Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13698 E. , 2025/1747 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13698 Karar No : 2025/1747 DAVACI : ... Peyzaj Hafriyat İnşaat ve Turizm Yatırımları Sanayi Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 10/01/2023 tarih ve 32069 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, 09/01/2023 tarih ve 6661 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe giren Turizm Tesislerinin Nitelikler…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13698 E. , 2025/1747 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13698 Karar No : 2025/1747 DAVACI : ... Peyzaj Hafriyat İnşaat ve Turizm Yatırımları Sanayi Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 10/01/2023 tarih ve 32069 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, 09/01/2023 tarih ve 6661 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe giren Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile ana Yönetmeliğin 9. maddesine eklenen 10. fıkranın iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Yönetmelik değişikliğinden önceki hukuki düzenlemeye güvenerek işlem tesis eden ve sözleşme imzalayan hak sahiplerinin zarar göreceği, Turizm İşletmesi Belgesi düzenlenmesi istemiyle yapılan başvurularda davalı idare tarafından Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin 6., 7., ve 8.maddelerinde sayılan başvuru ekinde sunulması gerekli evrakın sunulup sunulmadığıyla sınırlı bir denetim gerçekleştirilmekte ve dava dışı idarelerle turizm yatırımcısı arasındaki tahsis sözleşmesinin türü önem arz etmemekte iken iptali istenilen düzenleme ile yatırımcıların tahsis sözleşmelerinde yer alan tesis türünün Turizm İşletmesi Belgesi için aranan koşullar arasına dahil edildiği, Hazine mülkiyetindeki taşınmazlar üzerinde dava dışı idarelerle imzalanan uzun süreli kira sözleşmeleri ile faaliyet yürüten yatırımcıların sözleşmelerinde yer alan tesis türü ile fiilen yürütülen tesis türünün çoğu zaman farklı olduğu, sözleşmelerde yer alan tahsis türlerinin bağlayıcı olmadığı, sözleşmelerin idare tarafından faaliyetin niteliğinden bağımsız, tür bakımından hiç bir araştırma yapılmaksızın ya da türün mahiyeti önemsenmeksizin hazırlandığı, iptali istenilen düzenlemenin Yönetmeliğin 6. maddesinde yer alan kullanım türünün uygunluk yazısıyla her zaman değiştirilebileceği şeklindeki düzenleme ile de çeliştiği, düzenlemenin Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin amacına ve Turizmi Teşvik Kanununa aykırı olduğu, ... adresinde faaliyet gösteren "..." isimli tesis için "5 Yıldızlı Otel Turizm İşletmesi Belgesi" düzenlenmesi istemiyle yapılan 07/10/2022 tarihli başvurunun davalı idarenin 25/11/2022 tarihli işlemiyle reddedildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın derdest olduğu, anılan tesisin davacının mülkiyetindeki ... ada, ... parsel ile Hazine mülkiyetinde ve Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tasarrufundaki ... ada, ... parsel ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlarda yer aldığı, ... ada, ... parsel ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların "Muğla/Usuluk Koyu Tabiat Parkı İşletmecilik Sözleşme Süresinin 49 Yıla Uzatılmasına Ve İrtifak Hakkı Tesis Edilmesine Yönelik Sözleşme" ile tesis bünyesine dahil edildiği, dava konusu düzenleme ile anılan tesis için tekrar "5 Yıldızlı Otel Turizm İşletmesi Belgesi" başvurusu yapılması imkanının ortadan kaldırıldığı, "Muğla/Usuluk Koyu Tabiat Parkı İşletmecilik Sözleşme Süresinin 49 Yıla Uzatılmasına Ve İrtifak Hakkı Tesis Edilmesine Yönelik Sözleşme"de sözleşme konusu tesisin 1470 yatak kapasiteli 5 yıldızlı tatil köyü eşdeğerinde bir tesis olduğunun belirtildiği ancak bu belirlemenin herhangi bir araştırmaya dayanmayan genel nitelikte bir sınıflandırma olduğu, anılan sözleşmenin konu kısmında "kır evi konaklama" şeklinde bir tür belirlemesi yapılmış ise de Bodrum ilçesinin 1/100000 ölçekli Nazım İmar Planında kırsal turizmin yer almadığı ileri sürülmektedir. DAVALILARIN SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüştür. Esasa ilişkin olarak ise, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca, Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile Turizm Merkezlerinde her ölçekteki planları yapma, yaptırma, re'sen onaylama ve tadil etme yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığına ait olduğu, Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile Turizm Merkezleri içindeki korunan alanlarda ise plan onama yetkilerinin farklı idarelerce ilgili mevzuatları uyarınca kullanıldığı, bu durumun şehircilik ilke ve esaslarına ve planlama prensiplerine aykırı bir parçacı yaklaşımın ortaya çıkmasına neden olduğu, ayrıca, Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile Turizm Merkezleri bütününe ilişkin olarak hazırlanan ancak bir kısmı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanmasına karşın korunan alan statüsünde bulunması nedeniyle onaylanmak üzere ilgili Bakanlığa gönderilen imar planlarının onama süreçlerinin uzamasının planlama kararlarının bütüncül bir şekilde uygulanması olanağını ortadan kaldırdığı, uygulamada ilgili bakanlıklar ve kamu idarelerinin bu yetkilerini kullanırken çeşitli tür ve kapasitede konaklama tesisleri yapılmasına olanak sağlamalarının Kültür ve Turizm Bakanlığının kontrol ve denetimi dışında turizm kullanımları oluşmasına neden olduğu, plan yapımı konusunda farklı kurumların yetkili olmasından kaynaklı olarak oluşan ihtilafların ve mağduriyetlerin giderilmesini teminen, 18/7/2021 tarihli ve 7334 sayılı Kanunla 2634 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerle, Kültür ve Turizm Bakanlığının kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde her ölçekteki plânları yapma, yaptırma, re’sen onaylama ve tadil etme konusundaki yetkisine ilave olarak kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde yer alan korunan alanlarda kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce hazırlanan her tür ve ölçekteki plan ve plan değişikliklerinin sadece Kültür ve Turizm Bakanlığına sunulmasının sağlandığı, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri ile bu bölge ve merkezlerin dışında olmakla birlikte deniz kıyısı olan ilçelerde, 2873 sayılı Millî Parklar Kanunu gereğince tespit ve ilân edilen yerleri, konaklama içeren tesislerin yapılması amacıyla yatırımcılara tahsis etme konusunda münhasıran Kültür ve Turizm Bakanlığının yetkili kılınmasının amaçlandığı,, bu yerlerde lüks çadır, çadır ve karavan alanı yapılması ve işletilmesi amacıyla ilgili kurumlarca yapılacak kiralamaların saklı tutulduğu, böylece, uygulamada ilgili bakanlıkların mevzuattan kaynaklanan yetkileri kullanılırken, turizm amaçlı kullanılmak veya turistik hareketlere imkân vermek üzere konaklama tesisleri yapılmasına olanak sağlamalarının ve Kültür ve Turizm Bakanlığının kontrol ve denetimi dışında turizm kullanımlarının oluşmasının engellenmesinin öngörüldüğü, Kanunda yapılan değişiklikler ile paralellik sağlanması; Yönetmeliğin, Orman Parkları Yönetmeliği ile getirilen düzenlemelere uygun olması ve tahsisli kamu taşınmazlarının tahsis türüne uygun olarak belgelendirilmesi sağlanarak, tahsis sözleşmesi ile turizm belgesi türünün uyumlu hale getirilmesi amacıyla Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik taslağının hazırlandığı ve 09/01/2023 tarih ve 6661 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda 10/01/2023 tarihli ve 32069 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 8.maddesinin 4.fıkrasında ve ek 5.maddesinde yer alan düzenlemelerle yasama organı tarafından; uygulamada sadece ilgili Bakanlıkların mevzuattan kaynaklanan yetkileri kullanılırken turizm amaçlı kullanılmak veya turistik hareketlere imkan vermek üzere konaklama tesisleri yapılmasına olanak sağlamalarının ve Kültür ve Turizm Bakanlığının kontrol ve denetimi dışında turizm kullanımlarının oluşmasının engellenmesinin öngörüldüğü, 2634 sayılı Kanunda 7334 sayılı Kanunla yapılan düzenlemelerin ve Turizm Tesislerinin Niteliklerine ilişkin Yönetmeliğin davaya konu düzenlemelerinin asıl amacının ilgili Bakanlıkların mevzuattan kaynaklanan yetkileri kullanılırken turizm amaçlı kullanılmak veya turistik hareketlere imkan vermek üzere konaklama tesisleri yapılmasına olanak sağlamaları sonucunda orman sayılan arazilerin Anayasa’da getirilen kısıtlamalara aykırı kullanımına imkan sağlanmasının önüne geçilmesi ve bu yerlerin korunarak kullanımının sağlanması olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemenin birinci cümlesi yönünden davanın reddine, ikinci cümlesi yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava; 10/01/2023 tarih ve 32069 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, 09/01/2023 tarih ve 6661 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe giren Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile ana Yönetmeliğin 9. maddesine eklenen 10. fıkranın iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından dava konusu Yönetmelik değişikliği ile düzenlemeden önceki hukuki düzenlemeye güvenerek işlem tesis eden ve sözleşme imzalayan hak sahiplerinin zarar göreceği; düzenlemenin Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin yeni turizm tesisi türlerinin gelişmesine olanak sağlamak olan amacına aykırı olduğu, Kültür ve Turizm Bakanlığının Turizm İşletme Belgesi başvurularını inceleme yetkisinin Kanunda tahdidi olarak sayılmış olmasına rağmen anılan düzenlemeyle Turizm İşletme Belgesi verilmesine kanunda öngörülmeyen yeni sınırlamalar getirildiği, bu nedenle dava konusu işlemin hukuk güvenliği ilkesine ve kanuna aykırı olduğu ileri sürülerek anılan Yönetmelik hükmünün iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu Yönetmelik değişikliği ile ana Yönetmeliğin 9. maddesine eklenen 10. fıkrada, " (10) Tahsisli kamu taşınmazları üzerinde yer alan tesislere, sözleşmelerinde belirtilen tesis türü dışında turizm belgesi verilmez. Tabiat parkı, konaklamalı mesire yeri veya konaklamalı orman parkında yapılan konaklama tesislerine, ancak kırsal turizm tesisleri, lüks çadır, kampingler, konaklama amaçlı mesire yerleri ve konaklamalı orman parkları türlerine uygun olması ve aranılan nitelikleri taşınması durumunda turizm belgesi düzenlenebilir." hükmü getirilmiş; 16/03/2023 tarih ve 32134 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/03/2023 tarih ve 6969 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile yürürlüğe konulan Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile de ana Yönetmeliğin iptali istenen 9. maddesinin 10. fıkrasının ikinci cümlesinin değiştirildiği görülmüş, bu itibarla davanın Yönetmelik maddesinin ikinci cümlesinin iptali istemi açısından konusuz kaldığı sonucuna varılmıştır. Dava konusu Yönetmelik değişikliğinin birinci cümlesinin iptali istemine gelince; anılan düzenleme ile, 2634 sayılı turizmi Teşvik Kanunu ve bu Kanuna dayanılarak hazırlanan alt mevzuat çerçevesinde, ilgili Bakanlıkların mevzuattan kaynaklanan yetkilerini kullanırken turizm amaçlı kullanılmak veya turistik hareketlere olanak vermek üzere konaklama tesisleri yapılmasına imkan sağlamaları sonucunda orman sayılan arazilerin Anayasada getirilen kısıtlamalara aykırı kullanımının önüne geçilmesi ve bu yerlerin korunarak kullanımının sağlanmasının hedeflendiği anlaşıldığından dava konusu düzenlemede kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, 10/01/2023 tarih ve 32069 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, 09/01/2023 tarih ve 6661 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe giren Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile ana Yönetmeliğin 9. maddesine eklenen 10. fıkranın ikinci cümlesinin iptali istemi açısından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu Yönetmelik değişikliğinin birinci cümlesinin iptali istemi açısından ise davanın reddine; karar verilmesinin uygun olacağı, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: 10/01/2023 tarih ve 32069 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, 09/01/2023 tarih ve 6661 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe giren Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile ana Yönetmeliğin 9. maddesine eklenen 10. fıkranın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun "Amaç" başlıklı 1.maddesinde "Bu Kanunun amacı; turizm sektörünü düzenleyecek, geliştirecek, dinamik bir yapı ve işleyişe kavuşturacak tertip ve tedbirlerin alınmasını sağlamaktır. " hükmüne yer verilmiş, "Tanımlar" başlıklı 3.maddesinin (g) bendinde, Turizm İşletmesi Belgesi, "Basit konaklama tesisleri hariç olmak üzere, turizm sektöründe faaliyet gösteren turizm işletmelerine Bakanlıkça verilen belge" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun "Konaklama ve plaj işletmelerinin belgelendirilmesi ve diğer işlemler" başlıklı 5.maddesinde, "Turizm sektöründe; bu Kanun ve diğer mevzuatta yer alan teşvik tedbirleri ile istisna, muafiyet ve haklardan yararlanabilmek için Bakanlıktan turizm yatırımı belgesi veya turizm işletmesi belgesi alınması zorunludur. (...) Yetkili idare tarafından işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen konaklama işletmelerinin bu ruhsatı aldıkları tarihten itibaren altı ay içinde Bakanlıktan turizm işletmesi belgesi almaları zorunludur.(...) Bu maddede belirtilen süreler içerisinde turizm işletmesi belgesi alamayan konaklama ve plaj işletmeleri, işletmeye açılamaz ve faaliyette bulunamaz. Bu işletmelerin işyeri açma ve çalışma ruhsatı Bakanlıkça yapılan bildirim üzerine yetkili idare tarafından bir ay içinde iptal edilir ve faaliyetlerine son verilir.(...) Tahsisli kamu taşınmazları üzerinde yer alan tesisler için tahsis koşulları uygulanır. Bakanlık tarafından, turizm sektörünün kalkınmasını ve planlı ve kontrollü şekilde gelişimini sağlamak amacıyla sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin karşılanması için kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi ve turizm merkezlerinde bulunan konaklama tesislerinin tür veya kullanım kararı değişikliği ile kapasite artışı durumlarında yatırımcıdan sosyal ve teknik ve benzeri altyapıya katılım payı istenir." hükmüne, "Planlar" başlıklı 7. maddesinde "Bakanlık; kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde her ölçekteki planları yapmaya, yaptırmaya, re’sen onaylamaya ve tadil etmeye yetkilidir. Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde yer alan korunan alanlarda her ölçekteki plan teklifleri sadece Bakanlığa sunulur. İlgili kurul, kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda Bakanlıkça incelenerek uygun görülen planlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilir. Bu planlar, Bakanlık ile mutabakat sağlanarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca ilgili tabiat varlıklarını koruma bölge komisyon kararı da dahil en geç altı ay içinde sonuçlandırılır. Bu alanlarda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından plan hazırlanması veya hazırlattırılması durumunda; Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılacak onamaya esas olmak üzere Bakanlığın uygun görüşü alınır. (...) Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezlerinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak satış, bedelsiz devir, trampa, sınırlı ayni hak tesisi, tahsis, kiralama, sınır ilânı ve değişikliği işlemleri ile çevresel etki yaratacak alt yapı ve üst yapı projelerinden önce Bakanlığın olumlu görüşünün alınması gereklidir. (Ek fıkra: 18/7/2021-7334/5 md.) Turizm merkezleri ve kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinde onaylanacak alt ölçekli planlar ile belirlenecek turizm tesis alanı kullanımları için yatak kapasitesi belirlenmesi esastır." hükmüne, "Denetim yetkisi" başlıklı 30.maddesinde, "Belge talebinde bulunan işletmelerin belgelendirilmesine esas denetimleri, belgeli yatırım ve işletmelerin niteliklerine ilişkin denetimleri ve işletmeleri sınıflandırma yetkisi Bakanlığa aittir." hükmüne, "Belge iptali" başlıklı 34. maddesinde, "Turizm belgesi, aşağıdaki durumlarda Bakanlıkça iptal edilir: ı) Tesisin belgelendirildiği türdeki faaliyetine son verilerek belgelendirilebilecek türler dışında faaliyet gösterilmesi." hükmüne yer verilmiş, 37. maddesinin (A) bendinin (2) numaralı alt bendinde "Turizm yatırımı ve turizm işletmesi belgelerinin verilmesi, bu işletmelerin yönetim, personel ve işletme özellikleri ile uymak zorunda oldukları fiziki şartlar ve diğer konular"ın Cumhurbaşkanı kararı ile yürürlüğe girecek yönetmeliklerle düzenleneceği kurala bağlanmıştır. Yeni turizm tesisi türlerinin gelişmesine olanak sağlanması, mevcut turizm tesislerinin geliştirilmesi, turizm tesislerinin asgari niteliklerinin belirlenmesi, bu tesisler arasında standart birliğinin sağlanması, kalitenin korunması, sürekliliğinin sağlanması ve yükseltilmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 37. maddesinin (A) bendinin (2) numaralı alt bendine dayanılarak hazırlanan Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4.maddesinin (n) bendinde "Turizm işletmesi belgesi: Bu Yönetmelikte nitelikleri belirtilen turizm işletmelerine işletme aşamasında verilen belgeyi ifade eder.", (s) bendinde "Tahsisli kamu taşınmazı: 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamındaki genel ve özel bütçeli kamu idareleri tarafından ön izin, kesin izin, tahsis, irtifak hakkı, kullanma izni veya kiralama sözleşmesi ile turizm tesisi gerçekleştirilmek üzere yatırımcıların kullanımına bırakılan taşınmazları ifade eder." hükmüne, "Turizm belgesinin niteliği" başlıklı 5.maddesinde "Kısmi turizm işletmesi belgesi ve turizm işletmesi belgesi; turizm işletmelerinin bu Yönetmelikte belirtilen nitelikleri sağladığını gösteren belgelerdir." hükmüne, "Kısmi turizm işletmesi belgesi veya turizm işletmesi belgesi talebi" başlıklı 8.,Turizm yatırımı belgesi alınmadan doğrudan kısmi turizm işletmesi belgesi veya turizm işletmesi belgesi başvurularında, 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (g), (ğ) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde ve 7 nci maddede belirtilen bilgi ve belgelere ek olarak, tesis türüne göre aşağıdaki belgeler istenir: a) Özel konaklama tesisi, özel tesis, gastronomi tesisleri için tesis özelliğine ilişkin görsel ve yazılı doküman. b) Gastronomi tesisleri için 26 ncı maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi ile (b) bendinin (6) numaralı alt bendinde belirtilen nitelikleri kanıtlayıcı belgeler. c) (Ek:RG-22/12/2024-32760-CK-9287/2 md.) Tahsisli kamu taşınmazlarında bulunanlar hariç konaklama tesisleri için tapu/tapu kayıt örneği...." hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu Yönetmelik değişikliği ile ana Yönetmeliğin 9. maddesine eklenen 10. fıkrada, "(10) Tabiat parkı, konaklamalı mesire yeri veya konaklamalı orman parkında yapılan konaklama tesislerine, ancak kırsal turizm tesisleri, lüks çadır, kampingler, konaklama amaçlı mesire yerleri ve konaklamalı orman parkları türlerine uygun olması ve aranılan nitelikleri taşıması durumunda turizm belgesi düzenlenebilir." hükmü getirilmiş; 16/03/2023 tarih ve 32134 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/03/2023 tarih ve 6969 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile yürürlüğe konulan Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile ana Yönetmeliğin iptali istenen 9. maddesinin 10. fıkrasının ikinci cümlesi "(Değişik cümle:RG-16/3/2023-32134-C.K.-6969/5 md.) Bakanlıkça tahsis edilenler ve lüks çadır tesisleri dışında ilgili mevzuatları kapsamında diğer bakanlıklar tarafından düzenlenen sözleşmelere konu kırsal turizm tesisi, konaklamalı mesire yeri ve konaklamalı orman parkı tesisleri ile bu Yönetmelikte belirtilen türler dışındaki konaklama içeren diğer tesislerin konaklama ünitelerinin her birinin toplam alanı yirmi metrekareyi geçemez." şeklinde değiştirilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Usul Yönünden: Davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazları yerinde görülmemiştir. Esas Yönünden: 10/01/2023 tarih ve 32069 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, 09/01/2023 tarih ve 6661 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe giren Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile ana Yönetmeliğin 9. maddesine eklenen 10. fıkranın 2. cümlesinin iptali istemi yönünden; Dava konusu Yönetmelik değişikliği ile ana Yönetmeliğin 9. maddesine eklenen 10. fıkranın 2. cümlesinde yer alan "Tabiat parkı, konaklamalı mesire yeri veya konaklamalı orman parkında yapılan konaklama tesislerine, ancak kırsal turizm tesisleri, lüks çadır, kampingler, konaklama amaçlı mesire yerleri ve konaklamalı orman parkları türlerine uygun olması ve aranılan nitelikleri taşıması durumunda turizm belgesi düzenlenebilir." şeklindeki dava konusu düzenlemenin, 16/03/2023 tarih ve 32134 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/03/2023 tarih ve 6969 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile yürürlüğe konulan Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile "Bakanlıkça tahsis edilenler ve lüks çadır tesisleri dışında ilgili mevzuatları kapsamında diğer bakanlıklar tarafından düzenlenen sözleşmelere konu kırsal turizm tesisi, konaklamalı mesire yeri ve konaklamalı orman parkı tesisleri ile bu Yönetmelikte belirtilen türler dışındaki konaklama içeren diğer tesislerin konaklama ünitelerinin her birinin toplam alanı yirmi metrekareyi geçemez." şeklinde değiştirildiği görülmekte olup bu hâliyle davanın konusunun kalmadığı anlaşıldığından, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmamaktadır. 10/01/2023 tarih ve 32069 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, 09/01/2023 tarih ve 6661 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe giren Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile ana Yönetmeliğin 9. maddesine eklenen 10. fıkranın 1. cümlesinin iptali istemi yönünden; Turizm sektörünü düzenleyecek, geliştirecek, dinamik bir yapı ve işleyişe kavuşturacak tertip ve tedbirlerin alınmasını sağlamak amacıyla hazırlanan 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununda bu amaç doğrultusunda turizm sektöründe faaliyet gösteren turizm işletmelerinin anılan Kanun ve diğer mevzuatta yer alan teşvik tedbirleri ile istisna, muafiyet ve haklardan yararlanabilmek için Kültür ve Turizm Bakanlığından turizm yatırımı belgesi veya turizm işletmesi belgesi almaları, konaklama tesislerinin ise faaliyet gösterebilmeleri için turizm işletmesi belgesi almaları zorunlu tutulmuştur. Turizm işletmelerinin belgelendirilmesine ilişkin usul ve esaslar ise anılan Kanunun 37.maddesine dayanılarak, yeni turizm tesisi türlerinin gelişmesine olanak sağlanması, mevcut turizm tesislerinin geliştirilmesi, turizm tesislerinin asgari niteliklerinin belirlenmesi, bu tesisler arasında standart birliğinin sağlanması, kalitenin korunması, sürekliliğinin sağlanması ve yükseltilmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla hazırlanan Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte düzenlenmiştir. Turizm işletmesi belgesinin, adına düzenlendiği işletmenin anılan Yönetmelikte tesis türü için düzenlenmiş olan nitelikleri sağladığını gösteren ve ilgilinin de tesiste söz konusu niteliklerin varlığını kabul etmesini haklı kılan, anılan Kanunun turizmi teşvik amacının yanında turizm tesisleri arasında standart birliğinin sağlanması, kalitenin korunması, sürekliliğinin sağlanması ve yükseltilmesine hizmet eden bir belge niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim anılan Yönetmeliğin 16. maddesinde tesis tanıtımının söz konusu belgeye uygun olarak yapılacağı düzenlenmiştir. Diğer taraftan, turizm tesisleri arasında standart birliğinin sağlanması ve bu hedef doğrultusunda turizm tesislerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tek elden kontrol ve denetiminin sağlanması amacıyla, 2634 sayılı Kanunda Kültür ve Turizm Bakanlığına tanınan imar planı yapma, yaptırma, re’sen onaylama ve tadil etme, alt ölçekli planlar ile belirlenecek turizm tesis alanı kullanımları için yatak kapasitesi belirleme, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezlerinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak satış, bedelsiz devir, trampa, sınırlı ayni hak tesisi, tahsis, kiralama, sınır ilânı ve değişikliği işlemleri ile çevresel etki yaratacak alt yapı ve üst yapı projelerinden önce Bakanlığın olumlu görüşünün alınması zorunluluğu şeklindeki düzenlemelerin yanı sıra turizm işletmesi belgesinin de teşvik amacı yanında turizm tesisleri arasında standart birliğinin sağlanması amacına hizmet ettiği görülmektedir. Dava konusu Yönetmelik değişikliği ile ana Yönetmeliğin 9. maddesine eklenen 10. fıkranın iptali istenilen 1. cümlesinde "Tahsisli kamu taşınmazları üzerinde yer alan tesislere, sözleşmelerinde belirtilen tesis türü dışında turizm belgesi verilmez." düzenlemesine yer verilmiş, "tahsisli kamu taşınmazı" aynı Yönetmeliğin 4.maddesinin (s) bendinde "10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamındaki genel ve özel bütçeli kamu idareleri tarafından ön izin, kesin izin, tahsis, irtifak hakkı, kullanma izni veya kiralama sözleşmesi ile turizm tesisi gerçekleştirilmek üzere yatırımcıların kullanımına bırakılan taşınmazlar" olarak tanımlanmıştır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde veya dışında kalan ve 2634 sayılı Kanun uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edilen kamu taşınmazlarının turizm tesisi gerçekleştirilmek amacıyla yatırımcılara tahsis yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığına ait olduğu, bununla birlikte diğer kamu idareleri tarafından ilgili mevzuatı uyarınca tasarruflarında bulunan taşınmazların ön izin, kesin izin, tahsis, irtifak hakkı, kullanma izni veya kiralama sözleşmesi ile turizm tesisi gerçekleştirilmek üzere yatırımcıların kullanımına bırakılabildikleri anlaşılmaktadır. İptali istenilen düzenleme ile Kültür ve Turizm Bakanlığı dışındaki idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yatırımcıların kullanımına bırakılan tahsisli kamu taşınmazlarında yer alan tesisler için, idare ile yatırımcı arasında düzenlenen sözleşmede yer alan ve yatırımcı tarafından gerçekleştirilmesi öngörülen tesis türü dikkate alınarak turizm işletmesi belgesi düzenlenmesinin zorunlu kılındığı, söz konusu düzenleme ile kamu taşınmazlarının tahsis türüne uygun olarak belgelendirilmesi sağlanarak, tahsis sözleşmesi ile turizm belgesi türünün uyumlu hale getirilmesinin hedeflendiği, söz konusu düzenlemenin gerek 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun turizm sektörünü düzenleyecek, geliştirecek, dinamik bir yapı ve işleyişe kavuşturacak tertip ve tedbirlerin alınmasını sağlamak şeklindeki amacına gerekse de Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin turizm tesisleri arasında standart birliğinin sağlanması amacına katkı sağladığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla,2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun ve Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin yukarıda yer verilen amaç ve ilkelerine uygun olarak ve Kanun hükmünün uygulanması amacıyla yapılan dava konusu düzenlemede üst hukuk normuna ve hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 10/01/2023 tarih ve 32069 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, 09/01/2023 tarih ve 6661 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe giren Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile ana Yönetmeliğin 9. maddesine eklenen 10. fıkranın 2. cümlesinin iptali istemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, aynı fıkranın 1. cümlesi yönünden DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin ... TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, ... TL'sinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 18/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.