8. Ceza Dairesi 2009/12682 E. , 2011/14862 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Parada sahtecilik HÜKÜM : Sanık ...'ın hükümlülüğüne, ertelemeye ve müsadereye Sanık ...'in hükümlülüğüne ve müsadereye Gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin yapılan incele- mede: Sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyetinin erteli olup adli sicilden si- linme koşullarının gerçekleşmediği ve infaz edilmediği anlaşılmakla, tebliğnamede yer alan ( 2/b ) no.lu boz…
**8. Ceza Dairesi 2009/12682 E. , 2011/14862 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Parada sahtecilik HÜKÜM : Sanık ...'ın hükümlülüğüne, ertelemeye ve müsadereye Sanık ...'in hükümlülüğüne ve müsadereye Gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin yapılan incele- mede: Sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyetinin erteli olup adli sicilden si- linme koşullarının gerçekleşmediği ve infaz edilmediği anlaşılmakla, tebliğnamede yer alan ( 2/b ) no.lu bozma düşüncesine katılınmamıştır. Kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle CMK.nun 231. madde- sinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında; yapılan yargılamaya, toplanan kanıtlara, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak: a) Sanık hakkında tayin olunan tam gün para cezası adli para cezasına çevrilirken, uygulanan yasa ve maddesinin gösterilmemesi ve 100 TL adli para cezasına hükmolunması gerekirken, hesapta yanılgı sonucu 80 TL'sına hükmolunması, b) TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yet- kilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye ka- dar hak yoksunluğuna hükmolunması, c) 5237 sayılı TCK.nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilen suça konu sahte paraların 5320 sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca T.C Merkez Ban- kasına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde sadece müsa- dere kararı ile yetinilmesi, Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, tam gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin hüküm fıkrasına “5237 sayılı TCK.nun 52. maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi ve 80 lira adli para cezasının 100 liraya çıkarılması; hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmesi ve hüküm fıkrasına 5237 sayılı TCK.nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar veri- len suça konu sahte paraların, "5320 sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere Merkez Bankasına gönderilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 2. Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin temyizlere gelince: Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi ve bu maddenin 6. fık- rasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince de- ğerlendirme yapılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, C.Savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 07.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.