10. Hukuk Dairesi 2023/2200 E. , 2024/6423 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1962 E., 2022/1847 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/589 E., 2022/212 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf …
**10. Hukuk Dairesi 2023/2200 E. , 2024/6423 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1962 E., 2022/1847 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/589 E., 2022/212 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm verilmesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... ... Reklamcılık ve Tasarım Hiz. Ltd. Şti. bünyesinde 26.01.2009 tarihinden istifa etmek zorunda bırakıldığı 25.04.2012 tarihine kadar ... Freze Operatörü olarak çalıştığını, Müvekkilinin davalıya ait işyerinde çalışırken 19.12.2010 tarihinde pazar günü saat:11.00 sıralarında davalı işveren firmada ahşap bölümünde malzeme kesimi sırasında ahşap malzemelerin yüklü olduğu tekerlekli arabanın yerini değiştirirken tekerinin kırılması sonucu malzemeler devrilince sağ ve sol ayağından ve omuriliğinden yaralanması biçiminde iş kazası geçirdiğini, ne raporlu iken ne de sonrasında kendisine davalı tarafça yardımcı olunmadığını. Müvekkilin kendi haline bırakıldığını, tedavisi eksik ve yetersiz kaldığını, davalının baskıları ile henüz iyileşmeden ve yeterince istirahat edemeden çalışmak zorunda bırakılarak hem bedenen hem de ruhen zarar gördüğünü beyanla 148.539,87 TL maddi tazminat ile 300.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı işçinin, 02.03.2009 tarihinde müvekkil davalı işverene ait iş yerinde çalışmaya başladığını iş yerindeki görevi ahşap kesim makinesi operatörü olduğunu, davacı işçi, 25.04.2012 tarihinde, "iş yerinden kendi isteği ile ayrıldığını" beyan eden imzalı istifa dilekçesi sunmak suretiyle iş akdini feshetmiştir. Davacı işçinin 19.12.2010 günü tek başına saat 09:30' da iş yerine geldiğini işi ile bir ilgisi bulunmadığı halde, o dönem ahşap bölümü ustası olan ... tarafından istiflenmiş olan, ahşap malzemelerin yüklü olduğu tekerlekli aracın yerini değiştirmek istemiş ve aracın tekerinin kırılması sebebiyle saat 11:00' de sağ ayağından yaralandığını, yani saat 09:30 - 11:00 arası ahşap kesim makinesini kullanarak çalıştığını, işi ile ilgisi olmadığı ve çalışmasına da engel olmadığı halde ahşap malzemelerin yüklü olduğu tekerlekli aracın yerini değiştirmek istediğini ve aracın tekerinin kırılması sebebiyle ahşap malzemelerin devrilmesi sonucu yaralandığını, davacı işçi, kaza günü kendisinden başka iş yerinde bulunan tek çalışan olan güvenlik personeli ...' a telefon ile ulaştığını, ... da iş yerinde bilgi işlem personeli olarak çalışan ...'ya haber verdiğini, ... kendi aracı ile davacı işçiyi Tuzla Devlet Hastanesi'ne götürdüğünü, Tuzla Devlet Hastanesinde 2 gün istirahat ve istirahat bitimi işbaşı verildiğini, davacı işçinin 2 günlük istirahat sonunda 22.12.2010 tarihinde Kartal ... ... Devlet Hastanesinde "sağ ayak bileği ve ayağın ezilme yaralanması" teşhisi ile tedaviye başlandığını ve 29.12.2010 tarihine kadar istirahat verildiğini, kazada kendisinin kusurlu olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda davacının % 20 davalı işverenin % 80 oranında kusurlu olduğu, davacının davaya konu iş kazası nedeni ile % 11 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği kabulünden hareketle davanın kısmen kabulü ile145.570,76 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, ıslaha konu talebin zamanaşımına uğradığı, yöntemince açılmış belirsiz alacak davasının bulunmadığı, davacının gerçek ücreti imzalı ücret bordroları ile sabit olduğu, kusur oranına ilişkin çelişkinin giderilmediği, dava konusu iş kazasında işverenin ve kazalı işçinin kusur oranları ile ilgili birbirini teyit etmeyen, birbirinden farklı iki raporun mevcut olduğu, 04.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda davalı işverenin %80 oranında davacı işçinin %20 oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirdiği, 23.09.2021 tarihli SGK denetmen raporunda davalı işverenin %70 oranında davacı işçinin %30 oranında kusurlu olduğu tespitine yer verildiği, öncelikle bu çelişkinin ortadan kaldırılması ve kusur oranının netleştirilmesi gerektiği, işverenin %80 kusurlu olduğu varsayımına göre yapılan hesaplama hükme esas alınamayacağı şeklindedir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ;"...Davalı vekili manevi tazminat miktarının fahiş olduğu yönünde itirazda bulunmuştur. Yapılan incelemede, olay nedeniyle davacının meslekte kazanma gücünden kaybetme oranının % 11 olarak tespit edilmiş olmasına, davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, olayın oluş şekline ve meydana geldiği tarihe göre, 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine ve hak ve nesafet kuralları uyarınca takdir olunan manevi tazminat miktarının fazla olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile manevi tazminat miktarının 15.000,00 TL olarak takdiri yönünde yeniden hüküm kurulması gerekmiştir...." gerekçesiyle İlk Derece Mahkeme hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm verilmesine "davanın kısmen kabulü ile; b- Maddi tazminat talebinin kabulü ile 145.570,76TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 19.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, c- Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00TL manevi tazimatın haksız fiil tarihi olan 19.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu, istinaf mahkemesince hükmedilen manevi tazminat tutarının az olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi 3. Değerlendirme A) Taraf vekillerinin manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde 300.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, davacı vekilince karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığı, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak davacı lehine 15.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu anlaşılmakla reddine karar verilen 15.000,00 TL ile kabulüne karar verilen 15.000,00 TL 'nin Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; davacı vekilince dava dilekçesinde müvekkilinin iş yerinde ... Freze Operatörü olarak çalıştığının beyan edildiği, Mahkemece emsal ücretin tespitine dair Türk Metal Sendikası ve Birleşik Metal İş Sendikası yazı cevaplarının dosya arasına alındığı başkaca araştırma yapılmasına gerek duyulmadan dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edildiği, İlk Derece Mahkemesince davacının gelirinin davacı tanık beyanına göre (beyan edilen ücretin gelen emsal ücret yazı cevaplarında belirtilen ücretin de altında kalması dikkate alınarak) asgari ücretin 2.11 katı olduğu tespitiyle hesaplama yapan 10.11.2020 tarihli hesap bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle karar verildiği anlaşılmaktadır. İş kazasına maruz kalan sigortalının veya ölümü halinde desteği altında bulunanların maddi zararılarının hesabında gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı iş yeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir. Somut olayda, davacının sendika üyesi olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığına göre emsal ücretin tespitinde sendika yazı cevapları ile yetinilerek davacı ücretinin davacı tanık beyanına göre tespiti ve hesaplanması hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; işçinin yaşı, işi, iş yerindeki kıdemi, mesleki kıdemi belirtilmek suretiyle meslek odalarından ve TÜİK’den sigortalının alabileceği ücretleri araştırmak ve bu suretle kazalının ücretini tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlemek, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde davacının temyiz isteminin bulunmaması nedeniyle 10.11.2020 tarihli kök bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihleri değiştirilmeden hesaplama yapılması gerektiğini göz önünde bulundurmak suretiyle taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Taraf vekillerinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin maddi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesi yönünden ; Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine , Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.