T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1319 KARAR NO : 2026/762 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/02/2025 NUMARASI : 2023/415 E - 2025/87 K DAVA: Menfi Tespit BİRLEŞEN İSTANBUL 3. ATM'NİN 2023/507 E., 2023/398 K. SAYILI DOSYASINDA DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 16/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derec…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1319 KARAR NO : 2026/762 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/02/2025 NUMARASI : 2023/415 E - 2025/87 K DAVA: Menfi Tespit BİRLEŞEN İSTANBUL 3. ATM'NİN 2023/507 E., 2023/398 K. SAYILI DOSYASINDA DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 16/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;müvekkilinin özel okul vasıflı işletmesini İstanbul 29. Noterliği’nin 26.08.2022 tarihli ve ... yevmiye no’lu işletme devir sözleşmesi ile fiilen devralarak işletmeye başladığını, mezkûr kullanım yerinde dava dışı ... ...A.Ş.’nin ticarethane grubu sözleşmeli abonesi olarak elektrik enerjisi kullanmakta olduğunu, davalı şirket tarafından, müvekkilinin mezkûr kullanım yerinde kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile hakkında ... numaralı kaçak/usulsüz elektrik kullanımı tespit tutanağı düzenlenmiş ve bu tutanağa dayanılarak tanzim edilen 06.06.2023 tarihli, ... no’lu ve 841.163,33-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ile müvekkili adına kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirilmiş olduğunu, öncelikle müvekkili şirketin “eğitim” faaliyeti gösterilen kullanım yerinde, okulların tatil edildiği dönemlerde faaliyeti tamamen durduğundan bu duruma bağlı olarak elektrik enerjisi tüketiminde ciddi düşüşler olup keyfiyetin tanık beyanları, keşif ve sair deliller ile sübuta ereceğini, ayrıca; kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı içeriğindeki, gerek mahalde tespit edilen elektrikli cihazlar ve gerekse bu cihazların güç değerleri yönünden gerçeğe aykırı olarak düzenlenmiş olup ,bu hususun kullanım yerini gösterir video kaydı, tanık beyanları, keşif ve bilirkişi incelemesi ile sübuta ereceğini, açıklanan nedenlerle; HMK.m.109 hükmü uyarınca kısmi dava olarak “fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak” kaydıyla; müvekkilinin, davalı tarafından düzenlenen 06.06.2023 tarihli, ... no’lu ve 841.163,33-TL bedelli fatura ile borç olarak tahakkuk ettirilen 841.163,33-TL’nın şimdilik 500-TL kısmından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında yapılan işlemlerin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve mevzuata uygun olup, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket görevlilerince yapılan tespitlerde elektrik dağıtım sistemine müdahale edilerek harici hat vasıtasıyla sayaçtan elektrik geçirilmeksizin tüketilen enerji miktarının ölçülmesini engelleyecek şekilde dağıtım sisteminden direkt olarak elektrik kullanıldığı tespit edilmiş ve kaçak elektrik tutanağı düzenlenmiş olduğunu beyanla , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Dava; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kullanımında olan adreste müvekkili şirket ekiplerince yapılan kontrollerde; ''...Kullanım yerinde sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde kaçak elektrik enerji tüketildiği..'' hususunun tespit edilmesi üzerine Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edilmiş olduğunu, dava konusu kaçak elektrik tespit tutanağının tanzim edildiği tarihte yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca hesaplama yapılarak icra takibine konu kaçak elektrik tüketim faturası tahakkuk ettirilmiş olduğunu, davalı borçlu aleyhine tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderilmiş olduğunu, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durmuş olduğunu,itirazın haksız olduğunu beyanla, takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamını, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ... tesisat/hizmet no’lu mezkûr kullanım yerinde, dava dışı lisanslı elektrik tedarik şirketi olan ... ...A.Ş.’nin 27.04.2022 tarihli elektrik enerjisi satış sözleşmesi ve 2023/2-3-4-5-6 dönemleri normal elektrik tüketimi faturalarından anlaşıldığı üzere ticarethane grubu sözleşmeli abonesi olarak elektrik enerjisi kullanmakta iken, - dava dilekçesinde belirtildiği üzere - elektrik dağıtım şirketi olan davalı-birleşen davada davacı tarafından, “kulanım yerinde sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde kaçak elektrik enerjisi tüketildiği” iddiasıyla 05.06.2023 tarih ve ... seri no’lu kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiş olduğunu,davacı-birleşen davada davalı müvekkili şirket tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılmamış olmakla birlikte, bir an için aksi kabule göre; müvekkili şirketin temsil ve ilzama yetkili temsilcisi olan birleşen davada davalı gerçek kişi müvekkilinin, takip ve dava konusu kaçak elektrik bedelinden hukuken sorumlu olmadığını beyanla,daavanın reddine, davacının kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; 1-Asıl Davanın Kısmen Kabulü İle; davalı tarafından düzenlenen 06.06.2023 tarihli, son ödeme tarihi 16.06.2023 olan 841.163,33TL fatura bedelinden dolayı davacının davalıya 500,-TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Birleşen Davanın Kısmen Kabulü İle; a)Küçükçekmece İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında, davalıların 826.109,51TL asıl alacak,740,06 TL takip tarihine kadar işlemiş avans faizi ve 122,21 TL faizin KDV’si olmak üzere toplam 826.982,78 TL alacak için yaptığı itirazın İPTALİNE, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %30 oranını geçmemek üzere avans faizi ve faizin % 18 KDV’si uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, b)Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, şeklinde hüküm kurulmuştur. Mahkemece verilen kararı,taraf vekilleri istinaf etmiştir. 1-Birleşen dosyadaki davacı -davalı ... vekilince katılma yolu ile verilen istinaf dilekçesinde özetle;hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaçak elektrik tüketim bedeli ile faiz miktarının eksik ve hatalı hesaplanmış olduğu, müvekkili kurum hesabı ile bilirkişi heyeti hesabı arasında kaçak tüketim miktarı ve hesaplama yöntemi açısından hiçbir fark bulunmadığı, ancak KDV ve BTV matrahları ile hesaplanan asıl alacak tutarına işletilen faiz türü bakımından fark bulunduğu,hesaplanan kaçak elektrik tüketim bedeline gecikme zammı oranınca faiz işletilmesi gerektiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinde yapılan 14/01/2025 tarihli değişiklik ile Yönetmeliğin "Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi" başlıklı Yedinci Bölümünde yer alan "ödeme" başlıklı 47. maddesine "(5) (Ek:RG-14/1/2025-32782) Bu madde kapsamında dağıtım şirketi tarafından bu Yönetmelikte belirlenen oranı aşmamak üzere, gecikme zammı günlük olarak uygulanır." fıkrası eklendiği,bu itibarla uygulanacak faiz oranına ilişkin olarak yasal faiz, ticari faiz veya avans faizi işletileceği yönündeki görüşlerin geçerliliği kalmadığı, açıklanan nedenlerle bilirkişi raporunda ticari faiz üzerinden yapılan faiz hesabının hatalı olduğu, ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. 2- Davalı-asıl dosya davacısı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 02.10.2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların mahkemece dikkate alınmadığı, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda, dosyadaki fotoğraf ve video görüntülerinin, kaçak elektrik kullanım iddiasını teknik yönden ispata elverişli ve yeterli mahiyette ve nitelikte olup olmadığına dair teknik yönden hiçbir inceleme, izah ve değerlendirme yapılmaksızın, objektif bilgi ve verilere dayalı gerekçelere yer verilmeksizin, tamamen soyut ve sübjektif kanaat içerir mahiyette “davalı kurumca yapılan kaçak tespit sürecinin yönetmeliğe uygun olduğu” ifade edilmiş olup, raporun yargı denetimine elverişli olmadığı, uyuşmazlığın temyiz mercii olan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin “güncel” nitelikli emsal içtihatlarına göre, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olan kaçak elektrik tespit tutanağı, aksi ispatlanıncaya kadar geçerli olan belgelerden olmadığı gibi kaçak elektrik kullanım iddiasını ispat yükü, EPTHY.m.43/5 hükmü ile genel ispat kuralları (TMK.m.6, HMK. m.190) birlikte değerlee olduğu, ilk derece mahkemesince, bilirkişi raporunda yer verilen bu görüş doğrultusunda kaçak elektrik tüketim bedelinin 826.109,51-TL olduğu kabulü ile sonuca gidilmiş ise de , 02.10.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunun hüküm tesisine elverişli olmadığı, kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında “güç değeri” olarak, akım değerlerine göre belirlenen 23,83 kW gücün - EPTHY.m.44/2-b hükmüne göre - kullanma faktörü olan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan 14,29 kW değerin esas alınması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda, harici hattan enerji aldığı iddia edilen cihazların, davalı / birleşen davada davacı şirket görevlilerince düzenlenen tutanakta belirtilen güç değeri olan 79,85 kW değerin esas alınmasının EPTHY hükümlerine aykırı olduğu, bu durumda, tutanakta belirtilen 79,85 kW güç değerinin, gerçek ve doğru güç değeri olup olmadığına dair teknik yönden hiçbir inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın, doğrudan davalı / birleşen davada davacı şirket çalışanları tarafından tutanakta gösterilen yüksek güç değerlerine göre hesaplama yapılmasının hukuken mümkün olmadığı, davalı şirket görevlilerince tanzim olunan tutanakta, harici hatta bulunduğu iddia edilen cihazların güç değerinin yaklaşık 6 kat fazla gösterildiğinin açıkça anlaşıldığı, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/13 E. sayılı dava dosyasından yapılan yargılamada, kullanım yerinde icra edilen keşif neticesinde tanzim olunan iki farklı bilirkişi heyet raporundaki tespitlerde, işletmenin kurulu güç değerinin ancak 15,5 kW olabileceği yönünde görüş bildirilmiş olduğu,diğer yandan , kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında “süre” olarak, endeks kayıtlarının incelenmesi neticesinde tespit edilecek kullanım süresinin esas alınması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, doğrudan davalı/birleşen davada davacı şirket tarafından sunulan hesap bülteninde belirtilen süre olan 174 gün sürenin esas alınmasının EPTHY hükümlerine aykırı olduğu, ayrıca somut olayda uygulama yeri olmayan EPTHY.m.46/3 hükmüne göre, kaçak elektrik tüketim miktarının tamamı için tarifede öngörülen birim fiyatların 2 katı esas alınmak suretiyle hesaplama yapılmış olmasının EPTHY hükümlerine aykırı olduğu, Ayrıca müvekkili şirketin temsil ve ilzama yetkili temsilcisi müvekkil ..., - birleşen dava dilekçesindeki haksız ve hukuksal mesnetten yoksun iddianın aksine kaçak elektrik bedelinden hukuken sorumlu olmadığı, buna karşılık müvekkil şirketin temsilcisi müvekkili ... ise, iddia edilen kaçak elektrik kullanımı eyleminin maddi ve/veya manevi yönden asli ve/veya fer-i faili olmadığı, iddia edilen eylemin gerçekleşmesinde kusurlu hiçbir hareket sergilemediği gibi iddia edilen eylem sebebiyle bir ceza mahkemesince mahküm da edilmemiştir ve öyle ki birleşen dosya davacısı ... tarafından aksi yönde ileri sürülmüş herhangi bir iddia ve delil de bulunmadığı, buna rağmen müvekkili ... yönünden, hiçbir gerekçeye yer verilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu şeklinde istinaf sebepleri ileri sürülerek, kararın kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Asıl dava ; menfi tesbit ,birleşen dava itirazın iptali talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan Küçükçekmece İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; birleşen davada davacı tarafından davalılar hakkında 841.163,33 TL kaçak elektrik bedeli, 2.102,91 TL gecikme cezası, 378,52 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 843.644,76 TL alacak için ilamsız icra takibi yapılmış, davalı-borçluların itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;davacı ... Kurumunun "Zafer Mah. .... Sk. No:.. Esenyurt/İstanbul ticarethane adresinde bulunan ... hizmet dağıtım noktasına ilişkin tedarikçi dava dışı ... şirketi ile 01.06.2022 tarihinden başlamak üzere 24 ay süre ile geçerli elektrik abonelik sözleşmesi imzalamış olduğu görülmüştür. ... görevlileri tarafından davalıya ait ticarethanede 05.06.2023 tarihinde yapılan denetimlerde ilgili kullanım yerinde perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken harici hat çekmek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketildiği tespiti yapıldığından bahisle davalı şirket hakkında ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı tutulmuş ve sonrasında 841.163,33 TL bedelli kaçak tüketim faturası tahakkuk ettirilmiştir. Mahkemece yargılamada bilirkişi raporları alınmıştır. 1-Elektrik mühendisi bilirkişi raporunda ; "Davalı yetkili dağıtım şirketi görevlilerince, 05.06.2023 tarihinde "Zafer Mah. ... Sk. No... Esenyurt/İstanbul" adresinde bulunan işyerinde (Ticarethane) kurulu ... no.lu hizmet bağlantı noktasında yapılan kontrollerde, Davacı tüketicinin sözleşmeli sayacın giriş sigortasından (sayaçtan geçirmeden) harici hat çekerek enerji kullandığının tespit edildiği ve tespite istinaden Davacı adına 05.06.2023 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, tespit esnasında sayaçtan geçirilmeden harici hattan enerji kullanıldığına ilişkin video görüntülerinin mevcut olduğu, işbu tespitin aksini gösterecek herhangi bir somut belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42/1-b maddesinde; ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketilmesinin kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; Davacının “sayaçtan geçirilmeden harici hattan enerji kullanımı” sebebiyle kaçak elektrik enerjisi tüketimi gerçekleştirmiş olduğu, 05.06.2023 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden, davalı yetkili dağıtım şirketi görevlileri tarafından kaçak tüketim bedelinin 841.163,33 TL olarak belirlendiği, kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca ve Tutanak tarihinde (05.06.2023) EPDK Elektrik Faturaların Esas Tarife Tablosunda belirtilen birim fiyatlar dikkate alınarak kaçak tüketim bedelinin 831.337,55 TL hesaplandığı, 16.06.2023 fatura son ödeme tarihinden 19.06.2023 icra takip tarihine kadar gecikmiş gün faizi 2.078,34 TL (yıllık %30) ve Faizin KDV’ si 374,10 TL olmak üzere toplam alacak bedelinin 833.789,99 TL olduğu, davalı tarafından tahakkuk edilen kaçak tüketim bedelinin biraz yüksek çıkması sebebinin aktif enerji bedeli hesabında kaçak tüketim miktarının yalnızca yüksek kademe birim fiyatı ile çarpılmasından kaynaklandığı ancak, 174 gün kaçak enerji kullanımına denk gelen (30kWh/günX174 gün) 5220kW tüketim miktarının düşük kademe birim fiyatı üzerinden hesaplanması, kalan tüketim miktarının yüksek kademe tüketim miktarından hesaplanması gerektiği..."şeklinde görüş bildirilmiştir. 2-İtiraz üzerine elektrik mühendisi bilirkişilerden oluşturulan heyet tarafından hazırlanan 02.10.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "...1-Davacının , 05.06.2023 tarih ... seri No lu Kaçak Tespit Tutanağı ile tespit edilen sayaç harici hat çekmek sureti ile yaptığı elektrik tüketiminin, o tarihte yürürlükte olan 30.05.2018 tarihli EPTHY’nin 42-1- b. Maddesine göre kaçak elektrik tüketimi olduğu, davacının dava konusu kaçak elektrik tüketim bedeli ödeme yükümlülüğünün 16.06.2023 fatura son ödeme tarihi itibarıyla 826.109,51 TL, Davacının menfi tespit davası bakımından fatura bedeli 841.163,33 TL olduğundan, davacının ( 841.163,33 TL .- 826.109,51 TL =) 15.053,82 TL için borçlu olmadığının tespitini isteyebileceği, Birleşen itirazın iptali davasında, davalı Kutlu Eğitim Kurumları’nın icra takip tarihi itibariyle kaçak elektrik bedeli ödeme yükümlülüğünün, 826.109,51 TL asıl alacak, 740,06 TL gecikme faizi ,KDV 133,21 TL olmak üzere,toplam 826.892,78 TL olduğu ,takip talebi 843,644,76 TL, takip tarihi itibariyle davalının hesaplanan ödeme yükümlülüğü 826.932,78 TL olduğundan davalının (843,644,76 TL - 826.932,78 TL=) 16.711,98 TL için itirazının iptalinin istenemeyeceği , dolayısıyla davalının itirazın iptali davası bakımından bu tutar üzerinden borçlu olmadığının tespitini isteyebileceği..." mütalaası beyan edilmiştir. Somut olayda uygulanması gereken 30.05.2018 tarihli ''Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-b maddesinde kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri arasında " Perakende satış sözleşmesi veya anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerji etmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak sayılmıştır. Davacı-davalı şirketin ,dosyadaki belgelere göre , sayaç harici bir hat çekerek elektrik enerjisi tükettiği anlaşılmış olup,bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Kaçak elektrik tüketim miktarının nasıl hesaplanacağı Yönetmeliğin 44. maddesinde düzenlenmiştir.3-Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması EPTHY MADDE 44 - (3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır şeklinde düzenlendiğinden ,davalı-davacı ... elemanlarınca (kaçak tutanağına ekli güç tesbit tutanağına göre )bu hat üzerinden beslenen cihazların gücü 79850 W tespit edildiğinden, bilirkişi kurulunca kaçak elektrik tüketim miktarının bu değer üzerinden hesaplanmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. EPTHY MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez a) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.Bilirkişi kurulunca; " davalı-davacı ... A.Ş , enerji dağıtım şirketi olması sebebi ile davacının sözleşmesi bulunan Elektra Enerjiye ödediği tüketim faturaları sayaçtan geçirilerek kullanılan enerji bedelidir. Ancak sayaçtan geçirmeden harici hat vasıtası ile kullanılan elektrik davalı kurumun sorumluluğundadır. " şeklindeki kabul ile hesaplama yapılması ve kaçak süresi olarak 174 günlük sürenin esas alınması dosya kapsamı ve mevzuata uygundur.Ayrıca ,gecikme zammı uygulaması sözleşme uyarınca tüketilen enerji bedelinin ödenmemesi halinde (sözleşmede açık hüküm bulunması ,oranlarının gösterilmesi koşulu ile) istenebilecek bir faiz türü olup,kaçak tüketim halinde gecikme zammı uygulanamayacağından, tarafların sıfatına göre avans faizi hesaplaması ile sonuca gidilmesinde ve kaçak kullanım haksız fiil olduğundan alacak likit bulunmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporu kaçak kullanım şeklinin tesbiti ile ,yine yönetmelik hükümlerine göre hesaplama içerdiğinden,mahkemece bu sabeple hükme esas alınmasında usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından ,taraf şirketler vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı gösterilen ... yönünden ileri sürülen istinaf sebeplerinin incelenmesinde ; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2013/5476 Esas- 2013/8924 Karar nolu ilamında belirtildiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanunu'nda düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Somut olayda ; davacı-davalı şirkete ait belgelere göre (vekaletnameler ve ekleri) ,davalı olarak gösterilen ...'nun 20/02/2023 tarihinden itibaren ve tutanak tarihinde ,davalı şirketin temsilcisi -yöneticisi olduğu anlaşılmaktadır. Tüzel kişi organı gerçek kişinin haksız fiilden sorumlu tutulabilmesi için yönetici olması gereklidir.Mahkemece ,davalı gerçek kişinin sözkonusu borçtan sorumluluğu cihetine gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, tarafların istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı ve davalı tarafların istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Asıl dava yönünden; Davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Birleşen dava yönünden; Davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalıdan alınması gereken 56.491,19 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 14.122,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 42.368,39 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkerelerinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf masrafının istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/03/2026