(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/1940 E. , 2009/3051 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.05.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın husumet nedeni ile reddine dair verilen 12.04.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki büt
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/1940 E. , 2009/3051 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.05.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın husumet nedeni ile reddine dair verilen 12.04.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalılar, savunmada bulunmamıştır. Mahkemece, aynı çekişmeli taşınmaz tapuda 26.04.2001 tarihinde dava dışı ... adına kayıtlı olduğundan bu kişinin davaya dahil edilmesi suretiyle hasımda değişiklik yapılamayacağından bahisle dava reddedilmiştir. Hükmü, davacılar temyiz etmiştir. Davalılar arasındaki 07.06.1995 günlü arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinde davalı ... Limitet Şirketi’nin diğer davalı maliki olduğu 467 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerine inşaat yapımı işini yüklendiği, buna karşılık yüklenici şirkete sözleşmede yazılı bağımsız bölümlerin arsa payı devrinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Çekişme konusu M Blok 1. normal kat 12 numaralı bağımsız bölüm yükleniciye verilmesi kararlaştırılan yerlerdendir. Eseri (inşaatı) sözleşmesine, amacına, fen ve sanat kurallarına uygun meydana getirmesi halinde kazanacağı hakkı (arsa payı devrini) yüklenici doğrudan arsa sahibinden isteyebileceği gibi yüklenici tarafından bu hak üçüncü bir kişiye de temlik edilebilir. Davada dayanılan 24.04.1997 günlü sözleşme bir temlik sözleşmesidir. Kısaca bir tanımlama yapmak gerekirse alacağın temliki borçlunun (arsa sahibinin) rızası gerekmeksizin eski alacaklıyla (yüklenici) yeni alacaklı (temlik alan üçüncü kişi) arasında yazılı olarak yapılması zorunlu (BK.m.163) bir tasarruf işlemidir. Alacağın temliki işlemine dayanan bu tür davalarda temlik işleminin varlığı temlik eden eski alacaklıya (yüklenici) karşı alacağın temliki suretiyle bağımsız bölüm mülkiyet aktarımına hak kazanıldığını ispat ise borçluya (arsa sahibine) karşı yapılacağından davada hem arsa sahibinin ve hem de yüklenicinin taraf olması zorunludur. Dolayısıyla davacıların 07.06.1995 günlü sözleşmenin arsa sahibi ve yüklenicisi konumunda olanları davada hasım göstermesinde usule aykırılık yoktur. Gerçekten; çekişme konusu M Blok 1. Normal Kattaki 12 Numaralı bağımsız bölüm davadan önce tapuda satış suretiyle 26.04.2001 tarihinde dava dışı ...’e temlik edilmiştir. Davanın bu kişiye karşı da yöneltilmesi gerekmektedir. Mahkemece doğru olarak saptandığı üzere bu kişinin davaya dahil edilmesi suretiyle hasım yapılmasına olanak bulunmamaktadır. Ancak davacılara uygun bir süre verilerek bu kişi hakkında dava açarlarsa eldeki dava dosyası ile açılan dava dosyasının birleştirilerek görülmesi gerekecektir. Bu konuda davacılara mehil verilmemiştir. Ne var ki, 4822 sayılı Kanununla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 3.maddesi ( c) bendi ile konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar da Tüketicinin Korunması Kanunun kapsamına alınmıştır. Dava konusu taşınmaz konut niteliğindedir. Anılan yasanın (e) bendindeki tanıma göre tüketici: bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi, (f) bendindeki tanıma göre de satıcı: kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetler kapsamındaki tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 23.maddesi hükmüne göre de, bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü itilaflara Tüketici Mahkemelerinde bakılması gerekir. Somut olayda da; davacı tüketici yüklenicinin temlikine dayalı tapu kaydı iptali ve tescil isteğinde bulunduğundan o yerde ayrı bir Tüketici Mahkemesi varsa çekişmenin Tüketici Mahkemesinde görülmesi aksi halde davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması yasadan kaynaklanan zorunluluktur. Mahkemece kamu düzeninden olan görev hususu re’sen gözetilerek yukarıda yazılı olduğu şekilde işlem yapılması yerine çekişmenin esasının incelenip hükme bağlanması doğru olmamış, kararın bütün bu nedenlerle bozulması gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 12.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.