(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/14123 E. , 2010/13386 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalı işveren nezdinde 8.4.2002- 30.7.2005 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzen…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/14123 E. , 2010/13386 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalı işveren nezdinde 8.4.2002- 30.7.2005 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Davacı,8.4.2002-30.7.2005 tarihleri arasında çalıştığını ileri sürerek bildirilmeyen sürelerin tespiti ile ödenmeyen işcilik alacaklarının davalı işverenden tahsilini istemiştir. Mahkemece davanın HUMK’nun 409/5.maddesi uyarınca 7.6.2007 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 15.2.2007 tarihli duruşma günü usulüne uygun olarak davacıya tefhim edilmiş, duruşmanın bırakıldığı 15.2.2007 tarihli celsede davacının hazır bulunmayışı ve herhangi bir mazerette bildirmemesi ve davalı vekilinin de takip etmemesi nedeniyle dosya yenileninceye kadar işlemden kaldırılmış;yasal süresi içersinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğrudur. Ancak davada davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden,davanın açılmamış sayılması nedeniyle davalı Kurum yararına karar tarihinde yürürlükte bulunun Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6.maddesi 1.cümlesi uyarınca ½ oranında maktu vekalet ücreti taktir edilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı HUMK’NUN 438/7maddesi gereği düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ,.Yukarıda açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasına 3.bent olarak ”Kendisini vekille temsil ettiren davalı ... yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 6.maddesi 1.cümlesi uyarınca hesaplanan 225.00 YTL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine “ rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün değiştirilen ve düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, 29.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.