Ceza Genel Kurulu 2012/15-1398 E. , 2013/112 K. * DOLANDIRICILIK * DOLANDIRICILIK SUÇUNUN DİNÎ İNANÇ VE DUYGULARIN İSTİSMAR EDİLMESİ SURETİYLE İŞLENMESİ * MUSKACILIK * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 158 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 157 "" Sanıklar Mesud ve Erdoğan hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasında sanıkların eyleminin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK’nun 157/1, 62, 52/2, 53 ve 63. maddeleri ger…
**Ceza Genel Kurulu 2012/15-1398 E. , 2013/112 K.** * DOLANDIRICILIK * DOLANDIRICILIK SUÇUNUN DİNÎ İNANÇ VE DUYGULARIN İSTİSMAR EDİLMESİ SURETİYLE İŞLENMESİ * MUSKACILIK * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 158 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 157 **"İçtihat Metni"** Sanıklar Mesud ve Erdoğan hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasında sanıkların eyleminin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK’nun 157/1, 62, 52/2, 53 ve 63. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 20.000 Lira adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin, Hatay Ağır Ceza Mahkemesince verilen 20.06.2006 gün ve 238-414 sayılı hükmün, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 19.03.2012 gün ve 11738-32041 sayı ile; “...Sanık Erdoğan 'ın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Dolandırıcılık suçunun dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle işlenmesi, bu suçun temel şekline göre daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektiren bir durum olarak TCK'nun 158/1-a maddesinde düzenlenmiştir. Madde gerekçesine göre, burada dikkat edilmesi gereken husus, dinin bir aldatma aracı olarak kullanılmasıdır. Din, bir topluluğun sahip olduğu kutsal kitap, peygamber ve Allah kavramını da genellikle içinde bulunduran inanç sistemi ve bu sisteme bağlı olarak yerine getirmeye çalıştığı ahlaki kurallar bütünüdür. Dini inanç, dine inanan, belirli bir dine mensup kişinin duygularıdır. Bir insanın dini inanç ve duyguları ile, doğup büyüdüğü, terbiyesini aldığı ailesi, çevresi ve içinde bulunduğu toplum arasında çok sıkı bir ilişki bulunmaktadır. Bu nitelikli unsurun gerçekleşebilmesi ve suçun oluşabilmesi için, dini kurallara bağlı olanların, önem verdiği değerler, dini inanç ve duygular aldatma aracı olarak kötüye kullanılmalı, bu suretle gerçekleştirilen hile ile haksız bir yarar da sağlanmış olmalıdır.