Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/1607 E. , 2024/5413 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1607 Karar No : 2024/5413 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Enerji Elektrik Üretim Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilme…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/1607 E. , 2024/5413 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1607 Karar No : 2024/5413 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Enerji Elektrik Üretim Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına 2019 ve 2020 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 45 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak 19/09/2016 tarih ve 2016/9166 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Kömür İthalatına Ek Mali Yükümlülük Konulması Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar uyarınca tahsil edilen ek mali yükümlülük ve buna isabet eden katma değer vergisinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca geri verilmesi istemiyle yapılan başvuruların reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre gecikme zammı oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacı tarafından gerçekleştirilen kömür ithalatlarında, Anayasa'nın 167. maddesinin 2. fıkrası ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca yapılan düzenlemeye uygun şekilde ek mali yükümlülüğün hesaplanarak tahsil edildiğinin anlaşılması karşısında, geri verme başvurularının reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Düzenleyici işlemlere dayalı uygulama işlemlerine karşı açılan iptal davalarında, düzenleyici işlemin hukuka uygunluk denetiminin yapılabileceği, her ikisine birlikte açılan davada, düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının uygulama işleminin iptal edilmesine engel hukuki bir durum olarak kabul edilemeyeceği, bu bakımdan, belli bir eşyanın ithalatında ek mali yükümlülük alınmasına karar verme konusunda yürütme organı Anayasa ve yasayla yetkili kılınmışsa da, bu konuda getirilecek düzenlemenin, kişiler bakımından öngörülebilir, ulaşılabilir ve belirli olmasının zorunlu olduğu, dosyanın incelenmesinden, 19/09/2016 tarih 2016/9166 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki “Kömür İthalatına Ek Mali Yükümlülük Konulması Hakkındaki Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar” ile 2701.12.90.00.00 GTİP’li eşya için uygulanacak ek mali yükümlülüğün (70 ABD Doları/Ton)-(Uluslararası Fiyat) olarak değiştirildiği, “uluslararası fiyat” olarak, gümrük beyannamesinin tescil edildiği günün içinde bulunduğu haftadan bir önceki haftada en son yayımlanmış “ICE Rotterdam Coal Future” kapanış endeksinin kullanılacağı, haftanın yedi gün olup pazartesi günü ile başlayacağının belirtildiği; ek mali yükümlülüğün hesaplanmasında matematiksel olarak iki eleman kullanıldığı, bu elemanlardan ilkini oluşturan “70 ABD Doları”nın belirliği ve öngörülebilirliğinin tartışılamayacak açıklıkta olmasına karşın, formülün ikinci elemanını oluşturan “uluslararası fiyat”ın aynı belirlilikte olmadığı, söz konusu belirsizlikleri giderebilmek amacıyla Ticaret Bakanlığınca çıkarılan kılavuzlar incelendiğinde, uluslararası fiyatın hesaplama yönteminin, kişiler tarafından belirli ve öngörülebilir nitelikte olmadığı sonucuna varıldığı, bu nedenle, yürütme organının ek mali yükümlülük ihdas etme konusundaki yetkisini, önceki ve benzer düzenlemeler karşısında hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri çerçevesinde kullandığından söz edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davacı tarafından ithal edilen kömür cinsi eşyaya ilişkin olarak ödenen ek mali yükümlülük ve buna isabet eden katma değer vergisinin geri verilmesi istemiyle yapılan başvuruların reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği; ödenen ek mali yükümlülüğün 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesi uyarınca tecil faiziyle iadesinin icap ettiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun tecil faizi oranını aşan faiz istemi yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yönelik kısmının reddine, kısmen de kabulü ile dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Beyannamenin tescili aşamasında BİLGE sisteminde tanımlanmış olması nedeniyle uluslararası fiyatın yükümlüler açısından belirli ve öngörülebilir olduğu, ayrıca kılavuzda yer verilen bağlantı üzerinden de kapanış fiyatlarının görülebileceği ileri sürülmekte ve duruşma yapılması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden, 19/09/2016 tarih ve 2016/9166 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Kömür İthalatına Ek Mali Yükümlülük Konulması Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar'ın 2. maddesinin Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine Dairemizin 26/12/2024 tarih ve E:2024/3170, K:2024/5398 sayılı kararıyla iptal edildiğinin anlaşılması karşısında, dayanağı kalmayan vergilerin iadesi gerekirken geri verme başvurularının reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, temyize konu kararın, iptale ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin reddi; fazladan ödenen tutarın 07/11/2019 tarihinden sonra tescilli beyannameler yönünden tecil faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrası ile anılan tarihten önce tescilli beyannameler yönünden yasal faize isabet eden kısmının onanması; faiz istemine ilişkin hüküm fıkrasının 07/11/2019 tarihinden önce tescilli beyannameler bakımından yasal faiz oranını aşan kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden, 19/09/2016 tarih ve 2016/9166 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Kömür İthalatına Ek Mali Yükümlülük Konulması Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar'ın 2. maddesinin Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine Dairemizin 26/12/2024 tarih ve E:2024/3170, K:2024/5398 sayılı kararıyla iptal edildiğinin anlaşılması karşısında, dayanağı kalmayan ek mali yükümlülük ve vergilerin iadesi gerekirken geri verme başvurularının reddedilmesinde hukuka uyarlık, temyize konu kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin hüküm fıkrasında ise sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın, fazladan ödenen tutarın 07/11/2019 tarihinden sonra tescilli beyannameler yönünden tecil faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrası ile anılan tarihten önce tescilli beyannameler yönünden yasal faize isabet eden kısmının bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir. Temyiz isteminin, kararın, faiz istemine ilişkin hüküm fıkrasının 07/11/2019 tarihinden önce tescilli beyannameler bakımından yasal faiz oranını aşan kısmına yönelik bölümüne gelince; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinin 07/11/2019 tarih ve 30941 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 1. fıkrasında, gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde, geri vermeye konu fazla tahsilatın yükümlüden kaynaklanması durumunda geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten, diğer durumlarda ise tahsilat tarihinden geri verme kararının tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizin ödeneceği hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden, serbest dolaşıma giriş beyannamelerinin bir kısmının 07/11/2019 tarihinden önce tescil edildiği, vergilerin geri verilmesinde 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faiziyle iade edilmesine ilişkin yasal değişikliğin ise 07/11/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır. Buna göre, fazla ödemeye konu serbest dolaşıma giriş beyannamelerinin bir kısmının 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilmiş olması karşısında, gümrük yükümlülüğünün başladığı beyannamenin tescil tarihi itibarıyla 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen yasal faiz oranında hesaplanacak faiziyle iade edilmesi gerektiğinden, anılan tarihte yürürlükte olmayan hükme dayanılarak tecil faiziyle iadeye ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen de reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen tutarın 07/11/2019 tarihinden sonra tescilli beyannameler yönünden tecil faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrası ile anılan tarihten önce tescilli beyannameler yönünden yasal faize isabet eden kısmına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 3. Kararın, faiz istemine ilişkin hüküm fıkrasının 07/11/2019 tarihinden önce tescilli beyannameler bakımından yasal faiz oranını aşan kısmının BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 5. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 26/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.