12. Ceza Dairesi 2013/7119 E. , 2013/21237 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 67/1, 5237 sayılı TCK'nın 52, 53, 58 maddeleri uyarınca mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü Suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına hazine vekilinin temyiz istemi davaya katılma talebi
**12. Ceza Dairesi 2013/7119 E. , 2013/21237 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 67/1, 5237 sayılı TCK'nın 52, 53, 58 maddeleri uyarınca mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü Suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına hazine vekilinin temyiz istemi davaya katılma talebi olarak değerlendirilmiş olup, müşteki kurumun 5271 sayılı CMK'nın 237/2 maddesi uyarınca kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilmek suretiyle yapılan incelemede; Suç tarihinde, ...'ın emniyet güçlerine Sariyer Aile Mahkemesinin 10/02/2009 tarih 2009/4-6 değişik iş sayılı Koruma Kararına aykırı olarak eşi olan sanık ... ve kayınvalidesi ... tarafından darp edildiğini ve bir kısım özel eşyalarının izinsiz olarak götürüldüğünü bildirmesi üzerine kolluk kuvvetleri tarafından yapılan incelemede, evin alt katında 1 adet deve figürlü obje, 2 adet testi ile 2 adet amphoranın ele geçirildiği, müze görevlileri tarafından düzenlenen raporda pişmiş topraktan yapılma 2 adet amphora ile 1 adet testinin 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunduğunun, 1 adet deve figürlü ağaç obje ile 1 adet testinin ise anılan Kanun kapsamında olmadıklarının belirtildiği, sanığın savunmasında, suça konu eserlerin ele geçirildiği evin annesine ait olduğunu, eşi ile birlikte bu evde yaşadıklarını, söz konusu varlıkların evde dekoratif amaçlı olarak uzun süredir yer aldığını beyan ettiği, sanığın annesi olan tanık ...'ın da dava konusu eserlerin eşinden hatıra olarak kaldığını bu nedenle evinde bulundurduğunu ifade ettiği anlaşılmakla, Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Dava konusu eserler üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup olmadıkları, tasnif ve tescile tabi olup olmadıklarının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, dosyanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü uzmanlarınca düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; 1- Sanığın suça konu varlıkları bulduğuna dair savunmasının bulunmaması karşısında, eylemin 2863 sayılı Kanunun 70 maddesine temas eden izinsiz kültür varlığı bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin ihbar yükümlülüğüne aykırı davranıldığı gerekçesi ile anılan Kanunun 67/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi, 2-5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sanık hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3- Hükümde açıkça 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu kabul edilen taşınır kültür varlıklarının Müze Müdürlüğü'ne teslimine, anılan Kanun kapsamında bulunmayan varlıkların ise sahiplerine iadesine karar verilmesi gerektiği dikkate alınmaksızın, infazda tereddüte yol açacak şekilde “yediemin olarak müzeye teslim edilen eserlerin gereğinin yerine getirilmesi için karar kesinleştiğinde karar örneğinin müze müdürlüğüne gönderilmesine” şeklinde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.