9. Ceza Dairesi 2024/1386 E. , 2024/4835 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/998 E. 2023/1069 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi
**9. Ceza Dairesi 2024/1386 E. , 2024/4835 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/998 E. 2023/1069 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 103/3-c, 103/4, 43/1, 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.08.2023 tarihli ve 2023/189 Esas, 2023/328 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/2,3-c, 43/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 36 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi 24.10.2023 tarihli ve 2023/998 Esas, 2023/1069 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen kararın "Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle red edilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş ancak; TCK'nın 61/7.maddesi gereğince süreli hapis cezası gerektiren bir suçtan dolayı verilen sonuç ceza 30 yıldan fazla olamayacağı halde mahkemece 36 yıl hapis cezası belirlenmiş olmakla, bu husus hukuka aykırı ise de yeniden yargılama yapılmadan Dairemizce düzeltilebileceğinden ilk derece mahkemesi hüküm fıkrasından; '4-Sanığın eylemi aynı suç işleme kararının icrası kapsamında aynı katılana karşı değişik zamanlarda birden fazla kez gerçekleştirmiş olması nedeni ile 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi gereğince cezasından taktiren 1/2 oranında arttırım yapılmasına ve 36 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,' İBARESİ ÇIKARILIP, YERİNE; '4-Sanığın eylemi aynı suç işleme kararının icrası kapsamında aynı katılana karşı değişik zamanlarda birden fazla kez gerçekleştirmiş olması nedeni ile 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi gereğince cezasından taktiren 1/2 oranında arttırım yapılmasına ve 36 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Ancak TCK'nın 61/7.maddesi gereğince verilecek ceza 30 yılı geçemeyeceğinden sanığın NETİCETEN 30 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,' İBARELERİ EKLENMEK SURETİYLE" hükmün 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek aynı Kanun'ın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Katılan mağdurenin soruşturma aşamasında, Adli Tıpta ve kovuşturma aşamasında (SEGBİS kaydında) verilen ifadelerinin farklı ve çelişkili olduğuna, olayın kurgusal olduğuna, katılan mağdurenin suç tarihlerini aşamalarda farklı söylediğine, ilk istismarın nasıl başladığının dahi çelişkili olduğuna, katılan mağdurenin farklı zamanlarda farklı ifadelerde bulunduğuna, katılan mağdure ve sanık arasında husumet olmadığı iddiasının doğru olmadığına, taraflar arasındaki Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesi 2021/489 Esas sayılı dosya kapsamında babasının cezalandırılmasını isteyen katılan mağdurenin istismar iddiasını dile getirmemesi, Mahkemenin bu dosyayı husumet olarak görmemesinin hukuka açıkça aykırı olduğuna, sanık ile katılan mağdurenin ters yoldan ilişkiye girdiklerine dair herhangi bir delil bulunmadığına, mesajların delil olarak kullanılmak üzere oluşturulması sebebiyle yasak delil niteliği taşımasından dolayı söz konusu kayda istinaden hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağına, istismarı evdekilerin duymamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, savunma haklarının kısıtlandığına ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmediği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi 24.10.2023 tarihli ve 2023/998 Esas, 2023/1069 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'un karşı oyu ile oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Yaşı küçük mağdurenin babası olan sanığın kızına yönelik nitelikli cinsel istismar suçundan verilen mahkumiyet kararının temiz incelemesinde; Mağdure 16.10.2022 tarihinde kollukta müvekkili ve Psikolojik Danışman huzurunda müşteki sıfatıyla vermiş olduğu beyanında; ''Annem, babam ve kardeşlerimle birlikte yaşadığımız evde gündüz vakti babamla evde yalnız idik. Kardeşlerim dışarıda oyun oynuyordu, annemde işte idi. Oturma odasında babam kanepede uzanmış televizyon izlerken arkam kendisine dönük olarak yanına uzandım televizyon izlemeye başladım. Kanepe dar olduğundan vücudumuz birbirine yapışık vaziyette iken babam aniden beni dudaklarından öptü, bir şey anlayamadım, karşılıkta veremedim, babam dudaklarımdan uzun uzun öptü, yanımda cinsel organını çıkararak bir eliyle erkeklik organını diğer eliyle de göğüslerimi okşamaya başladı ve karın bölgeme boşaldı, yaklaşık beş-altı kez bu şekilde beni öperek bir eliyle de cinsel bölgelerimi diğer eliyle de kendi cinsel organını okşayarak boşalıyordu, devam eden günlerde babamla yalnız kaldığımızda benimle cinsel birliktelik istiyordu, elbiselerimi çıkararak cinsel bölgelerimi öpmeye yalamaya başladı, daha sonraları ise cinsel organını popoma sokmaya çalıştı, ben istemiyordum. Bana bunları yapmaya izin verirsen sana istediğin kıyafetleri ve telefonu alırım diyerek beni ikna etmeye çalıştı. Cinsel organını anal bölgeden sokmaya başladıktan sonra çıkararak benim karın bölgeme boşalmaya devam etti. Annemle babam boşandıktan sonra, ben ve kardeşim Tuna annemle birlikte arı bir evde yaşamaya başladık, zaman zaman kardeşim Tuna ile babamı ziyarete gittiğimizde Tuna telefonla oynarken babam beni diğer bir odaya götürüyor, orada benimle anal yoldan ilişkiye girip karın bölgeme boşalıyordu. Babam bazende beni yalnız alarak evine çağırıyor, yanına gittiğimde dışarıda buluşup gezip beraber yemek yedikten sonra eve geldiğimizde benimle anal yönden ilişkide bulunuyordu. Amcam Kemal Tanır'ın evinde misafir olarak bulunduğumuzda babamla aynı odada yattığımızda orada, yine bir keresinde de otelde anal yolla ilişkide bulunduk. Cinsel birliktelik istemediğim zamanda sakın bunları kimselere anlatma başına neler gelir tahmin edemezsin, ayrıca hem benim ihtiyacım var hem zevk alıyorum mutlu alıyorum diyordu. Tüm dosya kapsamına, mağdurenin tüm aşamalardaki yaşadığı olayların kronolojik sıralaması, değişmeyen beyanları, tanık olarak dinlenilen mağdurenin amcası Kemal ile küçük kardeşi Tuna'nın beyanları, mesaj tutanakları da dikkate alındığında eylem tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan mağdureye yönelik sanığın eylemlerinin rızaya dayandığı göz önüne alınmadan hangi eylemlerini zor ve tehdit altında gerçekleştirdiği kabul edildiği, mağdurenin tek taraflı beyanına hangi nedenden ötürü üstünlük tanındığı tespit edilmeden, sanığa eylemlerinden ötürü TCK 103/2 ve 103/3-c maddelerince verilen mahkumiyet hükmünün dairemiz sayın çoğunluğunca onanması yönündeki görüşüne katılmayarak sanığın eylemlerinin TCK 104/2 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyim.