3. Ceza Dairesi 2022/29863 E. , 2024/1371 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/513 E., 2021/384 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütüne yardım etme Sanık ... bakımından - 15.01.2014 HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî Onama, Kısmî Bozma İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma ve silahlı terör örgütüne yardım etme suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahk
**3. Ceza Dairesi 2022/29863 E. , 2024/1371 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/513 E., 2021/384 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütüne yardım etme Sanık ... bakımından - 15.01.2014 HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî Onama, Kısmî Bozma İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma ve silahlı terör örgütüne yardım etme suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ayrı ayrı reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.10.2019 tarihli ve 2019/1738 Esas, 2019/1635 Karar sayılı bozma kararı üzerine; 1. İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2019/228 Esas, 2020/31 sayılı Kararıyla; Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna, Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mahsubuna karar verilmiştir 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.03.2021 tarihli ve 2020/513 Esas ve 2021/384 sayılı Kararıyla sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, sanık ... hakkında ise silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık .... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.06.2022 tarihli ve sanık ... hakkında verilen hükmün onanması, sanık .... Hakkında verilen hükmün ise bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafinin temyiz istemi özet olarak; 1. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşması için sempati boyutunu aşan özel kastın bulunması gerektiğine, 2. Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, 3. Tek başına SGK kayıtlarının hükme esas alınamayacağına, 4. İlgili dönemde yasalar çerçevesinde gösteren yayınları bulundurmanın örgütsel delil olarak kabul edilemeyeceğine, ikamette ele geçirilen yayınlardan üzerinde sanığın ismi yazan dergiler dışında kalan yayınların sanığa atfedilemeyeceğine, sanığın ismiyle bir yayına abone olmasının örgütsel amaç gütmediğinin göstergesi olduğuna, 5. Sanığın ByLock kullanmadığına, tek başına ByLock kullanmanın da mahkumiyet hükmüne esas alınamayacağına, 6. Dosya kapsamında sanığa ait ByLock içeriklerinin bulunmadığına, HTS ve CGNAT kayıtları ile sair verilerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine, 7. İsabetsiz gerekçe ile teşdiden ceza tayin edildiğine, 8. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, Sanık ... ve müdafinin temyiz istemleri özet olarak; 9. Delillerin yetersiz olduğuna, 10. Yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiğine, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine, 11. İlgili dönemde Kanunlar çerçevesinde faaliyet gösteren Bank Asyadaki hesap kayıtlarının ve işyerindeki SGK çalışma kayıtlarının müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine, 12. Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, 13. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşması için sempati boyutunu aşan özel kastın bulunması gerektiğine, 14. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık ...'nin eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma, sanık ...'un eyleminin ise silahlı terör örgütüne yardım etme suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararları verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi hata dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanığın örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin (Kapatılan) ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar ilamlarında açıklandığı üzere; Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin yedinci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, esas 9-242, karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın savunmaları, SGK kaydı, Bank Asyadaki hesap hareketlerine dair kayıtlar, Bilirkişi Raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, Bank ... hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatı üzerine örgüte yardım kastı ile gerçekleştiğine yönelik savunmalarının aksini ispat eden, cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayan sanığın, atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünün (A) başlığında açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.03.2021 tarihli ve 2020/513 Esas ve 2021/384 sayılı Kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünün (B) başlığında açıklanan nedenlerle, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.03.2021 tarihli ve 2020/513 Esas ve 2021/384 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2024 tarihinde karar verildi.