ile bu hususun değer kaybına etkisi bakımından ek rapor da alınmaması yerinde olmamıştır. 5-Ayrıca 17/01/2025 tarihli ATK İzmir Trafik İhtisas Dairesi raporunda araç onarımının 7 gün üzerinden hesaplanmış ise de, davacının bu süre içinde kendi aracını kullanmış olması halinde yapacağı yakıt, amortisman payı vs. gibi zorunlu giderlerin araç mahrumiyet bedeli olarak belirlenen bedelden mahsup edilmediği bu durumda mahkemece, raporu hazırlayan bilirkişiden, aracın onarımı için gerekli 7 günlük süre içinde davacının kendi aracını kullanmış olması halinde yapacağı yakıt, amortisman payı vs. gibi zorunlu giderleri mahsup edilerek ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması da isabetli değildir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2016/12588 E., 2019/5195 K sayılı ilamı ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 21/11/2017 tarih 2016/19869 E 2017/10814 K sayılı ilamı ve diğer yerleşik ilamlarında uygulama bu yöndedir.) 6-Kabule göre de; ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davanın 10,00 TL hak mahrumiyeti, 10,00 TL kazanç kaybı ve 10,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere açıldığı ve davacı vekili tarafından 28/04/2025 tarihli ıslah dilekçesiyle ve neticeten değer kaybı alacağı olarak talep ettikleri 10,00-TL alacağı 33.000,00 TL' ye çıkardığı ve de ikame araç/hak mahrumiyet bedeli olarak talep ettikleri 10,00 TL alacağı da 7.700,00TL olmak üzere toplam 40.700,00 TL'ye yükselttiği ve bu kapsamda 10,00 TL kazanç kaybı talebi yönünden herhangi bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/06/2025 tarih, ...Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davalı tarafından yatırılan 696,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6-Davalı tarafın istinaf başvurusu kabul edildiğinden İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.08/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.