Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/4681 E. , 2025/1577 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4681 Karar No : 2025/1577 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, ... İlkokulunda müd…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/4681 E. , 2025/1577 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4681 Karar No : 2025/1577 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, ... İlkokulunda müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; gerek adli soruşturma kapsamında, gerekse de dava konusu işlemin dayanağı olan disiplin soruşturması kapsamında mağdur çocukların alınan ifadeleri ve olay gününe ilişkin kamera kayıtları ile dava dosyasındaki diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; toplumun milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyerek korumakla ve bu hususları öğrencilerine öğretmekle mükellef olan davacının, bu gerekliliğe uymayarak mağdur çocuklara karşı cinsel istismara yönelik tavır, tutum ve davranışlar gösterdiği anlaşılmış olup, bu davranışların şefkat ve babalık hissi olarak değerlendiremeyeceğinden, mağdur çocuklara karşı tavır, tutum ve davranışlarında gösterdiği yaklaşımlarından dolayı davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği ve bu fiilin memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareket niteliğinde bulunduğu hususu da dikkate alındığında; dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; disiplin soruşturması üzerine tanzim olunan ... tarih ve E... sayılı soruşturma raporunda, davacının, disiplin yönünden 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi gereğince "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, bunun üzerine Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve E... sayılı yazısı ile yalnızca 657 sayılı Kanun'un 130. madddesi uyarınca yedi gün süre verilerek davacının savunmasının istenildiği, sonrasında ise aynı Kanun'un 129. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan ve Devlet memurluğundan çıkarılmaya ilişkin cezalarda tanınması zorunlu olan haklar davacıya tanınmadan dava konusu disiplin cezası işleminin tesis edildiği görüldüğünden, bu şekilde savunma hakkının kısıtlanmış olması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; bunun yanında, bakılan olayda; davacının "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması görüşüyle hazırlanan ... tarih ve E... sayılı soruşturma raporunun Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğüne tevdi edildiği, Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünce anılan soruşturma raporunun (Disiplin Daire Başkanlığına) gönderilmesi üzerine de Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği; bu durumda, memurlara Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilebilmesi için amirlerin bu yönde isteğinin olmasının, işlemin ön şartı olduğu, uyuşmazlıkta işlemin tesisinden önce amirlerin bu yönde herhangi bir isteğinin bulunmadığı, Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünce dosyanın Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilmesi üzerine Kanun'da öngörülen usule aykırı olarak, amirin bu yönde isteği olmaksızın işlem tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu nedenle şekil yönünden de hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davacıya isnat edilen fillerle ilgili 657 sayılı Kanun'un 129/2 ve 130. maddeleri ile 30/04/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 30. maddesi uyarınca tanınacak savunma hakkı sonrası ve diğer usulü eksiklik giderildikten sonra idarece yeniden cezalandırma ya da cezalandırmama işleminin tesis edilebileceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; temyize konu kararda yer verilen iptal gerekçelerinden biri olan; "dava konusu işlemde, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak, davacıya son savunma hakkı tanınmadan tesis edilmesi nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı" yolundaki gerekçede hukuki isabetsizlik görülmemiştir. Kararda yer verilen; "dava konusu işlemde, 657 sayılı Kanun'un 126. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen usule aykırı olarak, amirin bu yönde isteği olmaksızın işlem tesis edilmesinde de hukuka uyarlık bulunmadığı" yolundaki iptal gerekçesine gelince: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 126. maddesinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 126. maddesinde; "Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir. Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler. Özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümleri saklıdır." hükümlerine yer verilmiştir. Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar açıkça belirlenmiştir. Her idari işlemde olduğu gibi disiplin cezasının tesisinde de işlemin yetkili makam tarafından yapılması, yetkilerin kanunun çizdiği sınırlar içinde şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarına uygun olarak kullanılması idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu sayılacak eylemlerin işlenildiğinin öğrenilmesi halinde, bu kişiler hakkında soruşturma emri verilerek, soruşturmacı görevlendirilmesiyle başlatılacak soruşturma sonucunda, olayın değerlendirilmesi ile hazırlanacak soruşturma raporunda; adli, idari ve disiplin yönünden soruşturulan kişi hakkında soruşturmacının kanaat ve teklifinin de yer alması gerektiği, soruşturmacı tarafından soruşturmaya konu eylemin sübut bulup bulmadığı ve mevzuatta düzenlenen hangi disiplin cezasını gerektirdiği yönünde getirilen teklif doğrultusunda disiplin dosyasının disiplin amiri, disiplin kurulu veya yüksek disiplin kurulu tarafından değerlendirileceği; yukarıda açık metnine yer verilen mevzuat hükümlerinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezasına, idarece usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma sonucunda getirilen teklif üzerine, yetkili yüksek disiplin kurulunca karar verileceği öngörülmüş olup; Kanun'da yer alan "amirlerinin bu yoldaki isteği" ibaresinin de bu hususa ilişkin bulunduğu; sadece atamaya yetkili amir veya disiplin amirince bu konuda özel şekle tabi bir teklifte bulunulması gerektiği yönünde bir düzenlemenin de bulunmadığı görülmektedir. Uyuşmazlıkta, Mardin Valiliğinin 14/09/2017 tarihli oluru başlatılan soruşturma sonucunda hazırlanan 16/04/2018 tarihli soruşturma raporunda, disiplin yönünden davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması yolunda getirilen teklif doğrultusunda gereğinin yapılması için dosyanın Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna gönderildiği, dolayısıyla teklifin usulüne uygun gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu işlemde 657 sayılı Kanun'un 126/2. maddesi yönünden hukuka aykırılık bulunmadığının açık olması karşısında; Bölge İdare Mahkemesi kararında yer alan, amirin isteği olmaksızın işlem tesis edildiğinden bahisle, dava konusu işlemde bu yönden de hukuka uyarlık bulunmadığı yolundaki gerekçede hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının GEREKÇESİ DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, gerekçede oyçokluğuyla, 19/03/2025 tarihinde, karar verildi. (X) GEREKÇEDE KARŞI OY : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, 126. maddesinde ise "Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler, il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir. Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler. Özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümleri saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 03/06/1991 tarihli ve 20890 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği'nin eki Cetvelde, ilçede ilkokul müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının disiplin amiri olarak; okul müdürü, üst disiplin amiri olarak ilçe milli eğitim müdürü belirlenmiştir. Dosyanın incelenmesinden, Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, Fırat İlkokulunda müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda Devlet memurluğundan çıkarılması teklifini içeren maarif müfettişi soruşturma raporunun Mardin İl Milli Eğitim Müdürü tarafından Milli Eğitim Bakanlığına sunulduğu ve teklif uygun bulunarak, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği görülmüştür. 657 sayılı Kanun'un 126. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "amirlerin bu yoldaki isteği üzerine" ibaresindeki "amir"den, "disiplin amiri"nin anlaşılması gerektiği açık olup; Milli Eğitim Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri uyarınca, ilçede görev yapan davacı hakkındaki teklifin, disiplin amiri olarak; okul müdürü, üst disiplin amiri olarak ilçe milli eğitim müdürü tarafından yapılması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, böyle bir teklif bulunmaksızın, disiplin amirliği yetkisi olmayan İl Milli Eğitim Müdürü tarafından yapılan teklife istinaden tesis edilen dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararında bu yönüyle hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle Bölge İdare Mahkemesi kararının, gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği görüşüyle, Daire kararına, gerekçesi yönünden katılmıyoruz.