17. Hukuk Dairesi 2014/21458 E. , 2016/3452 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacılar vekili, davacıların yolcu olarak bulunduğu, davalıların maliki, sürücüsü işleteni ve trafik sigorta şirketi olduğu aracın kazası s…
**17. Hukuk Dairesi 2014/21458 E. , 2016/3452 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacılar vekili, davacıların yolcu olarak bulunduğu, davalıların maliki, sürücüsü işleteni ve trafik sigorta şirketi olduğu aracın kazası sonucu yaralandıklarını belirterek davalılardan maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili, yetkili mahkemenin ... Mahkemesi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davacıların Türkiyede ikametgahlarının olmadığı, davalılardan davalı ... şirketi dışındaki diğer davalıların adreslerinin ... ... olduğu ayrıca 6100 Sayılı HMK'nın 9. madde gereği Türkiyede yerleşimleri bulunmayanlar hakkında genel yetkili mahkemenin davalının Türkiyedeki mutat meskeninin olduğu yer mahkemesi olup HMK 16 madde gereği haksız fiilden kaynaklanan davalarda ortak yetkili mahkeme haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi olduğundan bu davada HMK 16. Madde gereğince haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi ... mahkemelerinin yetkili olduğundan mahkemenin yetkisizliğine verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava,trafik kazasında davacıların yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; haksız fiil hukuksal nedenine dayalı davalar yönünden 6100 sayılı HMK’nın 7. maddesinin “kesin” yetki kuralı içerip içermediği noktasında toplanmaktadır. Bilindiği üzere mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 5 ila 19.maddeleri arasında düzenlenmiş olup, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi genel yetkili mahkeme olarak belirlenmiştir(m.6). HMK’da davalının ikametgahı mahkemesinin yanında, özel yetki kuralları ile başka yer mahkemeleri de yetkili kılınmıştır. Örneğin, sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir (m.10). Öğretide ve uygulamada özel yetki kuralları olarak adlandırılan ve bazı dava çeşitleri için kabul edilen bu istisnai nitelikteki yetki kuralları, ilke olarak kamu düzenine ilişkin değildir. Kamu düzenine ilişkin olmayan özel yetki kuralları, genel mahkemenin (m.6) yetkisini kaldırmadığından, eş söyleyişle onunla birlikte uygulandığından, davacı davasını genel veya özel yetkili mahkemede açmak hususunda bir seçim hakkına sahiptir. Zira özel yetki genel yetkiyi ortadan kaldırmaz, onun yanında varlığını sürdürür; dolayısıyla dava veya icra takibi, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Davalıların birden fazla olması halinde yetki ise 6100 Sayılı HMK’nın 7. maddesinde düzenlenmiş olup, madde metni;