(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/14260 E. , 2006/15508 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 19.4.2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: …
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/14260 E. , 2006/15508 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 19.4.2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava hasılat kira ilişkisinin bozulması nedeniyle tazminat istemi ile açılmıştır. Mahkemece dava reddedilmiş, hükmü davacı ve avukatlık ücreti yönünden davalı temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir. 2-Davada düzenlemesi B.K.nun 270 ve devamı maddelerinde yapılan hasılat kira ilişkisinin varlığına dayanılmıştır. Türk Medeni Kanunun 6. maddesi hükmünce kira sözleşmesinin bulunduğunun ispat yükü davacıya düşer. Her ne kadar kira sözleşmelerinin yapılışı bir şekle bağlı değil ve sözlü olarak da yapılabilirse de davalı bu ilişkiyi inkar ederek davacı ile sadece sözleşme yapmak üzere görüştüklerini, ancak sözleşmenin kurulmadığını savunduğundan dava edilen miktara göre HUMK.nun 288.maddesince bu ilişki tanık sözleri ile kanıtlanamaz. Ancak, davacı dava dilekçesinde delilleri arasında “vs. deliller” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış sayılacağından davacıya yemin teklif hakkı hatırlatılmadan davanın kanıtlanamadığından bahisle eksik araştırma ve inceleme ile reddedilmiş olması doğru değildir. Diğer taraftan, dinlenen tanıklar sözleşme kurulmadan davacının traktörü ile davalıya ait tarlayı sürdüğünü ifade etmişler, davalı da bu olguyu kabul etmiştir. Çoğun içinde az da vardır kuralı uyarınca açılan davada davacının B.K.nun 410. maddesince vekaletsiz iş görmeden kaynaklanan alacak iddiası da bulunduğu düşünülerek ... ilişki kanıtlanamasa da davacının sürme nedeniyle alacaklı olduğu tutar bilirkişiye hesap ettirilip bu alacağın hüküm altına alınmaması da doğru olmamıştır. Karar açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmalıdır. 3- Davalının temyiz itirazlarına gelince; Dava 10.000 YTL değer gösterilerek açılmış, bu değer üzerinden de nisbi harç ödenmiştir. Dava reddedildiğine göre davalı vekili yararına tarife uyarınca bu değer üzerinden nisbi avukatlık ücreti hesap ve takdiri gerekirken eksik avukatlık ücretine hükmedilmesi de yanlıştır. SONUÇ: Yukarıda 1. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2 bent uyarınca davacı ve 3. bent gereğince de davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 21.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.