Başvuru, mahsup talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, mahsup talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 22/2/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla soruşturma başlatılmıştır. Bu soruşturma kapsamında Midyat Sulh Ceza Mahkemesince 5/4/2011 tarihinde başvurucunun 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesi uyarınca gözlem altına alınmasına karar verilmiştir. Başvurucu, bu karara istinaden 6/4/2011 ile 27/4/2011 tarihleri arasında Elâzığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde gözlem altında tutulmuştur. Elâzığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesince 21/4/2011 tarihinde başvurucu hakkında rapor düzenlenmiş ve başvurucunun kısıtlanması için Elâzığ Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunulmuştur. Elâzığ Sulh Hukuk Mahkemesinin 27/4/2011 tarihli kararı ile başvurucunun 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun maddesi uyarınca korunma amacıyla yatarak tedavi görmesine karar verilmiştir. Başvurucu bu karara istinaden 27/4/2011 tarihinde hastaneye yatırılmış ve taburcu edildiği 4/8/2011 tarihine kadar hastanede kalmıştır. Midyat Cumhuriyet Başsavcılığınca 28/7/2011 tarihinde başvurucu hakkında iddianame düzenlenmiştir. İddianamede Elâzığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin düzenlediği 21/4/2011 tarihli rapora atıf yapılarak başvurucunun suç tarihinde cezai ehliyetinin olmadığı değerlendirilmiş ve başvurucu hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi talebinde bulunulmuştur. Midyat Ağır Ceza Mahkemesi 24/10/2013 tarihinde, iki ayrı kasten yaralama eyleminden dolayı başvurucunun toplam 7 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, Adli Tıp Kurulu İhtisas Dairesinin 15/2/2012 tarihli ve Adli Tıp Başkanlığı Genel Kurulunun 13/6/2013 tarihli raporlarına istinaden başvurucunun cezai ehliyetinin tam olduğuna değinilmiştir. Mahkûmiyet hükmü Yargıtay Ceza Dairesince 2/6/2015 tarihinde onanarak kesinleşmiştir. Mahkûmiyet kararının kesinleşmesi üzerine Midyat Sulh Hukuk Mahkemesince 14/8/2015 tarihinde, başvurucunun kısıtlanmasına ve kızı A.Ö.nün vasi olarak atanmasına karar verilmiştir. Başvurucu, tedavi gördüğü 124 günlük sürenin cezasından mahsup edilmesi talebiyle Midyat Ağır Ceza Mahkemesine başvurmuştur. Midyat Ağır Ceza Mahkemesi 4/9/2015 tarihli kararıyla başvurucunun mahsup talebinin reddine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Mahkememizin 24/10/2013 tarih ve 2011/88 E.,. 2013/201 K. sayılı kesinleşmiş ilam ile iki kişiye karşı kasten yaralamak suçundan TCK'nun 86/1, 86/3-e, 87/3, 61; 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 62/ maddelerinin uygulanması suretiyle 2 yıl 11 ay hapis + 5 yıl hapis olmak üzere toplamda 7 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükümlünün bu suçtan dolayı tutuklanmadığı, psikolojik rahatsızlığı nedeniyle Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine sevk edildiği, hakkında 21/4/2011 tarihli rapor düzenlendiği, daha sonra yine adli tıp kurumundan raporlarının alındığı ve cezanın kesinleşmesi üzerine hapis cezasının infazı amacıyla 4/8/2015 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun maddesinde 'cezanın infazına başlandıktan sonra hastalık nedeniyle hükümlünün ceza infaz kurumundan hastaneye kaldırılması halinde burada geçirdiği süre cezasından indirilir' şeklinde yazılı kanun hükmü dikkate alındığında hükümlünün soruşturma aşamasında herhangi bir tutuklama kararı olmadan tedavi amaçlı olarak 6/4/2011-8/8/2011 tarihleri arasında Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde kaldığını beyan ettiği günlerin halen infaz edilmekte olan hapis cezasından mahsubuna yönelik karar vermeye yasal olanak bulunmadığı anlaşılmış ve hükümlünün talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur ...Hükümlü Ramazan Özgün'ün tedavi amaçlı olarak 6/4/2011-8/8/2011 tarihleri arasında Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde kaldığını beyan ettiği günlerin halen infaz edilmekte olan hapis cezasından mahsubuna yönelik talebinin reddine [karar verilmiştir.]" Başvurucu, bu karara itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen Mardin Ağır Ceza Mahkemesi 6/10/2015 tarihinde Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Hükümlü hakkında CMK'nın maddesi uyarınca gözlem altına alınmasına ilişkin bir karar olup olmadığı, var ise Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastahanesinde bu karar uyarınca tutulup tutulmadığı araştırılmaksızın talebin reddine karar verilmesi mümkün olmadığı için Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ... [karar verildi]." Mardin Ağır Ceza Mahkemesinin kararı üzerine Midyat Ağır Ceza Mahkemesi 16/12/2015 tarihinde mahsup talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Hükümlü Ramazan Özgün tarafından 31/8/2015 tarihli dilekçe ile tedavi amaçlı olarak Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde geçirdiği günlerin halen infaz edilmekte olan hapis cezasından mahsubuna karar verilmesinin talep edildiği talebin reddine ilişkin verilen mahkememizin 4/9/2015 tarih ve 2015/469 değişik iş sayılı kararının itirazen Mardin Ağır Ceza Mahkemesinin 6/10/2015 tarih ve 2015/904 değişik iş sayılı kararı ile kaldırılmasından sonra kaldırma gerekçesi doğrultusunda toplanan deliller dosya kapsamı itibariyle yapılan incelemede mahkememizin 24/10/2013 tarih ve 2011/88 E. 2013/201 K. sayılı kesinleşmiş ilamı ile iki kişiye karşı kasten yaralamak suçundan TCK'nun 86/1, 86/3-e, 87/3, 6i; 86/1, 86/3-e, 87/l-d, 62/ maddelerinin uygulanması suretiyle 2 yıl11 ay hapis + 5 yıl hapis olmak üzere toplamda 7 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyizen 2/6/2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine ilamın infaza verildiği hükümlünün halen ceza infaz kurumunda bulunduğu soruşturma aşamasında, Midyat Cumhuriyet Başsavcılığının 5/4/2011 tarih ve 2011/877 soruşturma sayılı talebi ve Midyat Sulh Ceza Mahkemesinin 5/4/2011 tarihli ve 2011/200 İş sayılı gözlem altına alma kararına istinaden hükümlünün 6/4/2011 tarihinde Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine yatışının sağlandığı hakkında 21/4/2011 tarihinde rapor düzenlendiği hastanenin hükümlünün kısıtlanması için Elazığ Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunduğu, Elazığ Sulh Hukuk Mahkemesinin 27/4/2011 tarih ve 2011/75 iş sayılı kararı ile hükümlünün yatarak tedavi görmesine karar verildiği, bu karara istinaden hastaneye yatışının yapıldığı ve şifa bulduğu tarih olan 4/8/2011 tarihine kadar hastanede kaldığı anlaşılmakla, hükümlünün gözlem altında kaldığı 6/4/2011 tarihi ile 27/4/2011 tarihleri arasındaki 21 günlük sürenin cezasından mahsubuna karar verilmesinin gerektiği anlaşılmış ve bu konuda mahkememizde oluşan kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Talebin kısmen kabulü ile mahkum olunan suçtan dolayı CMK'nın Maddesi dikkate alınarak hükümlü Ramazan Özgün'ün Midyat Sulh Ceza Mahkemesinin 5/4/2011 tarih ve 2011/200 sayılı gözlem altına alma kararına istinaden Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde gözlem altında kaldığı 6/4/2011-27/4/2011 tarihleri arasındaki 21 günlük sürenin TCK'nın Maddesi gereğince halen infaz edilmekte olan sonuç hapis cezasından mahsubuna, Hükümlünün koruma ve tedavi amaçlı olarak özgürlüğünün kısıtlanmasına ilişkin Elazığ Sulh Hukuk Mahkemesinin 27/4/2011 tarih ve 2011/75-72 değişik iş sayılı kararı gereğince hastanede geçirdiği günlerin cezasından mahsubuna yönelik talebinin reddine... [karar verildi.]'' Başvurucunun bu karara yaptığı itiraz Mardin Ağır Ceza Mahkemesince 18/1/2016 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir. Bu karar 2/2/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 22/2/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. UYAP'tan yapılan inceleme neticesinde başvurucunun ceza infaz kurumundan çıktığı anlaşılmıştır. 5271 sayılı Kanun'un "Gözlem altına alınma" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Fiili işlediği yolunda kuvvetli şüpheler bulunan şüpheli veya sanığın akıl hastası olup olmadığını, akıl hastası ise ne zamandan beri hasta olduğunu ve bunun, kişinin davranışları üzerindeki etkilerini saptamak için; uzman hekimin önerisi üzerine, Cumhuriyet savcısının ve müdafiin dinlenmesinden sonra resmî bir sağlık kurumunda gözlem altına alınmasına, soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından karar verilebilir. (2) Şüpheli veya sanığın müdafii yoksa hâkim veya mahkemenin istemi üzerine, baro tarafından bir müdafi görevlendirilir. (3) Gözlem süresi üç haftayı geçemez. Bu sürenin yetmeyeceği anlaşılırsa resmî sağlık kurumunun istemi üzerine, her seferinde üç haftayı geçmemek üzere ek süreler verilebilir; ancak sürelerin toplamı üç ayı geçemez. (4) Gözlem altına alınma kararına karşı itiraz yoluna gidilebilir; itiraz, kararın yerine getirilmesini durdurur. (5) Bu madde hükmü, 223üncü maddenin sekizinci fıkrası gereğince yargılamanın durması kararı verilmesi gereken hâllerde de uygulanır." 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Cezadan mahsup" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye'de verilecek cezadan mahsup edilir." 5237 sayılı Kanun'un "Mahsup" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsî hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir." 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un "Hastanede geçen sürenin cezadan indirilmesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Cezanın infazına başlandıktan sonra hastalık nedeniyle hükümlünün ceza infaz kurumundan hastaneye kaldırılması hâlinde burada geçirdiği süre, cezadan indirilir. (2) Ancak, cezanın infazını durdurmak için hükümlü, hastalığına kasten neden olmuşsa bu hükümden yararlanamaz. Bu hâlde Cumhuriyet savcısı mahkemeden bir karar verilmesini ister." 4721 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu Madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan her ergin kişi, kişisel korunmasının başka şekilde sağlanamaması hâlinde, tedavisi, eğitimi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilir veya alıkonulabilir. Görevlerini yaparlarken bu sebeplerden birinin varlığını öğrenen kamu görevlileri, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.Bu konuda kişinin çevresine getirdiği külfet de göz önünde tutulur.İlgili kişi durumu elverir elvermez kurumdan çıkarılır."