8. Hukuk Dairesi 2014/2174 E. , 2014/13185 K. "" MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 30/04/2009 NUMARASI : 2008/24-2009/171 Hazine ile K.. K.. ve İ.. D.. aralarındaki tapu iptali davasının reddine dair Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 30.04.2009 gün ve 24/171 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, tapuda davalılar adına k…
**8. Hukuk Dairesi 2014/2174 E. , 2014/13185 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 30/04/2009 NUMARASI : 2008/24-2009/171 Hazine ile K.. K.. ve İ.. D.. aralarındaki tapu iptali davasının reddine dair Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 30.04.2009 gün ve 24/171 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kaldığını açıklayarak, bu kısmın tapu kaydının iptali ile kıyı olarak terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, nizalı taşınmazın kıyı kenar çizgisinin içerisinde kaldığına dair bir emare bulunmadığını, bunun tespiti halinde rayiç bedelinin davalılara verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, hüküm 5841 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanun'un 2. ve 3. maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur. 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2.maddesi ile 3402 sayılı Kanun'un 12.maddesinin 3. fıkrasına eklenen cümlede: "bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer Kamu Tüzel Kişileri dâhil tarafların sıfatına bakılmaksızın" ve 3.maddesi ile aynı Kanuna eklenen Geçici 10.maddesinde ise; "Bu Kanun'un 12.maddesinin 3. fıkrası hükmü devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır." şeklinde düzenleme getirildiği görülmektedir. Bu değişiklik nedeniyle bu yasanın yürürlük tarihinden sonra Hazine'nin açtığı davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaya başlanmıştır.