Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3578 E. , 2024/3120 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/3578 Karar No:2024/3120 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) ... Pet Petrol Gıda Taşımacılık Madencilik İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ...Kurumu... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3578 E. , 2024/3120 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/3578 Karar No:2024/3120 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) ... Pet Petrol Gıda Taşımacılık Madencilik İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ...Kurumu... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: LPG otogaz bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait istasyonda yapılan denetimde, darbe teşebbüsünün yaşandığı 16/07/2016 tarihi ile 17/07/2016 tarihinde LPG otogaz satış fiyatını artırarak yüksek fiyattan otogaz satışı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle, 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 442.596,00.-TL idari para cezası verilmesine ve anılan Kanun'un 17. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca LPG otogaz bayilik lisansının iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin davacı şirketin LPG Otogaz Bayilik lisansının iptal edilmesine ilişkin olarak, davacı şirketin davalı idare tarafından belirlenen taban ve tavan fiyat uygulamasını ihlal etmediği ve bu suretle 16/07/2016-17/07/2016 tarihleri arasında otogaz satış fiyatını yükseltme fiilinin mevzuatta düzenlenen "kanuna karşı hile" niteliğinde olmadığı; Dava konusu işlemin idari para cezasına ilişkin kısmının dayanağı olarak 5307 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 45. maddesinin gösterildiği, ancak, somut olayda davacı şirketin, davalı idare tarafından belirlenen taban ve tavan fiyat uygulamasını ihlal etmediği, dolayısıyla lisanstan kaynaklanan haklarını mevzuat dahilinde kullandığı, hizmetin ifasınının sürekliliği ve düzenine aykırı davranmadığı ve rekabetin korunmasının ihlaline sebebiyet vermediği; Bu itibarla, davacı şirketin 16/07/2016-17/07/2016 tarihleri arasında otogaz satış fiyatını 1,99-TL'den 2,40-TL'ye çıkardığından bahisle 442.596,00-TL idari para cezası verilmesi ve LPG otogaz bayilik lisansının iptal edilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nce; dava konusu işlemin, davacı şirketin LPG otogaz bayilik lisansının iptal edilmesine dair kısmına ilişkin karar usul ve hukuka uygun olduğundan, istinaf başvurusunun kabulunü gerektiren bir neden bulunmadığı; Dava konusu işlemin, davacının 16/07/2016-17/07/2016 tarihleri arasında otogaz satış fiyatını 1,99-TL'den 2,40-TL'ye çıkardığından bahisle 442.596,00-TL idari para cezası verilemesine ilişkin kısmına gelince, davacı şirketçe her ne kadar taban ve tavan fiyat aralığının ihlal edilmediği, dolayısıyla lisanstan kaynaklanan haklarını mevzuat dahilinde kullanıldığı ileri sürülmüş ise de, darbe girişimi süresince kısa süre içerisinde yapılan fiyat yükseltmeleri suretiyle Kanun'un amacı ve mevzuatta yer alan temel ilkelerin ihlal edildiği açık olduğundan, 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bedinin (3) numaralı alt bendi uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesi'nce verilen kararın, davacı şirketin LPG otogaz bayilik lisansının iptal edilmesine dair işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, anılan Mahkeme kararının, dava konusu Kurul kararının davacıya idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, esastan incelenen davanın idari para cezasına ilişkin kısmının reddine karar vermiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, tavan fiyat üzerinde satış yapılmadığı , kanuna karşı hile niteliğinde bir davranışlarının bulunmadığı, ticari gerekliliklere göre hareket edildiği; davalı idare tarafından, tavan fiyatın altında satış yapmakla birlikte darbe teşebbüsünü fırsat bilerek fiyat artırılmasının Kanun'un amacıyla çeliştiği, bu durum kanuna karşı hile niteliğinde olduğundan davacı şirketin lisansının iptalinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı ve davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının Dairemiz kararında yer alan gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : LPG otogaz bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait istasyonda, 16/07/2016 tarihinde otogaz satış fiyatının 1,99-TL olduğu, aynı tarihte saat 02.10'da otogaz satış fiyatını 2,40-TL'ye yükselttiği, 17/07/2016 tarihi saat 10.47'den itibaren ise satış fiyatının 1,99-TL'ye geri çekildiği tespit edilmiş, yapılan soruşturma üzerine davacı şirketin bu eylemi nedeniyle dava konusu Kurul kararıyla davacı şirketin LPG otogaz bayilik lisansı iptal edilmiş ve davacı şirkete 442.596,00-TL idari para cezası verilmiş, bunun üzerine dava konusu Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasında, lisansın sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verdiği; 2. fıkrasında, lisans ile tanınan hakların bu Kanunun, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılacağı; işlem tarihinde yürürlükte bulunan 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde, sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi hâlinde sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirası idari para cezası verileceği kurala bağlanmıştır. 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesi yeniden düzenlenmiş ve birinci fıkrasının (c) bendinin (2) numaralı alt bendinde, otogaz bayilik lisansı sahiplerince lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi hâlinde yüzbin Türk Lirasından az olmamak ve beşyüzbin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onbiri oranında idarî para cezası uygulanacağı kurala bağlanmıştır. 7164 sayılı Kanun'un 37. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddenin ikinci fıkrasında, "bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kurul kararına bağlanmış ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idarî para cezaları, işlenen fiil için bu Kanunla birlikte daha düşük bir idarî para cezası uygulanmasının öngörülmesi hâlinde, ilgili vergi dairesince 16. maddenin ilgili bentlerinde belirlenmiş olan asgarî maktu hadden tahsil edilir. Kısmen veya tamamen tahsil edilen idarî para cezaları iade edilmez." kuralına yer verilmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında ise suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz istemine konu kararın davacı şirketin bayilik lisansının iptal edilmesine ilişkin kısmı açısından yapılan değerlendirmede; Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davacı şirketin bayilik lisansının iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyiz istemine konu kararın davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı açısından yapılan değerlendirmede; Kanun koyucu, Kurul tarafından karara bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezalarının, işlenen fiil için 5307 sayılı Kanun'un 7164 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 16. maddesinde daha düşük bir idarî para cezası uygulanması öngörülmüş ise asgarî maktu hadden tahsil edilmesini vergi dairesine bir görev olarak vermiştir. İlgili vergi dairesinin kanunen üstlendiği bu görevi yerine getirmesi açısından önemli olan husus, idarî para cezasının keşinleşmesi değil, tahsilatının tamamlanmamış olmasıdır. Dolayısıyla söz konusu düzenleme, tamamen tahsilat aşamasına özgü bir kural niteliğindedir. İdarî para cezasının iptali istemiyle dava açılsın veya açılmasın, bu kuralın tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezalarına uygulanması vergi dairesi açısından bir zorunluluktur. İlgili vergi dairesi, dava açılıp açılmadığına bakılmaksızın tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezasının miktarında lehe bir değişiklik varsa bunu tespit etmekle ve uygulamakla yükümlü bulunduğundan, tahsilat aşamasına özgü olan anılan kuralın, idarî para cezasının iptali istemiyle açılan davalarda dikkate alınmasına gerek bulunmamaktadır. Bu itibarla, idarî para cezasına konu olan fiilin sübûta ermiş olması ve idarî para cezasının miktarında lehe olan değişikliğin tahsilat aşamasında vergi dairesince dikkate alınacak olması sebebiyle dava konusu işlemin davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Mahkeme kararının bu kısmının kaldırılmasına ve anılan kısım bakımından davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının vekâlet ücretine ilişkin kısmı incelendiğinde; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralı yer almıştır. Dosyanın incelenmesinden, ...İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilerek Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı lehine 1.660,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar verildiği; davalı idare tarafından bu karara karşı istinaf isteminde bulunulması üzerine, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla, İdare Mahkemesi'nce verilen kararın, davacı şirketin LPG otogaz bayilik lisansının iptal edilmesine dair işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, anılan Mahkeme kararının, dava konusu Kurul kararının davacıya idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, esastan incelenen davanın idari para cezasına ilişkin kısmının reddine karar verildiği ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.362,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 1.660,00-TL vekalet ücretinin ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. İdare Mahkemesi'nce verilen kararda, davanın iptal ile sonuçlanması nedeniyle davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise, daha önce dava konusu işlemin iptaline ilişkin hüküm ve bu kısım içerisinde yer alan vekalet ücreti (1.660,00-TL) dikkate alınmaksızın davacı lehine yeniden vekâlet ücretine hükmedildiği görülmektedir. Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesi'nce verilen kararda, daha önce İdare Mahkemesi'nce dava konusu işlemin iptali ile davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği göz önünde bulundurularak davacı lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, mükerrer vekalet ücreti ödenmesine sebep olacak şekilde davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan, İdare Mahkemesi'nin 07/03/2018 tarihli duruşma tutanağından, davalı idare vekili Av. ...'in duruşmaya katıldığı belirtilmesine rağmen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 2019 yılı içinde idare mahkemeleri nezdinde duruşmalı olarak takip edilen davalar için belirlenen 2.075,00-TL vekalet ücretine yerine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idare verilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, söz konusu eksikliklerin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin kısmında yer alan ''1.660,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin çıkarılması ve anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.362,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" ifadesinin, "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.075,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun kısmen reddi, kısmen kabulü ile Mahkeme kararının davacıya verilen idari para cezasının iptaline ilişkin kısmının kaldırılmasına ve bu kısım bakımından davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin kısmında yer alan ''...-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" ibaresi çıkarılmak suretiyle ve anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ...-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" ifadesinin, "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" şeklinde DÜZELTEREK ONANMASINA, 4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 5. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırmış olduğu toplam ...-TL harcın istemi halinde davalı idareye iadesine, 6. Posta giderleri avansından artan tutarların taraflara iadesine, 7. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 04/07/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.