9. Ceza Dairesi 2021/15780 E. , 2023/633 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 say…
**9. Ceza Dairesi 2021/15780 E. , 2023/633 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/645 Esas, 2016/268 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.09.2020 tarihli ve 14-2016/219110 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına, katılanı hiçbir zaman telefon ile aramadığına, bir defa yanlışlıkla arayıp özür dileyip kapattığına, tacizde bulunmadığına, "Çok mu gıcık biriyim" dediğinin doğru olduğuna, ancak bu cümlenin cinsel taciz suçunu oluşturmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Katılan ...'nın 2007 yılı içerisinde eşini kaybettiği, bu tarihten sonra sanığın katılanı rahatsız etmeye başladığı, ilk başlarda ... ...\* (\*\*) numaralı ev telefonunu gece vakti arayarak katılana yönelik " Ben seni mutlu ederim, senin sinirini alırım" şeklinde sözler söylediği, katılanın 2010 yılında evden taşınırken bu telefonu kapatmak zorunda kaldığı, sanığın 20.07.2015 günü saat 02.00'da 0545 ... (\*\*) (\*\*) nolu hattan, kendisinin kullanmış olduğu 0543 ... (\*\*) (\*\*) nolu hattı aradığı ve ancak adını söylemeden kapattığı, katılanın sanık olduğunu sesinden anladığı, sonra sanığın saat 02:23:49'da "Çok mu gıcık biriyim.", 02:27:18'de "Keşke hayatım boyu hep gıcık olsaydım." şeklinde mesaj attığı, yine 22.07.2015 günü saat 00.34 de “Attım ms bir başka gıcık olduğum biriydi. Ordulu. Ama yanlışlıkla bu numara oldu, senden ve kardeşinden özür dilerim bida asla olmayacak”, "Gıcık" şeklinde tekrar kardeşine mesaj attığı, aynı gece katılanın kardeşi olan tanık ...'nın katılanı aradığı ancak sanığın açmadığı, arayan numarayı geri arayıp kim olduğunu, bu saatte neden aradığını sorduğu, sanığın tanık ...'ya "Asıl sen kimsin bu saatte onun yanında ne yapıyorsun" şeklinde cevap verdiği, 04.08.2015 tarihinde katılanın evinin önüne gelip beklediği dosya kapsamından anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Mahkemece katılan beyanları, tanık beyanları ile mesaj içerikleri ve sanığın tanık ...'ya verdiği cevap, sanığın katılanın kapısının önüne gelip beklemesi hususları nazara alınarak sanığın niyetini ve amacını belli eder sözler söylediği anlaşıldığından hakkında ceza tayini yoluna gidilmiş ise de sanığın ... ... (\*\*) numaralı sabit ev telefonundan gece vakti katılanı arayarak "Ben seni mutlu ederim, senin sinirini alırım" şeklinde sözlerini 2010 yılında söylediğinin katılanın beyanları ve dosya kapsamından anlaşıldığı, bu eylemin 5237 sayılı Kanun'da 6545 sayılı Kanundan önce gerçekleştiği ve bu haliyle suçun şikayete tabi olduğu, aynı Kanun'un 73 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen 6 aylık şikayet süresinin geçtiği ve aynı zamanda bu eylemin dava zamanaşımına uğradığı gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka uygun bulunmamıştır. 2. Sanığın 20.07.2015 ve 22.07.2015 tarihinde gönderdiği mesajların ise cinsel içerik taşımadığı ve mevcut haliyle kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu anlaşılmış ise de mahkemece bu hususta beraat kararı verildiğinden ve sanık aleyhine temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Yukarıda açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/645 Esas, 2016/268 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2023 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.