2. Hukuk Dairesi 2016/17641 E. , 2018/5896 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakaların miktarı yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-M…
**2. Hukuk Dairesi 2016/17641 E. , 2018/5896 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakaların miktarı yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemece "davalı-davacı erkeğin ortak hayatı tesisten kaçındığı, güven sarsıcı davranışlar sergilediği, annesi ve kızkardeşinin kadına yönelik küfürlü söz sarf ettikleri, buna karşılık kadın ve ablasının erkeğin annesine ve kızkardeşine küfür ettikleri ve ağır laflar söyledikleri" gerekçesiyle erkeğin ağır kusurlu olduğu kabul edilerek her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; tarafların 01.07.2014 tarihinde evlendikleri, düğün merasiminin ise 22.02.2015 tarihinde yapıldığı, davalı-davacı erkeğin güven sarsıcı davranışları konusunda kadının bilgisi olmasına rağmen düğünün gerçekleştiği, düğün günü taraflar ve aileleri arasında düğünde takılan takılar sebebiyle bir takım olumsuz olayların yaşandığı,ancak buna rağmen tarafların balayına gittikleri bir süre sonra fiilen ayrıldıkları anlaşılmaktadır. Taraflar düğünden sonra birlikte balayına gittiklerine göre, tarafların bu tarihten önceki olayları karşılıklı olarak affettiklerinin en azından hoşgörü ile karşıladıklarının kabulü gerekir. Taraflarca affedilen veya hoş görülen olaylar boşanma davasında taraflara kusur olarak yüklenemez. Mahkemece taraflara kusur olarak yüklenen "güven sarsıcı davranış, küfürlü sözler ve ağır laflar" şeklindeki vakıalar düğün günü ve öncesinde yaşanan olaylar olup, az önce açıklandığı üzere taraflarca affedilmesi sebebiyle taraflara kusur olarak yüklenemez. Davalı-davacı erkeğin ortak hayatı tesisten kaçındığı da toplanan delillerle ispatlanamamıştır. Dinlenen tanıkların diğer olaylara ilişkin sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla her iki boşanma davasının da reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile her iki davanın kabulü ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak boşanma hükümleri taraflarca temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. 2- Taraflarm temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemeye gelince;