11. Ceza Dairesi 2017/3592 E. , 2018/2463 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Sanığın 2007 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan beraat 2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan mahkumiyet 1- Sanığın, 2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi için; suça konu faturaların ele geçirildiği aram…
**11. Ceza Dairesi 2017/3592 E. , 2018/2463 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Sanığın 2007 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan beraat 2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan mahkumiyet 1- Sanığın, 2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi için; suça konu faturaların ele geçirildiği arama ve el koyma işlemine dayanak teşkil eden bilgi ve belgeler ile karar ve tutanakların temin edilip, aramanın usulüne uygun yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki düzenleme gereğince, sahte fatura düzenleme suçunun maddi konusu olan faturaların, Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesi gerektiğinden, adli emanette kayıtlı suça konu faturaların getirtilip incelenerek, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının belirlenmesi; vergi raporlarında adı geçen ... ... ile suça konu faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişiler tanık sıfatıyla dinlenerek, sanığı tanıyıp tanımadıklarının, suça konu faturaları kimden ve hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldıklarının sorulması; işletmenin faaliyeti ile ilgili vergi dairesi ve ilgili kurumlara sunulan tüm belge asılları getirtilerek sanığın huzurda yazı ve imza örneklerinin alınmasından sonra faturalardaki imza ve yazıların sanığa aidiyeti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması, 2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.