3. Ceza Dairesi 2016/8447 E. , 2016/11234 K. Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 35/2, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 740,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/10/2015 tarihli ve 2014/51 Esas, 2015/557 sayılı Kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 15.03.2016 tarih ve 2016/641 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dos…
**3. Ceza Dairesi 2016/8447 E. , 2016/11234 K.** **"İçtihat Metni"** Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 35/2, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 740,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/10/2015 tarihli ve 2014/51 Esas, 2015/557 sayılı Kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 15.03.2016 tarih ve 2016/641 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.03.2016 tarih ve 2016/109476 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Suçun silahla işlendiği kabul edildiği halde hüküm fıkrasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/3-e maddesi yerine, 86/3-a maddesinin yazılmasının mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğu düşünülerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre; 1) Kayden 17/01/1995 doğumlu olup, suçun işlendiği 10/10/2012 tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamasında, 2) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesindeki "Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde. bu ceza hapse çevrilemez." şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, para cezasının ödenmemesi durumunda hapis cezasına çevrileceğinin ihtarına karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/10/2015 tarihli ve 2014/51 Esas, 2015/557 sayılı Kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; sanığın 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesi gereğince suç tarihi itibariyle takdiren 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık eylemini kardeşine karşı işlediğinden cezasında TCK'nin 86/3-a maddesi uyarınca ½ oranında artırım yapılarak 180 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın cezasında TCK'nin 35. maddesi gereğince 3/4 indirim yapılarak 45 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın cezasından TCK'nin 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak 30 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın cezasında 5237 sayılı TCK'nin 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 25 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20 Türk Lirasından çevrilmek suretiyle sonuç olarak 500 TL. adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hükmün taksitlendirmeye ilişkin parağrafından “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibarelerinin çıkartılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen korunmasına, infazın bu şekilde yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 04.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.