Başvuru, baraj yapımı çalışmaları sırasında baraj gölü sahasında kalan taşınmaz kısmına kamulaştırmasız el atılması nedeniyle mülkiyet hakkının, kamulaştırmasız el atma üzerine açılan haksız işgal tazminatı davasının makul bir sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, baraj yapımı çalışmaları sırasında baraj gölü sahasında kalan taşınmaz kısmına kamulaştırmasız el atılması nedeniyle mülkiyet hakkının, kamulaştırmasız el atma üzerine açılan haksız işgal tazminatı davasının makul bir sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 24/1/2014 tarihinde Elazığ Hukuk Mahkemeleri Ön Bürosu vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 31/7/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 24/10/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 25/12/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş, 7/1/2015 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 19/1/2015 tarihinde ibraz etmişlerdir. A. Olaylar Başvuru Tarihine Kadar Yaşanan Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:a. Kamulaştırma Çalışmaları Başvurucular, Tunceli ili Mazgirt ilçesi Dazkaya köyü 78 parsel sayılı 804 m2 yüz ölçümlü taşınmazın malikleridir. Bu taşınmazın bulunduğu yerde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) tarafından Uzunçayır Barajı'nın yapım işi kapsamında 3/4/2002 tarihinde kamulaştırma kararı alınmıştır. DSİ Kıymet Takdir Komisyonu tarafından 11/6/2002 tarihinde başvurucuların anılan taşınmazının 095 m2 yüz ölçümlü kısmı için 250 TL (eski Türk lirası) değer tespiti yapılmış, tutanakta taşınmazın hâlen 095 m2 yüz ölçümlü kısmının tarıma elverişli olduğu, geri kalan 709 m2 yüz ölçümlü kısmının ise nehir yatağı olduğu ve bu kısmı suyun götürdüğü belirtilmiştir.b. Kamulaştırma Bedelinin Tespit ve Tescili Davası DSİ tarafından değer tespiti yapılan taşınmazın 095 m2 yüz ölçümlü kısmı yönünden başvurucular aleyhine Mazgirt Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 9/9/2002 tarihinde kamulaştırma bedelinin tespit ve tescili davası açılmıştır. Mahkemenin 21/3/2003 tarihli ve E.2002/153, K.2003/130 sayılı kararı ile davanın kabulüne ve 605 TL (eski Türk lirası) tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, taşınmazın kamulaştırılan 095 m2 yüz ölçümlü kısmının tapu kaydının iptali ile DSİ adına tapuya tesciline karar verilmiştir.c. Haksız İşgal Tazminatı Davası Başvurucular ayrıca taşınmazın 709 m2 yüz ölçümlü kısmı yönünden DSİ tarafından yapılan baraj inşaatı çalışmaları neticesinde sular altında kaldığından bahisle idarece kamulaştırma işlemi yapılmadan taşınmaza el atıldığı gerekçesine dayalı olarak el atma tarihinden dava tarihine kadar geçen dönem için (19/3/2001-27/10/2003) 000 TL (ıslah yoluyla 603,78 TL) haksız işgal tazminatının (ecrimisil bedelinin) yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle 27/10/2003 tarihinde Mazgirt Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açmıştır. Mahkeme, 28/5/2008 tarihli ve E.2003/88, K.2008/117 sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve toplam 263,75 TL tutarındaki haksız işgal tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir. Karar, davalı idare tarafından temyiz edilmiş; Yargıtay Hukuk Dairesinin 26/3/2009 tarihli ve E.2009/3041, K.2009/5125 sayılı ilamıyla Mahkemece tanık ve bilirkişi beyanlarına göre taşınmazın olağan şekilde buğday üretiminde kullanıldığı gözetilmeden ve değer tespitine ilişkin bilirkişi raporunun hatalı olduğu gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamı üzerine yapılan yargılama neticesinde Mahkeme, 10/6/2011 tarihli ve E.2009/57, K.2011/16 sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve toplam 184,36 TL tutarındaki haksız işgal tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir. Bu karar da davalı idare tarafından temyiz edilmiş, aynı Dairenin 16/1/2012 tarihli ve E.2011/17436, K.2012/674 sayılı ilamıyla önceki hükmün yalnızca davalı tarafından temyiz edilmiş olması sebebiyle aleyhe hüküm verme yasağı gözetilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya uygun görülmediği belirtilerek hüküm bozulmuştur. İkinci bozma ilamına uyan Mahkeme, 18/7/2012 tarihli ve E.2012/6, K.2012/263 sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, haksız işgal tazminatı bedeli olarak 2001 yılı için 354,26 TL'nin 15/10/2001 tarihinden, 2002 yılı için 836,30 TL'nin 15/10/2002 tarihinden ve 2003 yılı için 567,80 TL'nin 15/10/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiştir. Temyiz edilen karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 23/9/2013 tarihli ve E.2013/10405, K.2013/13113 sayılı ilamıyla onanmıştır. Karar başvurucular vekiline 25/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular 24/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Başvuru Tarihinden Sonra Yaşanan Olaylar Davalı idarenin, haksız işgal tazminatı verilmesine ilişkin Mahkemenin 18/7/2012 tarihli hükmünün onanması hakkındaki Yargıtay Hukuk Dairesinin 23/9/2013 tarihli ilamına karşı karar düzeltme talebi, Dairenin 3/7/2014 tarihli ve E.2014/6053, K.2014/12891 sayılı ilamıyla reddedilmiştir. Diğer İlgili Olaylar Başvuru formu ve eklerinde yer almamakla birlikte başvurucuların 19/1/2015 tarihli dilekçesi ve ekindeki belgelere göre başvurucuların, taşınmazın 709 m2 yüz ölçümlü kısmı yönünden DSİ tarafından kamulaştırma işlemi yapılmadan taşınmaza el atıldığı gerekçesiyle 000 TL tutarındaki tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle 27/10/2003 tarihinde Mazgirt Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açtığı anlaşılmaktadır. Mahkeme, 21/9/2005 tarihli ve E.2003/89, K.2005/113 sayılı kararı ile idari yargının görevli olduğu belirtilerek davanın yargı yolu yanılgısı nedeniyle reddine karar vermiştir. Karar temyiz edilmiş, Yargıtay Hukuk Dairesinin 6/6/2012 tarihli ve E.2012/7463 K.2012/11990 sayılı ilamıyla adli yargının görevli olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamı üzerine yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 13/3/2013 tarihli ve E.2012/257, K.2013/64 sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 087,79 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara tapu kayıtlarındaki payları oranında ödenmesine, taşınmazın bu kısmının baraj gölü sahası içinde kalması nedeniyle tapudan terkinine karar verilmiştir. Taraf vekillerince temyiz edilen karar, Dairenin 27/11/2013 tarihli ve E.2013/17846, K.2013/20974 sayılı ilamıyla yargılama giderleri yönünden düzeltilmek suretiyle hüküm onanmıştır. Davalı idare tarafından yapılan karar düzeltme talebi, Dairenin 3/7/2014 tarihli ve E.2014/6053, K.2014/12891 sayılı ilamıyla reddedilmiştir.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Usul ekonomisi ilkesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun maddesi şöyledir: “İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır.” 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun maddesi şöyledir:"Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 nci maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8 inci madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma 3 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini ister...." 18/12/1953 tarihli ve 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un maddesi şöyledir:"Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğünün vazife ve salahiyetleri şunlardır:...n) Umum Müdürlüğün vazifesi içinde bulunan işlerin yapılmasına lüzumlu arazi ve gayrimenkulleri kanunlarına göre muvakkat olarak işgal etmek veya istimlak etmek veya satın almak;..." 8/3/1950 tarihli ve 1950/22-4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı şöyledir:"Başkasının gayrimenkulünü haksız olarak zaptedip kullanmış olan kötü niyetli kimsenin o gayrimenkulü elinde tutmuş olmasından doğan zararları ve elde ettiği veya ekle etmeyi ihmal eylediği şendereleri tazminle mükellef olup, bir zarara uğramamış olan malik veya zilyede ecrimisil adı veya başka bir ad altında herhangi bir tazminat vermekle mükellef olmadığına 8/3/1950 tarihinde çoklukla karar verildi." 16/5/1956 tarihli ve 1956/1-6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı şöyledir: "Taşınmazına kamulaştırmasız el konulan malik, el atmanın önlenmesi davası açabileceği gibi, bu eylemli duruma razı olduğu takdirde taşınmaz bedelini isteme hakkı da bulunmaktadır. Taşınmaz sahibinin el konulan taşınmazın bedelini talep ederek dava açması halinde, taşınmazın el koyma tarihindeki bedeli değil, mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki değerinin belirlenerek tahsiline karar verilir."