8. Hukuk Dairesi 2018/11052 E. , 2018/14008 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Zilyet Olunan Taşınmaza Elatmanın Önlenmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmün davacılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili, vekil edenlerinin yakın mirasbırakanı M. ... dava konusu…
**8. Hukuk Dairesi 2018/11052 E. , 2018/14008 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Zilyet Olunan Taşınmaza Elatmanın Önlenmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmün davacılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili, vekil edenlerinin yakın mirasbırakanı M. ... dava konusu 920 parsel sayılı taşınmazın uzun yıllardır zilyedi olduğunu, M. ... 03/11/1974 tarihinde vefatı ile geriye mirasçı olarak vekil edenlerini bıraktığını, muristen kalan dava konusu yerin davalı ... tarafından kullanılmakta olduğunu, davalının bu taşınmazla hiçbir ilgisi olmadığını belirterek davalı tarafından dava konusu taşınmazın zilyetliğine yapılan gaspının önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, dava konusu edilen 920 parsel sayılı taşınmazın hükmen Hazine adına tescil edildiğini, hazine aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini belirterek davanın hem esastan hem de usulden reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, davanın eksik harçla açıldığını, davalı taşınmazın beyanlar hanesine mahkeme kararı ile vekil edeni ... işgalinde olduğunun yazıldığını, taşınmazın emlak beyannamesinin kadimden beri vekil edeni tarafından verilmiş olduğunu, davacıların 920 parsel sayılı taşınmazla hiçbir ilgilerinin olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı tarafa verilen sürede eksik harcın yatırılmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, ... . Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/1637 Esas sayılı dosyası ile 30.11.2010 tarihinde 7.000.00 TL değer gösterilerek davacılar tarafından davalılar aleyhine eldeki davanın açıldığı, 08.05.2014 tarihli celse de, keşif yapılmasına ve bilirkişi ücreti ve keşif masraflarının davacı tarafça karşılanmasına karar verildiği, davacılar vekilinin 09.09.2014 tarihli dilekçesi ile vekil edenlerinin keşif ve müteakip çıkan harçları ödeyecek güçleri bulunmadığından adli yardım talebinde bulunduğu, mahkemece bahsi geçen dilekçeye derkenar ve altı imzasız olarak talebin reddine karar verildiğinin yazıldığı, 30.09.2014 tarihinde yapılan keşifte bilirkişi kurulu tarafından oluşturulan raporda dava konusu taşınmazın hali hazırda yeşil alan-rekreasyon alanı- olarak kullanıldığı ve dava tarihi itibariyle değerinin 104.889.297,00 TL olduğunun belirlendiği, 13.11.2014 tarihli celse de, taşınmazın tespit edilen değerine göre davacı tarafa eksik harcın yatırılması ve beyanda bulunması için süre verildiği,davacı vekilince bu defa 27.11.2015 havale tarihli dilekçe ile dava konusu taşınmazın belirlenen değerine göre harç miktarının ödenmesi mümkün olmadığından adli yardımdan faydalanlamak istediklerini belirttiği, mahkemece 17.03.2015 tarihli son celse de, eksik harcın yatırılmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, adli yardıma ilişkin usul ve esaslar Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334-340. maddelerinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334 ve devamı maddeleri uyarınca adli yardım talebinde bulunan kimse, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğunu ispat etmek (yoksulluk şartı) ve davada veya talepte haklı olduğu yolunda kanaat uyandırmak zorundadır (haklı olma şartı). 6100 sayılı HMK 336.maddesine göre adli yardım, asıl talep veya işin karara bağlanacağı mahkemeden; icra ve iflas takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesinden istenebilir. Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi ise Bölge Adliye Mahkemesine veya Yargıtay’a yapılır. Aynı Kanun’un adli yardım talebinin incelenmesi başlıklı 337. maddesinde Mahkemenin, adli yardım talebi hakkında duruşma yapmaksızın karar verebileceği, talep hâlinde incelemenin duruşmalı yapılacağı, adli yardım taleplerinin reddine ilişkin mahkeme kararlarında ret sebebinin açıkça belirtileceği, bu karara karşı 1 haftalık sürede itiraz yasa yoluna gidilebileceği, kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebileceği, kararına itiraz edilen mahkemenin, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye göndereceği, itiraz incelemesi neticesinde verilen kararın kesin olacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, davacıların ilk adli yardım talepleri hakkında mahkemece dilekçeye derkenar düşülerek herhangi bir sebep belirtmeksizin ret karar verilmiş, mahkemece yapılan keşif sonrası taşınmazın değeri üzerinden harç tamamlayamayacaklarını belirterek adli yardım talebinde bulundukları dilekçe hakkında ise olumlu-olumsuz bir karar verilmeden, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkemece yukarıda belirltilen kanun maddeleri uyarınca adli yardım talebi hakkında gerekli araştırma ve inceleme yapılıp deliller değerlendirilmek suretiyle olumlu ve olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir. O halde, mahkemece yapılacak iş, davacıların adli yardım talebinin değerlendirilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi, adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi halinde yargılamaya harç alınmadan devam edilmesi, adli yardım talebinin reddine karar verilmesi halinde ise nispi peşin harç noksanlığının Harçlar Kanununun 30-32. maddeleri gereğince tamamlattırılması, harcın tamamlanması halinde işin esasının incelenmesi, aksi takdirde Harçlar Kanununun 30. maddesinde gösterilen usul çerçevesinde hareket edilmesi gerekirken, bu hususlar gözönüne alınmadan karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre de, bilindiği üzere, dava açılırken, harcın eksik alınmış olması halinde mahkemece davaya devam olunabilmesi için harcın Harçlar Kanununun 30 ve 33. maddeleri uyarınca tamamlanması yoluna gidilir ve davacıya eksik harcı yatırması için süre verilir. Şayet verilen süreye rağmen eksik harç ikmal edilmez ise dosya işlemden kaldırılır ve HUMK'un 409. maddesi (6100 sayılı Yasanın 150. maddesi) uyarınca süresinde tamamlanarak yenilenmez ise açılmamış sayılmasına karar verilir. Yine aynı Kanununun "Harç Ödenmeyen İşlemler" başlığını taşıyan 32. maddesinde ise, "Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak, ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır." hükmü getirilmiştir. Davacı tarafından uygun süre içinde (takip eden celseye kadar) harcın yatırılmadığı takdirde Harçlar Kanununun 30. maddesi gereğince davaya devam edilmez. O takdirde HMK'nın 150. (HUMK.'nun 409.) maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına, HMK'nın 150/5. maddesi gereğince üç ay içinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmelidir. Mahkemece tüm bu yollar izlenmeden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3, 4 bentleri gereğince Yargıtay Daire ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılar ... ve müştereklerine iadesine, 12.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.