İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :23/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :23/03/2026 Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2025 tarih, 2025/... D.İş ve 2025/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : İhtiyati haciz isteyen vekili talep dilekçesiyle; Dava konusu ticari faturanın, Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca düzenlendiğini, tica…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/215 - 2026/604 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/215 KARAR NO : 2026/604 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/12/2025 NUMARASI : 2025/... D.İş ve 2025/... Karar İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN : ... GIDA İTHALAT İHRACAT SANAYİVE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - VEKİLİ :Av. ... KARŞI TARAF : ... DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - TALEP : İhtiyati Haciz İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :23/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :23/03/2026 Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2025 tarih, 2025/... D.İş ve 2025/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : İhtiyati haciz isteyen vekili talep dilekçesiyle; Dava konusu ticari faturanın, Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca düzenlendiğini, ticari hayatta geçerliliği bulunan ve taraflar arasındaki borç ilişkisinin temelini oluşturan istisnai nitelikte bir ticari fatura olduğunu, her ne kadar satışa konu mallara ilişkin düzenlenen faturada müvekkili tarafından ihtirazi kayıt düşüldüğünü ve yasal süresi içerisinde tek taraflı şekilde fatura iptal başvurusu yapılmış ise de, işbu faturanın borçlu şirket tarafından hiçbir şekilde kabul edilmediğini, iptal talebinin onaylanmadığını ve faturanın hukuken geçerliliğini koruduğunu, ancak müvekkili ödemeyi hiçbir şekilde almadığını, borçlunun da vermiş olduğu ifade de açıkça para ödemediğini ikrar ettiğini, faturanın iptal süresinin sona ermesinden sonra dahi, müvekkili tarafından noter aracılığıyla borçlu tarafa ihtarname gönderildiğini, ancak borçlu tarafın bu ihtara da herhangi bir cevap vermediğini, bu durum karşısında, faturanın VUK ve TTK mevzuatı gereğince kesinleştiğini, borcu doğuran geçerli bir ticari belge haline geldiğini, nitekim bu hukuki durumun sonucu olarak, Gümrük Müdürlüğü tarafından gümrük antreposunda bulunan faturaya konu malların borçlu şirket adına işleme alındığını, borçluya mallar üzerinde tasarruf yetkisi tanınarak ve malların gümrük deposundan çekilmesi ile üçüncü kişilere devrinin mümkün hale geldiğini, bu nedenle, geçerli ve muaccel hale gelmiş ticari fatura bedelinin tahsil edilememesi karşısında, icra takibine geçilmeden önce alacağın güvence altına alınması zorunluluğunun doğduğunu, borçlunun tasarruf yetkisini fiilen kullanarak alacağın tahsilini imkânsız hale getirme tehlikesi karşısında, İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve 68 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz talebinde bulunulması zaruri hale geldiğini, Müvekkili şirketin, yurtdışından pirinç ithalatı yapan ve bu ürünleri Türkiye’de ticari faaliyet kapsamında satan bir şirket olduğunu, borçlu şirket ... Dış Ticaret Ltd. Şti. ile taraflar arasında ticari satış ilişkisi bulunduğunu, bu ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından borçlu adına düzenlenen 19.11.2025 tarihli ve ... numaralı ticari fatura ile toplam 7.089.992,96-TL (167.754,50-USD) bedelli ürün satışı gerçekleştirildiğini, söz konusu faturanın, borçlu şirketin bilgisi ve talebi üzerine düzenlendiğini, fatura bedelinin borçlu tarafından bugüne kadar hiçbir şekilde ödenmediğini, bu hususun taraflar arasındaki yazışmalar, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan kolluk ifadesi ve banka kayıtları ile sabit olduğunu, düzenlenen faturanın, ticari fatura niteliğinde olup TTK m. 21 ve 23 hükümleri uyarınca geçerli bir borç ikrarı mahiyetinde olduğunu, Fatura bedelinin muaccel hale geldiğini, borçlunun temerrüde düştüğünü, borçluya yönelik yapılan Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı suç duyurusu soruşturma dosyası kapsamında borçlu ... tarafından 50. Yıl Mersin karakolunda vermiş olduğu ifade de; "Malı Ben Satın Aldım, Ödemesini Yapacağım." şeklinde beyan vererek borcunu açıkça ikrar ettiğini, borçlu şirketin, fatura bedelini ödememiş olmasına rağmen dava konusu ürünleri gümrükten çekmeye ve üçüncü kişilere devretmeye çalışmakta olduğunu, bir kısım malların fiilen üçüncü kişilere satıldığını, söz konusu ifade de açıkça üçüncü şahıslara malların sattığını ve bedelini de alamadığını söylediğini, borçlunun bu davranışlarının, İİK m. 257/2 kapsamında alacağın tahsilini imkânsız veya zor hale getirme tehlikesi doğurmakta olduğunu, tüm bu nedenlerle ve mahkemece resen tespit olunan nedenlerle; Müvekkilinin 7.089.992,96-TL ( 167.754,50-USD ) tutarındaki ticari fatura alacağı için borçlu ... Ticaret Ltd. Şti.’nin; Menkul ve gayrimenkul malları, Bankalardaki hesapları, Üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları, Mersin Gümrük Müdürlüğü nezdinde bulunan, gümrük antreposunda depolu dava konusu faturaya konu malları üzerine İhtiyati Haciz konulmasını, İhtiyati haciz kararının infazı kapsamında; Gümrük antreposunda bulunan faturaya konu malların haczedilmesi, Söz konusu malların üçüncü kişilere devrinin, satışının ve gümrükten çekilmesinin engellenmesi, İhtiyati haczin fiilen uygulanabilmesi amacıyla ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılarak, İcra Müdürlüğü aracılığıyla Mersin Gümrük Müdürlüğü’ne haciz ve muhafaza şerhi konulmasının bildirilmesine, Gümrük antreposunda bulunan mallar bakımından, haciz işlemlerinin icra müdürlüğü marifetiyle yerinde tespit edilmesine ve haciz tutanağı düzenlenmesine, İhtiyati haczin icrası için gerekli müzekkerelerin yazılmasına ve UYAP üzerinden ilgili kurumlara gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2025 tarih, 2025/... D.İş ve 2025/... Karar sayılı kararında, İhtiyati haciz talep dilekçesinde belirtildiği üzere satım konusu ürünlerin gümrük antreposunda depolu ürünler olup, aleyhine ihtiyati haciz talep edilene henüz teslim yapılmadığını, faturanın tek başına alacağın varlığını göstermeyeceğini, ayrıca faturaya konu malın teslim edildiğinin ispatı gerektiğini, satış sözleşmelerinin satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyeti devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olup, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadığı takdirde satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğunu, ihtiyati haciz talep eden tarafından satılanın zilyetlik ve mülkiyetini devretme edemini yerine getirmeksizin, bedele dayalı ihtiyati haciz talep edebileceğine ve teslimden önce bedel ödeneceğine ilişkin mahkemeye yaklaşık ispat ölçüsünde delil ibraz edilmediğinden para alacaklarına ilişkin ihtiyati haciz talep etme koşulu bu aşamada oluşmadığı ve alacağın yargılamayı gerektirdiği dikkate alınarak 2004 sayılı İİK.nun 257 vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmediği gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiştir. İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Her iki değişik iş kararının da aynı ticari faturaya ilişkin olduğunun tartışmasız olduğunu, mahkemece verilen İhtati Tedbire yönelik başvuruda Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/... Değişik iş kararında, dava konusu malların zilyetliğinin davalı borçluya geçtiği kabul edilmiş olduğunu ancak müvekkilinin anılan mallar üzerindeki mülkiyet iddiasını yaklaşık ispatlayamadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, buna karşılık, aradan kısa bir süre geçtikten sonra verilen ikinci kararda ise, bu kez para alacağına yönelik ihtiyati haciz talebi, “malın tesliminin kanıtlanmadığı” yönündeki soyut bir gerekçeyle reddedildiğini, aynı maddi vakıalar hakkında bu denli kısa süre içerisinde birbiriyle bağdaşmayan gerekçelerle karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin delilleri bütüncül ve tutarlı şekilde değerlendirmediğini gösterdiğini, borçlu ikrarı ve iik m. 68 anlamında kesin yazılı delil ve borcun ikrarının bulunduğunu, borçlu davalı şirket yetkilisi tarafından Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen 2025/... sayılı soruşturma kapsamında verilen ifade, borcun varlığını ve ödenmediğini açıkça ortaya koyan bir borç ikrarı niteliğinde olduğunu, anılan ifade, İİK m. 68 anlamında kesin yazılı delil olup, ticari fatura ve gümrük belgeleriyle birlikte değerlendirildiğinde alacağın varlığı tartışmasız hale geldiğini, bu durumda, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığından söz edilmesi hukuken mümkün olmadığını, bu kapsamda; ticari fatura, ödeme yapılmadığına ilişkin kayıtlar ve borçlu şirket yetkilisinin borcu kabul eden beyanı birlikte değerlendirildiğinde, İİK m. 257 anlamında aranan para alacağının varlığı ve muacceliyetine ilişkin yaklaşık ispat koşulu fazlasıyla gerçekleştiğini, İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinde aranan ölçü kesin ispat değil, yaklaşık ispat olduğunu, dosyada mevcut fatura, gümrük beyannamesi, devir belgeleri ve borçlu ikrarı birlikte değerlendirildiğinde, müvekkilin alacağının varlığı ve tahsilinin tehlikeye düşme ihtimali açıkça ortaya çıktığını, malların üçüncü kişilere satılabilmesi ve borçlunun malvarlığını elden çıkarma ihtimali karşısında telafisi güç zarar koşulu da gerçekleştiğini, sayın mahkemece yeterli ve gerekli şekilde incelemeler yapılmaksızın, dosya üzerinden karar verildiğini, halbuki, hem tarafça sunulu gümrük beyannamesi hem de davalının resmi kurum aracılığıyla malın teslim aldığını ve borçlu olduğunun ikrarı her ne kadar dosyada mevcut olsa da sayın mahkemece TTK 1139 vd. Maddeleri ile Gümrük Mevzuatı, Deniz Ticaret hükümleri kapsamında yetersiz ve re'sen incelemeden soyut gerekçeler ile somut olayı tam olarak vakıf olmadan verilen işbu hatalı ve hukuki dayanaktan yoksun kararın kaldırılmasını, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/... Değişik İş sayılı dosyalarında verilen ihtiyati haciz taleplerinin reddine dair kararların kaldırılmasına, müvekkilin 7.089.992,96.TL( 167.754,50-USD ) tutarındaki ticari fatura alacağı için borçlu ... Dış Ticaret Ltd. Şti.’nin Menkul ve gayrimenkul malları, bankalardaki hesapları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları, Mersin Gümrük Müdürlüğü nezdinde bulunan, gümrük antreposunda depolu dava konusu faturaya konu malları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2025 tarih, 2025/... D.İş ve 2025/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemenin 23.12.2025 tarihli kararı ile; talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verildiği, bu karara karşı talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 Sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dayanılan deliller dikkate alındığında ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat şartının somut olayda gerçekleşmediği, ileri sürülen iddialar ve gelen belgeler nazara alındığında talebin yargılamayı gerektirdiği bu sebeple kararın hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre talep eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu talep eden vekili istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince ihtiyati haciz talep vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40.TListinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 116,60.TL harcın ihtiyati haciz talep edenden alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-İstinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ihtiyati haciz talep eden üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-HMK. 333 maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5)-İnceleme duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin İlk derece Mahkemesince YAPILMASINA, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 23/03/2026 tarihinde karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır