10. Hukuk Dairesi 2024/9896 E. , 2024/11928 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/340 E., 2024/910 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Vize 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/80 E., 2020/195 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahke…
**10. Hukuk Dairesi 2024/9896 E. , 2024/11928 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/340 E., 2024/910 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Vize 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/80 E., 2020/195 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine, kararın kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı dava dilekçesinde, davalı iş yerinde 15.03.1989 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladığını, davalı şirketin Kuruma bildirim yaptığını ancak sigorta pirimlerini yatırmadığını, 15.03.1989 tarihinden 15.12.1991 tarihine kadar fiilen çalıştığını, hizmetlerinin tespitine sigortalı sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Şirket vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının davalı iş yerinde gün esasına göre çalıştığını ve el halıcılığı dokuma işi yaptığını, çalıştığı dönemde yürürlükte bulunan mevzuata göre kısa vadeli sigorta koluna tabi olduğunu, Kuruma çalışmaların tam ve eksiksiz olarak bildirildiğini, davacının 15.03.1989-30.09.1989 tarihleri arasında çalıştığını, prim ödemelerinin yapıldığını, davacının imzasını taşıyan aylık ücret bordroları ile durumun sabit olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil vekili; 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin D fıkrasında yer alan el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanacağını, hizmet tespitinin kamu düzenini ilgilendirdiğini, 5 yıllık hak düşürücü sürenin dikkate alınmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı ile aynı dönemde aynı iş yerinde çalıştığı resmi nitelikteki kayıtlar ile de doğrulanan dönem bordrosu tanıklarının beyanlarından, davacının davalıya ait iş yerinde el halıcılığı dokuma işinde çalıştığı, yukarıda anılan yasa hükmü uyarınca el halıcılığı dokuma işinde çalışanlar uzun vadeli sigorta kolları kapsamında olmadığından, el halıcılığı dokuma işinde çalışan davacının uzun vadeli sigorta kolları kapsamında olmadığı (emsal 24.06.2020 tarihli Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2019/5327 Esas, 2020/3800 Karar, - 2019/3754 Esas, 2020/2752 Karar sayı ilamı.) ve işverence sunulan davacının imzasını taşıyan aylık ücret bordrolarında davacının 15.03.1989-30.09.1989 tarihleri arasında çalıştığı, davacının çalıştığı döneme ilişkin kısa vadeli sigorta kapsamındaki hizmetlerinin Kuruma bildirilmiş olduğu dolayısıyla davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından hukuki yarar şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; dosyaya gelen evraklarda aylık ödemelerin yapıldığı, belirtilen sürede bu iş yerinde çalıştığının anlaşıldığını, 15.03.1989 tarihinde tescil yapıldığını, giriş bildirgesinin verilmesinin çalışmaya karine teşkil ettiğini, dinlenen tanık beyanlarıyla çalışmanın davalı şirketin kiraladığı atölyelerde davalıya ait makinelerde, davalının merkezden gönderdiği sorumlu usta hocalar nezaretinde ve denetiminde çalıştığının ispat edildiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının davalı 22186 sicil numaralı davalı iş yerinde 1989/1-2-3. dönem kısa vadeli sigorta primlerinin ödendiği, primlerin ödendiği döneme ait ücret bordrolarının dosyaya sunulduğu görülmüş, Mahkeme tarafından davacının çalıştığı dönemde kısa vadeli sigorta kapsamında hizmetleri Kuruma bildirilmiş olduğundan hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacının uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalıştığının tespitinde hukuki yararının bulunduğu, ancak tespit talep edilen tarihte halı dokuma işinin uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmadığı anlaşılmakla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.