1. Ceza Dairesi 2026/664 E. , 2026/2293 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/446 E., 2024/946 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Basit yargılama usûlünün uygulanması suretiyle verilen ilk karara sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre duruşmalı incel…
1. Ceza Dairesi 2026/664 E. , 2026/2293 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/446 E., 2024/946 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Basit yargılama usûlünün uygulanması suretiyle verilen ilk karara sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre duruşmalı inceleme neticesinde İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2024 tarihli ve 2024/446 Esas, 2024/946 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-e, 29, 62, 52/2. maddeleri gereğince 3.360,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibariyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272/3-a maddesi uyarınca kesin olmakla, 03.12.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 25.12.2025 tarihli ve 2025/20192 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/496 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/496 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1) 12.03.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 17. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 252. maddesinin 2. fıkrasının, 'İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece dosya, o yerde birden fazla asliye ceza mahkemesi bulunması hâlinde tevzi kriterlerine göre belirlenen asliye ceza mahkemesine gönderilir ve bu mahkemece duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Tek asliye ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde ise, aynı mahkemede yetkili başka bir hâkim varsa bu hâkim tarafından; aksi hâlde adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanınca görevlendirilen hâkim tarafından duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.' şeklinde değiştirildiği ve yapılan değişikliğin 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe girdiği, ceza muhakemesinde usul hükümlerinin derhal uygulanması ilkesinin varlığı da dikkate alınarak yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle verilen karara itiraz edilmesi üzerine aynı mahkeme tarafından genel hükümlere göre yargılamaya devam edilirken, 7499 sayılı Kanunla 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik sonrasında basit yargılama usulüne göre hüküm veren mahkemenin dosyayı o yerde birden fazla asliye ceza mahkemesi bulunması hâlinde tevzi kriterlerine göre belirlenen asliye ceza mahkemesine göndermesi, şayet tek asliye ceza mahkemesi var ve aynı mahkemede yetkili başka bir hâkim varsa bu hâkim tarafından, aksi hâlde adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanınca görevlendirilen hâkim tarafından genel hükümlere göre yargılamaya devam olunması gerekirken, aynı mahkeme ve hâkim tarafından yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de, 2) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı halde, iddianamede belirtilen sevk maddeleri arasında aynı Kanun’un 86/2-2.cümlesine yer verilmemesine rağmen, sanığa ek savunma hakkı verilmeden anılan Kanun’un 86/2-2.cümlesi uygulanmak suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesine aykırı davranılmasında, 3) İlk derece mahkemesince basit yargılama usulüne göre verilen gerekçeli kararda sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken 'Sanığın CMK'nun 251 maddesi maddesi kapsamında basit yargılama usulü uygulanarak CMK'nun 231/5 maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına CMK'nun 251/1 maddesi gereğince itiraz etmesi halinde CMK'nun 252/2 maddesi gereğince duruşma açılarak yargılamanın icra edileceği ve duruşma sonucunda sanığın üzerine atılı eylemin subutu halinde hakkında basit yargılama usulü uygulanarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yazılı olarak karşı çıkıldığı için CMK'nun 251/4 maddesi gereğince CMK'nun 231/5 maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmayacağı hususunun ihtarına,' şeklinde hukuka aykırı olacak şekilde ihtarat yapıldıktan sonra genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda bu ihtarat gerekçe gösterilerek hukuka aykırı olacak şekilde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasında isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. (2) Numaralı Kanun Yararına Bozma Talebi Yönünden İnceleme konusu dava dosyasında; hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davasının açıldığı, anılan sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği belirlenmekle, savunma hakkını kısıtlayan işlem bulunmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (2) numaralı kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. B. (1) ve (3) Numaralı Kanun Yararına Bozma Talepleri Yönünden 1. Hükümlü hakkında açılan kamu davasının basit yargılama usulüne göre yürütülüp verilen ilk karara hükümlü tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda inceleme konusu karar verilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 22.06.2023 tarihli ve 2020/79 Esas, 2023/113 Karar sayılı iptal kararı sonrasında yeniden düzenlenen ve 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 252/2. maddesi uyarınca itiraz üzerine hükmü veren mahkemece dosyanın, o yerde birden fazla asliye ceza mahkemesi bulunması halinde tevzi kriterlerine göre belirlenen asliye ceza mahkemesine gönderilmesi, tek asliye ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde ise, aynı mahkemede yetkili başka bir hakim varsa bu hakim tarafından; aksi halde adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanınca görevlendirilen hakim tarafından duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden aynı mahkeme ve hakim tarafından yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması, Kanun'a aykırı olup (1) numaralı kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 2. Bununla birlikte, hükümlü hakkında basit yargılama usûlünün uygulanması suretiyle verilen kararda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, genel hükümlere göre yapılan yargılama neticesinde yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel kanuni bir düzenlemenin bulunmadığı dikkate alınarak "Sanığın CMK'nun 251 maddesi maddesi kapsamında basit yargılama usulü uygulanarak CMK'nun 231/5 maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına CMK'nun 251/1 maddesi gereğince itiraz etmesi halinde CMK'nun 252/2 maddesi gereğince duruşma açılarak yargılamanın icra edileceği ve duruşma sonucunda sanığın üzerine atılı eylemin subutu halinde hakkında basit yargılama usulü uygulanarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yazılı olarak karşı çıkıldığı için CMK'nun 251/4 maddesi gereğince CMK'nun 231/5 maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmayacağı hususunun ihtarına," şeklinde hukuka aykırı olacak şekilde ihtarat yapıldıktan sonra genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda bu ihtarat gerekçe gösterilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup (2) numaralı kanun yararına bozma istemi de yerinde görülmüştür. III. KARAR A. (2) Numaralı Kanun Yararına Bozma Talebi Yönünden Gerekçe bölümünün A paragrafında açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (2) numaralı düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, B. (1) ve (3) Numaralı Kanun Yararına Bozma Talepleri Yönünden 1. Gerekçe bölümün B paragrafında açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan verilen İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2024 tarihli ve 2024/446 Esas, 2024/946 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.