11. Ceza Dairesi 2016/5528 E. , 2016/5381 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : Sanıklar hakkında 2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan düşme Sanıklar hakkında 2005-2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan mahkumiyet I. Sanıklar hakkında 2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan düşme kararına karşı katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 say
**11. Ceza Dairesi 2016/5528 E. , 2016/5381 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : Sanıklar hakkında 2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan düşme Sanıklar hakkında 2005-2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan mahkumiyet I. Sanıklar hakkında 2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan düşme kararına karşı katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanıklara yüklenen “2004 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle düşürüldüğü gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II. Sanıklar hakkında 2005-2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan mahkumiyet kararlarına karşı sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; 1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 34, 230 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 308/7. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanıkların eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Kabule göre de; a. Sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun ... Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, dosya içine faturaların konulmadığı görülmekle; suça konu faturalar veya onaylı suretlerinin dosya içerisine alınıp, incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yetinilerek mahkumiyet kararı verilmesi, b. Sanıkların, 2005 ve 2006 takvim yıllarında KDV beyannamelerine göre her takvim yılında birden çok sahte fatura düzenledikleri anlaşıldığı halde, her eylem için zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, c. 5237 sayılı TCK'nun 51/7. maddesinde “hükümlünün deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin” belirtilmesi karşısında, mahkemece “denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde sanığın ertelenen cezasının tamamen infazına" denilerek infaz aşamasını da kısıtlayacak şekilde hüküm tesis edilmesi, d. 2006 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçu yönünden, ...'in adli sicil kaydında bulunan ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/454 esas ve 2006/74 karar sayılı, 19.04.2006 kesinleşme tarihli 18 ay hapis cezasına ilişkin sabıkasının tekerrüre esas alınması gerektiği ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil ettiğinin gözetilmemesi, e. Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiği gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, f. Kısa kararda sanık ... hakkında 2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemekten ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulduğu halde, gerekçeli karada 2005 takvim yılından hüküm kurulurken 2006 takvim yılının da ayrıca yazılarak hükmün karıştırılması, Yasaya aykırı, sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.