Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13908 E. , 2024/1176 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13908 Karar No : 2024/1176 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... Bakanlığı ... VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL)... VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Çimento Yalıtım Yapı Malzemeleri İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyi…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13908 E. , 2024/1176 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13908 Karar No : 2024/1176 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... Bakanlığı ... VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL)... VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Çimento Yalıtım Yapı Malzemeleri İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bursa İli, ... İlçesi, ... Mahallesi mevkiinde ... tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "S:... ve S:... nolu Kalker Ocakları ve Kırma-Eleme Tesisi" projesine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çed Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; ...İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile işbu dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, ruhsat sahası ve ÇED alanında ulusal mevzuata ve uluslararası standartlara uygun yapılması gerekli olan gözlem kuyularının yapılmamış olması nedeniyle yeraltı suyunun çalışmalardan hangi ölçüde etkileneceğinin ortaya konulmadığı, ÇED Raporunda proje sahası civarında çok sayıda çeşme, kaynak ve kuyunun varlığından bahsedilmesine karşın, bunların çalışmalardan ne denli etkileneceği ile ilgili bir çalışmaya rastlanılmadığı, üretim faaliyetinin bir bölümünün yeraltı suyuna girmesi olasılığı nedeniyle Hidrolojik açıdan oluşacak olumsuz etkinin yasal sınırlar içerisinde kalmadığı, tarım ve hayvancılığın, yapılacak madencilik faaliyeti nedeni ile oluşacak gürültü ve tozdan olumsuz etkileneceği, tarım topraklarında yetiştirilen ürünlerin verimsizleşeceği, ÇED raporunda yer alan proje alanının florasına ilişkin bilgilerin eksiklikler içerdiği, bilimsel açıdan yeterli olmadığı, yer örtücü bitki türlerinin madencilik faaliyetlerinden etkilenme düzeylerine ÇED raporunda yer verilmediği, bitki türlerinin doğal ortamında veya doğal ortamı dışında koruma tedbirlerinin neler olabileceği ve proje sahası ile ilgili olarak hangi tekniğin daha elverişli olacağının ÇED raporunda belirtilmediği, sonuç olarak ÇED raporunda florayı oluşturan biyoçeşitliliğin sağlıklı ve doğru olarak raporlanmadığı, dolayısıyla müdahil şirket tarafından gerçekleştirilmesi planlanan ve ÇED olumlu kararına konu olan projenin çevresel etkilerinin yeterince irdelenmediği, bu konuda hazırlanan ÇED raporunun da bilimsel ve teknik yönden tatmin edici düzeyde yeterli bilgileri ihtiva etmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka uygun bulunmayan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1-(Davalı) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, bilirkişi raporuna karşı ileri sürülen itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığı, proje kapsamında yer altı sularına ilişkin olarak DSİ'nin olumlu görüşünün mevcut olduğu, çeşme, kaynak, kuyu suyu vs. gibi su yapılarının ÇED raporunda detaylı olarak incelendiği, patlatma, toz oluşumu, titreşim vs.etkilerin hesaplandığı, faaliyetin henüz başlamaması nedeniyle herhangi bir izleme, ölçüm vs.yapılmamış olduğu, Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün projeye ilişkin olumlu görüş bildirdiği, ÇED raporunda toz ve gürültü oluşumuna ilişkin olarak ilgili mevzuat kapsamında gerekli hesaplamaların yapılarak mevzuattaki sınır değerlerin sağlandığının görüldüğü, ÇED raporu kapsamında ekolojik dengenin projeden nasıl etkileneceğini ortaya koymak amacıyla Madencilik Değerlendirme Raporunun hazırlanmış olduğu, rapor kapsamında yapılan çalışmaların literatür ve saha çalışmaları sonucu elde edilen bilimsel ve teknik verileri içerdiği ve konuyla ilgili kurumlar tarafından ilgili mevzuat kapsamında incelenerek olumlu görüş verildiği ileri sürülmektedir. 2- Davalı Yanında Müdahil tarafından; davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayanlar arasında biyolog sıfatıyla yer alan uzmanın biyoloji lisansının bulunmadığı, botanik alanında akademik uzmanlığının da bulunmadığı, bu bedenle, flora alanında uzmanlaşmış bir bilirkişiden ek rapor alınması ya da yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, bilirkişiler tarafından projenin etki alanının belirlemek amacıyla bir ön çalışma yapılmamış olduğu, bilirkişilerin koruma alanlarını hatalı olarak tespit ettikleri bu tespite dayalı olarak yaptıkları değerlendirmelerin de hatalı olduğu, Bostanlı Deresine ilişkin olarak ÇED raporunda gerekli önlem ve taahhütlere yer verildiği, bilirkişilerin bu hususta hangi önlemlerin eksik olduğunu belirtmeleri gerektiği, 5403 sayılı Toprak Koruma Kanununda, toprak koruma projelerinin girişim ve yatırım sürecinde hazırlanacağının öngörüldüğü, farklı tali havzalarda olan ve proje alanı ile ilgisi olmayan kaynak ve çeşmelerden yapılacak izlemelerin temsil edici olmayacağı, rapordaki tüm su yapılarının uzun mesafeli koruma alanları içinde yer aldığı ve ilgili kurumlardan olumlu görüşlerin alındığı, rasat kuyusu açılmasının DSİ'nin talebi olduğu, yer altı suyu eğiminin değişiklik gösterdiği topografya ile yer altı suyu seviyesinin yaklaşık olarak aynı doğrultuda gittiği, projenin ekosistem flora ve fauna üzerine etkilerine ilişkin olarak ÇED raporunda gerekli taahhütlerin verildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlığın çözümü amacıyla, dava dilekçesindeki iddialar ve proje alanının özellikleri dikkate alınmak suretiyle oluşturulacak bilirkişi heyetiyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bunun sonucunda düzenlenecek raporun incelenmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 22/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Uyuşmazlığın çözümü amacıyla, dava dilekçesindeki iddialar ve proje alanının özellikleri dikkate alınmak suretiyle Dairemizce oluşturulacak bilirkişi heyetiyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bunun sonucunda düzenlenecek raporun incelenmesi suretiyle Mahkeme kararı kaldırılarak uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Dairemiz kararına katılmıyorum.