1. Ceza Dairesi 2011/751 E. , 2011/1880 K. TEBLİĞNAME : 1-B/2010/336098 ...'in kangütme saikiyle öldürülmesine yardımdan sanıklar ..., ..., ... ile ...'ün bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine, sanık ...'ün tehditten beraatine, ilişkin (...) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24/05/2010 gün ve 416/137 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de tem…
**1. Ceza Dairesi 2011/751 E. , 2011/1880 K.** **"İçtihat Metni"** TEBLİĞNAME : 1-B/2010/336098 ...'in kangütme saikiyle öldürülmesine yardımdan sanıklar ..., ..., ... ile ...'ün bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine, sanık ...'ün tehditten beraatine, ilişkin (...) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24/05/2010 gün ve 416/137 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıklar hakkında duruşmalı, müdahillerin temyizleri hakkında da kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi. TÜRK MİLLETİ ADINA 1-a)Katılanların duruşmalı inceleme isteminde bulunma yetkileri bulunmadığından, katılanlar vekilinin bu yöndeki isteminin; b)Dairemizin 06.10.2009 tarih ve 10276/5630 sayılı ilamı ile; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçlarından açılan kamu davalarına katılanların davaya katılma hakkı ve verilen hükümleri temyize yetkileri bulunmadığından, belirtilen suçlardan sanıkların beraatlerine dair kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine; sanıklar ..., ... ve ...’ın kangütme saikiyle ve tasarlayarak öldürme ve bu suça yardım suçlarından beraatlerine dair hükümlerin ise onanmasına karar verildiği ve bu suretle 21.01.2008 tarihli belirtilen hükümlerin kesinleştiği anlaşıldığından, bu hükümlere yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteminin; CMUK.nun 317 ve 318. maddeleri uyarınca reddine karar verilmiştir. 2)Sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın aşamalarda birbirlerini suçlamayacak şekilde inkâra yönelik savunmalarda bulunmaları ve müdafilerinin de aynı yönde savunma yapması karşısında, CMK.nun 152. maddesi anlamında sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunmadığı anlaşıldığından, aksi yöndeki görüşle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir. 3)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın kangütme saikiyle ve tasarlayarak öldürmeye yardım etme suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık ... hakkında üzerine yüklenen tehdit suçundan elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede eksik incelemeye, sübuta, suç vasfına vesaireye yönelen temyiz itirazları ile katılanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddiyle; A)Sanık ...’ın katılan ...’ı tehdit suçundan beraatine ilişkin hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), B)Sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın kangütme saikiyle ve tasarlayarak öldürmeye yardım suçundan cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerin incelenmesinde; Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanıkların kardeşi ...’ın, 21.06.2006 tarihinde maktul ...’in amcası ...’un azmettirmesiyle ve bizzat katılımıyla Kadir ... isimli kişi tarafından öldürülmesiyle ilgili adı geçenlerin cezalandırılmalarına ilişkin ... 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14.12.2007 tarih ve 235/374 sayılı kararın Dairemizin 21.10.2009 tarih ve 7872/6151 sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği; sanıkların, kardeşleri ...’ın intikamını alma düşüncesi ve bir görevi yerine getirme inancıyla ilk olayın sanıklarından ...’un yakınlarından birini öldürmeye karar verdikleri, bu amaçla ...’un yeğeni olan ve ilk öldürme olayıyla hiçbir ilgisi bulunmayan, aralarında herhangi bir tartışma da geçmeyen maktul ...’ı hedef seçerek evini, işe gidiş ve dönüşte kullandığı güzergâhı tespit ettikleri; ilk öldürme olayından 6 ay sonra olay günü akşam saatlerinde sanıklar ... ve ... maktulün evinin yakınında bekledikleri sırada sanık ...’ın maktulü takip ettiği, diğer sanık ...’ın ise daha önce camlarına film çektirdiği otomobiliyle olay yeri yakınında beklemeye başladığı, maktulün eve dönmek üzere hareket ettiğini gören sanık ...’ın durumu kardeşi sanık ...’a, ...’ın da maktulün evinin yakınında beklemekte olan sanık ...’e bildirdiği,sanık ...’ın otomobiliyle gelerek olay yeri yakınında beklemekte olan sanıklar ... ve ...’ı aracına aldığı, maktulün kamyonetiyle evinin önündeki sokağa gelmesi üzerine sanık ...’ın kullandığı otomobilin sağ arka penceresinden araçtaki sanıklardan birinin tabancayla ateş etmesi üzerine dört ayrı yerinden isabet alan maktulün olay yerinde öldüğü, olay yerinde tek bir silahtan atıldıkları tespit olunan 12 adet 9 mm çaplı kovanın ele geçirildiği olayda;sanıkların daha önce birlikte aldıkları karar doğrultusunda, tam bir dayanışma içerisinde fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurarak tasarlayarak ve kangütme saikiyle öldürme eylemini gerçekleştirdikleri ve netice aldıkları anlaşılmakla, suçun icrasındaki rolleri ve katkılarının taşıdığı önem de dikkate alınarak her bir sanığın asli fail olarak tasarlayarak ve kangütme saikiyle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK.nun 37/1, 82/1-a,j,62 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları yerine, sanıklardan hangisinin ateş ettiğinin belirlenememesi nedeniyle 39. maddesi kapsamında yardım eden olarak sorumlu olduklarının kabulüyle yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, re’sen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanıklar hakkında hükmolunan ceza miktarlarına ve tutukluluk sürelerine göre sanıklar ..., ... ve ... ile sanıklar müdafiilerinin tahliye istemlerinin reddine, 29/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi. 29/03/2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... Öcalan'ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii avukat Duygu Bak'ın yokluğunda 31/03/2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.