1. Hukuk Dairesi 2012/9316 E. , 2012/11030 K. "" MAHKEMESİ : ÇEŞME ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/01/2010 Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yere elatmanın önlenmesi ve …
**1. Hukuk Dairesi 2012/9316 E. , 2012/11030 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ÇEŞME ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/01/2010 Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yere elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir. Hükmüne uyulan bozma ilamında değinildiği şekilde davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Ne var ki, kayden davalı şirkete ait olan 20 parsel sayılı taşınmazın intifa hakkı Et ve Balık Kurumu Mensupları Sosyal Yardımlaşma Vakfı'na ait olup, taşınmazın anılan vakıf tarafından sosyal tesis olarak işletildiği, sözkonusu vakfın yargılama sırasında davaya müdahale talebinde bulunduğu ve mahkemece dahili davalı olarak kabul edildiği, yargılama sırasında da bu taşınmazın 13.11.2009 tarihinde dava dışı S. Y.'a satış suretiyle temlik edildiği ve intifa hakkının da terkin edildiği görülmektedir. Her ne kadar, 20 sayılı parseli kullanan Et ve Balık Kurumu Sosyal Yardımlaşma vakıf dahili davalı olarak kabul edilmiş ise de, bir kimseye dahili dava yolu ile taraf sıfatı verilemeyeceği kuşkusuzdur. Ancak,bozmadan ve hükümden sonra 1 Ekim 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kamu düzeni ile ilgili yeni usul hükümlerinin tamamlanmamış olaylarda da uygulanacağını (6100 Sayılı Yasanın 448.maddesi) hükme bağlamıştır.6100 sayılı HMK'nın “ Tarafta iradi değişiklik ” başlığını taşıyan 124. madde hükmü 1086 Sayılı Yasadan ayrılarak yeni düzenlemeler getirmiştir. 6100 S. HMK.'nun “ Tarafta İradi Değişiklik ” başlığını taşıyan 124. maddesi ile; “(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” ve “ Zaman Bakımından Uygulanma ” başlığını taşıyan 448. maddesi ile de; “ Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır. ” hükümleri getirilmiştir.