22. Hukuk Dairesi 2012/6678 E. , 2012/12196 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 18. İş Mahkemesi TARİHİ : 22/02/2012 Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait .....Şeker Fabrikasında çalıştığını, müvekkilinin alt işverenin işçisi olarak gözükmekle birlikte yaptığı işin davalıya ait asıl işlerden olduğunu ve alt işverene gördürülmesinin mümkün olmadığından davalıyla alt işveren arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, müvekkilinin davalıya ait işyerlerinde 2009-2011 döneminde geçerli olma…
**22. Hukuk Dairesi 2012/6678 E. , 2012/12196 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 18. İş Mahkemesi TARİHİ : 22/02/2012 Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait .....Şeker Fabrikasında çalıştığını, müvekkilinin alt işverenin işçisi olarak gözükmekle birlikte yaptığı işin davalıya ait asıl işlerden olduğunu ve alt işverene gördürülmesinin mümkün olmadığından davalıyla alt işveren arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, müvekkilinin davalıya ait işyerlerinde 2009-2011 döneminde geçerli olmak üzere imzalanan 23. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin tarafı olan Şeker İş Sendikasına 29/11/2010 tarihinde üye olduğunu, 30/11/2010 tarihinde de üyeliğinin davalı işverene bildirildiğini, davalı işverenin 10/12/2010 tarihli yazıyla üyelik formlarının kendileriyle ilgisinin olmadığı gerekçesiyle iade ettiğini, davalıyla alt işverenin ilişkisinin muvazaalı olması sebebiyle müvekkilinin baştan itibaren davalının işçisi olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu durumda da sendika üyeliğinin davalı işverene bildirildiği tarihten itibaren TİS'ten yararlandırılması gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; ücret farkı, ilave tediye, kıdem zammı, yemek yardımı, giyim yardımı, sosyal yardım, şeker ikramiyesi, aile yardımı alacaklarının ödetilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının davalı ..... ihaleyle iş alan müteahhit firmanın işçisi olduğunu, aralarında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, ihaleyle verilen işlerin davalının asli işlerinden olmadığını, müvekkiliyle davacının işvereni olan şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu iddiasıyla açılan davanın mahkemece reddedildiğini ve Yargıtay'ca da onandığını, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu'nun 9. maddesi, 23. Dönem TİS'in 5. maddesi gereğince davacı TİS kapsamına giren işyerinin işçisi olmadığı için TİS'ten yararlanamayacağını, davacının çalıştığı işverenin farklı bir işkolunda faaliyet gösterdiğini, davacı işçinin de alt işverenin kendi iş kolunda kurulmuş bir işçi sendikasıyla imzaladığı TİS varsa ondan yararlanabileceğini, bu durumda müvekkilinin de 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesi kapsamında alt işverenle birlikte sorumluluğunun söz konusu olabileceğini, alt işverene ihaleyle verilen işin yardımcı işlerden olduğunu, müvekkilinin yetkisinin sadece işin kontrolü ve işin sözleşme ve şartnamelere uygun yapılmasının denetimiyle sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece asıl işveren ile alt işveren arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun kanıtlanamadığı, bu sebeple alt işveren işçilerinin asıl işverenin işyerinde uygulanan TİS'den yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.