DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARAR TARİHİ: KARARIN MAHİYETİ : KABULMahkememizde görülmekte bulunan " İtirazın iptali " davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ile davalı firma arasında Kurumsal Lisans Bakım Devir Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili firmanın davalı yana karşı tüm yükümlülüklerin
DAVACI :... ..VEKİLİ : Av....DAVALI :....VEKİLİ : Av. ..DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : ..KARAR TARİHİ : 03/11/2021KARAR YAZIM TARİHİ :22/11/2021Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının davacı Bankanın Sahabiye/Kayseri Şubesi müşterisi olup; ... ile imzalanan Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi’ni davacı asıl borçlu sıfatı ile imzalamış olduğunu, asıl borçlunun kredi borcunu ödeyememesi üzerine hesaplar kat edildiğini ve asıl borçlu ile müteselsil kefillere Kayseri ..... Noterliği’nin 28.08.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek davalılara tebliğ edilmiş olduğunu, davacı Bankanın TTK ve İİK’nın kendisine vermiş olduğu yükümlülükleri yerine getirerek ve kredi müşterisinin hesapları kat edilmiş ve, asıl kredi borçlusu ile müşterek borçlu ve müteselsil kefillere Kayseri ... Noterliği’nin 28.08.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek hesaplarının kat edildiği bildirilmiş ve Genel Nakdi ve gayrınakdi Kredi Sözleşmelerinden kaynaklanan muaccel hale gelen borcu ödemeleri ihtar edilmiş olduğunu, borçlunun gönderilen ihtarnameye rağmen borçlarını ödemediklerini ve alacağın tahsili için Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyası ile davalı/borçlu aleyhine icra takibine başlanmış olduğunu, Davalı/borçlular icra dairesine vermiş olduğu dilekçe ile icra takibine itiraz etmiş ve takibimiz durmuş olduklarını, takibin dayanağı kredi borcunun ...'nin davacı Bankadan kullanmış olduğu Taksitli Ticari Kredi borcu kredisinden kaynaklanmakta olduğunu, ödenmeyen kredilerin tasfiyesi için asıl borçlu ve kefil hakkında icra takibi yapma hakkımıza istinaden davalı hakkında icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı itiraz dilekçesinde, borca, takibe, faize, faiz oranına ve alacağın bütün fer’ilerine itiraz etmiş olduğunu, borçlunun itirazlarının hukuki ve kanuni hiçbir dayanağı bulunmamakta olduğunu, borçlu aleyhine ilamsız olarak başlatmış oldukları takipte herhangi bir usulsüzlük bulunmamakta olduğunu, davacı Banka tarafından davalı-borçluya keşide edilen ihtarname ile borçludan ihtarnamedeki borç miktarının derhal ödenmesi talep edilmiş olduğunu, Bu durumda hesapların kat edildiği ve ihtarnamenin çekildiği tarih itibariyle borçlular temerrüde düşmüş bulunmakta olduklarını, İİK.m.68/b-f.3 gereği, İİK. 68/1 hükmündeki belgelerden sayılan Kredi sözleşmesinin 18. maddesi gereği kredi kullanan firma ve kefiller, davacı bankanın kredi faiz ve komisyon oranlarını ihbarda bulunmaksızın serbestçe belirleme yetkisini kabul etmiş durumdadırlar ve bu şekilde belirlenmiş kredi faizleri ile dava konusu kredi davalı firma tarafından kullanılmış olduğunu, davacı Bankanın serbestçe belirlediği kredi faiz oranları ile kullanılmış kredinin ödenmemesi üzerine Genel Kredi Sözleşmesi gereği belirlenen temerrüt faizi de borçlu firma ve kefiller tarafından kabul edilmiş olduklarını, ayrıca TTK.94. maddesi hükmüne göre cari hesabın kat edilmesi tarihine kadar işleyen faiz, ana paraya dahil edilmekte ve anaparaya dahil edilen bu faize de TTK. Hükümleri çerçevesinde temerrüt faizi yürütülebilmekte olduğunu, dolayısıyla, davalı-borçlunun temerrüde düştüğü kat tarihinden sonra temerrüt faiz oranının uygulanacağı ise aşikar olduğunu, bu itibarla da borçluların faize ve takibin fer’ilerine ilişkin itirazları haksız olduğunu, bilirkişi incelemesi yapıldığı takdirde de talep edilen alacağın varlığı ve asıl alacağa işletilecek faiz oranının kanunlara ve sözleşmeye aykırı herhangi bir yönü bulunmadığı açıkça ortaya çıkacak olduğunu, temerrüde düşen davalılardan talep edilen temerrüt faizi piyasa şartlarına, sözleşmeye ve kanuna uygun olup, bu konudaki davacı Bankanın uygulamadaki mevzuatını gösteren 20.09.2012 tarih ve 73085 no’lu Genel Mektup ekte sunulmuş olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ve esas amacının takibimizi sürüncemede bırakarak alacağın tahsil edilmesini geciktirmek olduğunu, İcra takibinde talep ettikleri faiz oranları (ki kredinin niteliğine ve imzalanan sözleşmelere göre farklı faiz oranı ile talepte bulunulmuştur) sözleşmeden doğan bir faiz oranıdır ve borçlunun hür iradesi ile kabul ettiği bu oranları şimdi kabul etmeme gibi bir hakkı bulunmamakta olduğunu, borçlu temerrüde düştüğü için borçlarını takip taleplerindeki oran üzerinden faizleri ile birlikte ödemek zorunda olduğunu, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen sonuç alınamadığını, Bakanlar Kurulunun ... sayılı “Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Karar”ına ve iş bu Bakanlar Kurulu kararına dayanılarak Bankamız ile Kredi Garanti Fonu A.Ş. (KGF) arasında 20.3.2017 tarihinde imzalanan Kefalet Protokolü'ne aykırı olduğunu, Gerek Bakanlar Kurulu kararında gerekse Kefalet Protokolünün "Hazine Destekli Kefaletlerde Takip ve Tahsilat Süreçlerine İlişkin Esaslar" düzenlemesinin 4.3.no.lu maddesinin 3.ve 5.fıkralarında KGF'nin kefalet limitini tazmininden sonra da alacağın tamamı üzerinden yararlanıcı ve kefilleri aleyhine başlatılmış olan takiplere Kredi Veren tarafından devam edileceği hükme bağlanmış olduğunu, 4749 sayılı Kamu Finansmanı Ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un Geçici 20. maddesi son fıkrasında düzenleme bulunduğunu, bu nedenle KGF kredilerinin bakiye tutarlarına ilişkin usul ve esasları düzenleme yetkisi Bakanlar Kurulu'na verilmiş olduğunu, bu çerçevede Bakanlar Kurulu'nca alınan ... sayılı ve 2017/9969 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları ile takibe ilişkin esaslar düzenlenmiş olduğunu, Bakanlar Kurulunun ... sayılı Kararı'nın 6.maddesinin 1.fıkrasında "Temerrüt sonrası takip işlemleri kredi verenlerce yürütülür." ve 4.fıkrasında "Temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemler kredi verenler tarafından yürütülür ve kredi verenlerin nakde çevrilen teminatlar ve takip işlemleri neticesinde elde ettiği tahsilat, tazmin edilen kefalet oranında Kuruma aktarılır." denilmek suretiyle KGF tarafından tazmin edilen kefalet limiti tutarındaki alacağın takibinin Keredi Verenlerce (Bankalarca) yürütüleceği ve bu takipler neticesinde nakde çevrilen teminatlar ile takip işlemleri neticesinde elde edilecek tahsilatın tazmin edilen kefalet oranında KGF'ye aktarılması hükme bağlanmış olduğunu, bu kararın 6.maddesinde değişiklik yapan 10.03.2017 tarih, 30003 sayılı RG’de yayımlanan 2017/9969 sayılı kararda da bu düzenleme aynen korunmuş olduğunu, Yine Bakanlar Kurulun Kararına dayanılarak Bankamız ile Kredi Garanti Fonu A.Ş.ile imzalanan Kefalet Protokolünün "Hazine Destekli Kefaletlerde Takip ve Tahsilat Süreçlerine İlişkin Esaslar" düzenlemesinin 4.3.no.lu maddesinin 3.fıkrasındaki "Kurum'un Kredi Verene karşı kefaletinin tazmininden doğan alacağı tamamen tahsil edilinceye kadar yararlanıcı ve kefilleri aleyhine başlatılmış bulunan kanuni takibi sürdürmek Kredi Verenin yükümlülüğündedir..." düzenlemesi ile Bankanın kredi alacağının KGF tarafından tazmin edilmesinden sonra dahi diğer borçlu ve kefiller hakkındaki icra takiplerinin Kredi Veren Banka tarafından yürütüleceği kararlaştırılmış olduğunu belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.