Başvuru, taşınmazın bulunduğu alanın nâzım imar planında bölge parkı olarak belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, plana karşı açılan davada bilirkişi incelemesi yapılmaması nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, taşınmazın bulunduğu alanın nâzım imar planında bölge parkı olarak belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, plana karşı açılan davada bilirkişi incelemesi yapılmaması nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 2/8/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun maliki olduğu Bursa'nın Gemlik ilçesi sınırları içinde yer alan taşınmazı da kapsayan alan, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin 16/11/2006 tarihli kararıyla kabul edilen 1/000 ölçekli Gemlik Bölgesi Nâzım İmar Planı ile bölge parkı olarak belirlenmiştir. Başvurucu tarafından, askı süresi içerisinde yaptığı itiraza cevap verilmemesi üzerine imar planının iptali istemiyle 26/3/2007 tarihinde Bursa İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açılmıştır. Mahkemece 29/2/2008 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, uyuşmazlığa konu taşınmaza yönelik imar planında imar mevzuatına, şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtilmiştir. Başvurucu tarafından temyiz edilen karar, Danıştay Altıncı Dairesinin (Daire) 4/5/2009 tarihli kararı ile onanmıştır. Kararın düzeltilmesi istemi ise Dairece yerinde görülerek 21/2/2013 tarihinde Mahkeme kararının bozulmasına hükmedilmiştir. Kararın gerekçesinde; aynı planın iptali istemiyle açılan başka bir davada, dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve kararın temyiz ile kararın düzeltilmesi aşamalarından geçerek kesinleştiği vurgulanarak söz konusu karardaki gerekçeler doğrultusunda yeniden karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak uyuşmazlığa konu taşınmazı da kapsayan planlama alanının bütününe yönelik olarak açılan davada, planın tamamının iptal edildiği ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle 25/10/2013 tarihinde konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Başvurucu tarafından temyiz edilen karar, Dairenin 18/5/2015 tarihli kararı ile onanmış; kararın düzeltilmesi istemi ise yerinde görülerek Dairenin 7/6/2017 tarihli kararı ile Mahkeme kararı bozulmuştur. Kararın gerekçesinde, Mahkemece kararına dayanak olarak alınan idare mahkemesi kararının farklı kullanım kararlarına ve farklı alana yönelik olduğu, bölge parkı kullanım kararına ilişkin herhangi bir aykırılık tespitinin ve iptal kararının bulunmadığı ve bu nedenle Mahkemece söz konusu husustan bağımsız bir inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme tarafından bozma kararına uyularak 31/10/2017 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde özetle; uyuşmazlığa konu 112 ada 1 parsele komşu olan 111 ada 3 parsel için yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 17/12/2007 tarihli Bilirkişi Raporunun dayanak alındığı vurgulanmıştır. Söz konusu Raporda, yaklaşık olarak 000 m²lik bir alanı kapsayan bölge parkının 000 m²sinin kamu arazisi, 000 m²sinin özel mülkiyet olduğu, taşınmazın bulunduğu alanın sazlık ve kumluk alan olduğu, ayrıca bölge parkına tahsis edilen özel mülkiyetteki taşınmazların askerî bölge ile konut alanları arasında tampon bölge oluşturduğu belirtilmiştir. Yapılan değerlendirmede uyuşmazlığa konu alanın gerek ulaşım akslarına yakınlığı gerekse bir bütün olarak planlanmış olan bölge parkı sürekliliğinin içinde yer almasının ileride oluşturulacak kentsel tasarım ve peyzaj düzenlemesi ile kent yaşamına katılması nedeniyle kent ve kentlinin büyük ölçekli park ihtiyacını karşılayacağı, tüm kentten erişirliğin rahatlıkla sağlanacağı vurgulanmıştır. Ayrıca bölge parkının Bursa kentine araçla 30-60 dakikalık bir mesafede bulunması gerekliliğini de sağladığı, büyüklük açısından da bölge parkı olmaya elverişli olduğu ve üst ölçekli planlara da uygun bulunduğu kanaatine yer verilmiştir. Mahkemece de Bilirkişi Raporundaki tespitler doğrultusunda, uyuşmazlığa konu imar planında imar mevzuatına, şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı ifade edilmiştir. Başvurucu tarafından temyiz edilen karar, Dairenin 28/11/2018 tarihli kararı ile onanmış; kararın düzeltilmesi istemi de yine Dairenin 28/5/2019 tarihli kararı ile reddedilerek karar kesinleşmiştir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede, yargılama sürecinde vekil olarak görev yapan ve bireysel başvuruda da vekil olarak başvurucuyu temsil eden başvurucunun avukatı Ayfer Uzunırmak tarafından ilgili kararın 2/7/2019 günü saat 21’de açılarak okunduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte Dairenin nihai kararı 5/7/2019 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 2/8/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.