Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/222 E. , 2024/18691 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/222 Karar No : 2024/18691 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin...1 tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İnfaz ve koruma memuru olarak görev yapan davacının, 375 sayılı…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/222 E. , 2024/18691 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/222 Karar No : 2024/18691 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin...1 tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İnfaz ve koruma memuru olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Adalet Bakanlığının... tarih ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:.../..., K:...sayılı kararıyla; davacının ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih E:... K:...sayılı kararı ile "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçunu işlediğinin sabit olduğu, davacının durumunun değerlendirilmesinde ve davacı ile ilgili ceza yargılamasında elde edilen deliller birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu, bu itibarla kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kamu görevinden çıkarılma işleminde somut delil ve gerekçeye yer verilmediği, ihraç işleminden önce hakkındaki isnatlardan haberdar olmadığı, FETÖ/PDY ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığı, usule uygun disiplin soruşturması yürütülmediği, savunma hakkın tanınmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, hak arama hürriyetinin ihlal edildiği, kendisine işlem dosyasını inceleme olanağı verilmediği, silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği, kamu görevini yerine getirme hakkının ihlal edildiği, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği, işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, suçların ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, evrensel ve ulusal hukuk ilkelerinin ihlal edildiği, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, darbe teşebbüsünden sonraki bir tarihte mesleğe kabulünün yapıldığı, ceza mahkumiyeti kararında yer verilen tanık beyanlarının soyut ve çelişkili olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NÜN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı, infaz ve koruma memuru olarak görev yapmakta iken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca Adalet Bakanlığının ... tarih ... sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Duruşma" başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılacağı belirtildikten sonra, 3. fıkrasında, duruşma talebinin dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabileceği ve 5. fıkrasında duruşma davetiyelerinin duruşma gününden en az otuz gün önce taraflara gönderileceği kurala bağlanmıştır. Yine aynı Kanun'un "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde, "usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" kararın bozulmasını gerektiren nedenler arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari yargılama Usulü Kanununun 17. maddesi uyarınca iptal davalarında taraflardan birinin usulüne uygun istemi üzerine duruşma yapılması yasal zorunluluktur. Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinde yer verilen, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut irtibatı olduğu değerlendirilen personelin kamu görevinden çıkartılacağı hükmüne istinaden Adalet Bakanlığının 14/10/2020 tarih 113 sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarıldığı, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle 30/11/2020 tarihinde açılan davaya ait dilekçede yargılamanın duruşmalı olarak yapılması isteminde bulunulduğu, İdare Mahkemesince duruşmanın 29/04/2021 tarihinde yapılmasına karar verildiği, duruşma davetiyesinin davacıya tebliğini sağlamak üzere 02/04/2021 tarihinde PTT A.Ş.'ye teslim edildiği, tebliğ evrakının 12/04/2021 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 21 uyarınca muhtara teslim edildiği, davacının 29/04/2021 tarihinde yapılan duruşmaya katılmadığı ve İdare Mahkemesince de katılan olmadığından duruşma açılmaksızın davanın esastan karara bağlandığı görülmektedir. Bu durumda, Kanunda belirtilen 30 günlük süreye uyulmaksızın duruşma tarihinden 27 gün önce tebligata çıkarılan duruşma davetiyesi esas alınmak suretiyle duruşma yapılmaksızın verilen kararda usul hükümlerine uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan, bozma kararına uyulması halinde mahkemesince duruşma yapıldıktan sonra yeniden karar verileceğinden, davacının esasa ilişkin iddialarının bu aşamada inceleme olanağı bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 19/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.