T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1346 - 2025/1579 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1346 KARAR NO : 2025/1579 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/04/2024 NUMARASI : 2020/196 Esas - 2024/305 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15/12/2025 Mahalli mahkemesince veril…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1346 - 2025/1579 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1346 KARAR NO : 2025/1579 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/04/2024 NUMARASI : 2020/196 Esas - 2024/305 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... Bakanlığı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; sözleşmeli er olarak görev yapan müvekkilinin, içerisinde yolcu olarak bulunduğu ve davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı, işleteni ... Bakanlığı olan askeri aracın 28.08.2018 tarihinde tek taraflı olarak karıştığı trafik kazasında yaralandığını, kaza sonrası davacının askerliğe elverişsiz hale geldiğini, aktüer hesabında müvekkiline ait birliğinden getirtilecek maaş bordrolarının dikkate alınmasını talep ettiklerini, müvekkilinin iş göremez hale gelerek maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek, 500,00 TL geçici ve 500,00 TL sürekli iş göremezlik zararına yönelik olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, talep artırım dilekçesi ile sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 302.754,18TL’ye yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazanın iş trafik kazası niteliğinde olduğunu, bu nedenle tespit edilecek PSD ödemelerinin mahsup edilmesi gerektiğini, diğer davalı Kurum'un geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaş ödemesi yapmış olması nedeniyle bu dönem için maaş bordrolarının dosyaya kazandırılmasını talep ettiklerini, maluliyet durumunun Erişkin İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde; davacıya 28.04.2020 tarih ve 2020/280 sayılı komisyon kararı ile 34.689,49 TL nakdi tazminat ödenmesine karar verildiğini, anılan ödemenin yapılıp yapılmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, kazanın meydana gelmesinde müvekkili Bakanlığın bir kusuru bulunmadığını, zararın meydana gelmemesi için üzerinde düşen her türlü tedbiri aldığını, kazanın kişisel kusurdan kaynaklandığının sabit olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu bildirerek, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı vekili 13/12/2023 tarihli dilekçesi ile davalı sigorta yönünden poliçe limiti dahilinde taleplerinden feragat ettiğine ilişkin beyan dilekçesi sunduğu görülmekle, davalı sigorta yönünden davanın reddine karar verilmiş, davacının araç içinde yolcu olarak bulunduğu, meydana gelen kazada atfı kabil kusurunun bulunmadığı, alınan ATK maluliyet raporunda, davacının 28/08/2018 tarihli kaza nedeniyle %4 sürekli işgüçü kaybına uğradığı ve iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, davacının güncel aylık gelirleri üzerinden yapılan hesaplama sonrası, sigorta poliçe limiti ve davalı ... Bakanlığı'nın yapmış olduğu ödemenin %50'sinin mahsubu ile davacının uğramış olduğu net sürekli iş gücü kaybı zararının 302.754,18-TL olduğunun kabul edildiği, davacı devlet memuru olmakla iyileşme süresince gelir kaybına uğramamış olduğundan ve yapılan 34.426,20-TL ödemenin %50'si olan 17.213,10-TL davacının geçici işgücü kaybı zararından fazla olduğundan bu talep yönünden davanın reddine karar verilmiş, davacının askeri görev icrasında kazanın meydana gelmiş olması, sonrasında tedavi ve iyileşme sürecinde yaşadıkları ve kazanın 2018 yılında meydana gelmiş olduğu da göz önünde bulundurularak 3.000,00-TL manevi tazminatın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, “Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 302.754,18 TL sürekli işgücü kaybı tazminatının 28/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine, 3.000,00 TL manevi tazminatın 28/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine, geçici işgöremezlik tazminatı talebinin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı ... Bakanlığı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; maluliyet raporunun yetersiz olduğunu, geçici işgöremezlik tazminatının reddinin doğru olmadığını, 2330 sayılı Kanun gereğince yapılan ödemenin yarısının sürekli işgöremezlik yarısının da geçici işgöremezlik zararından mahsubunun doğru olmadığını, manevi tazminatın az olduğunu, hesap raporunun yerleşik içtihatlara uygun olmadığını, manevi tazminatın reddedilen bölümü için davalı lehine davacıya verilenden fazla vekalet ücreti verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Bakanlığı vekili istinaf dilekçesinde; idari yargının görevli olduğunu, zamanaşımının dolduğunu, üçüncü kişi/sürücünün tam kusuru nedeniyle istihdam eden davalının sorumluluğuna gidilemeyeceğini, tazminatların fahiş olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı vekili ile davalı ... Bakanlığı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ile davalı ... Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 1-Davanın, 2918 sayılı KTK’nın 110. maddesi kapsamında adli yargı yoluna tabi olduğu, zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır. 2-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 3. maddesi hükmüne göre, başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğunu ispat edemediği takdirde kayda göre araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralanması, ariyeti veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi işletendir. Aynı Kanun'un 85. maddesi hükmüne göre ise, bir motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan o aracın işleteni sorumlu olur. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere davalı ...’nin işleten sıfatı bulunmaktadır. KTK'nın 85/1 maddesinde düzenlenen sorumluluk hali tehlike sorumluluğu olup, anılan madde uyarınca işletenin sorumluluğuna gidilebilmesi için zarara sebep olan olayın, aracın işletilmesi, yani aracın karayolu veya karayolu sayılan yerde hareket halinde iken meydana gelmesi gerekli ve yeterli olup işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü veya diğer yardımcı kişilerin kusurlu olması şart değildir. Bir başka ifade ile salt o tehlikeli teknolojik ürüne (motorlu araca) sahip olma ve onun işletilmesinin (makine gücünden yararlanılmasının) başlı başına tehlike göstermesi ve zarar verme olasılığının çok yüksek olması nedeniyle sadece illiyetin varlığı doğrudan tazminat sorumluluğu için yeterli olup, eylem failinin kasıtlı veya ihmali bir davranışının bulunup bulunmamasının hiçbir önemi yoktur. Hatta işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu (KTK 85/5) kişilerin kusursuz olduklarını ispat etse bile araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın, mücbir bir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini kanıtlamadıkça sorumluluktan kurtulamaz (KTK 86/1). (Yargıtay 4. HD 2020/973 E. 2020/1790 K.). Somut olayda, davalı idarenin işleten sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri çerçevesinde davacının muayenesi de yapılarak düzenlendiği, hükme esas alınan aktüer raporun da yerleşik içtihatlara uygun olarak düzenlediği, AYM’nin 2330 sayılı yasanın 6. maddesindeki “manevi” ibaresini iptal etmesi bu kararın Dairemiz istinaf incelemesi aşamasında yürürlüğe girmiş olması karşısında, bu kanun gereğince yapılan ödemenin maddi tazminattan mahsubunda da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, bu haliyle mahkemece hükmedilen maddi tazminat miktarında bir isabetsizlik görülmemiştir. 3-TBK'nın 56/1 maddesi: "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini gözönünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebilir" hükmü ile aynı Yasa'nın 51. maddesinde; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre manevi tazminat talep edebilir. Somut olayda; davacının kaza nedeniyle %4 maluliyetinin bulunması, iyileşme süresinin 9 aya uzayabileceği, kazada kusurunun bulunmaması ile olay tarihi, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ekonomik durumu, davacının yaralanma derecesi, ödenecek tazminat miktarları, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi göz önüne alındığında, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, davacı lehine 25.000TL manevi tazminata karar verilmesinin hakkaniyete uygun olacağı anlaşıldığından, davacının bu hususa yönelik istinafının yerinde olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı ... Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında manevi tazminat ve harç yönünden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davalı ... Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 25/04/2024 tarihli, 2020/196 Esas - 2024/305 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-302.754,18 TL sürekli işgücü kaybı tazminatının 28/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine, 3-25.000,00 TL manevi tazminatın 28/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine, 4-Geçici işgöremezlik tazminatı talebinin reddine, 5-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 6-Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmamakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Maddi tazminat talebi yönünden; Davalı ... Bakanlığı harçtan muaf olduğundan bu konuda karar vedrilmesine YER OLMADIĞINA, Feragat edilen miktar yönünden alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.104,00 TL karar harcından mahsubu ile fazla yatırılan 488,60 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin (arabuluculuğun sigortaya yönelik olması nedeniyle ve bu davalıdan yargılama gideri talep edilmediğinden ) davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 47.413,13 TL vekalet ücretinin davalı ... Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... Bakanlığı işbu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.620,80 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre taktiren 2.616,48 TL yargılama giderinin davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Manevi tazminat talebi yönünden; Davalı ... Bakanlığı harçtan muaf olduğu için harç alınmasına YER OLMADIĞINA, Davacı işbu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 25.000 TL vekalet ücretinin davalı ... Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... Bakanlığı işbu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 25.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN III-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine, IV-İstinaf başvurusu nedeniyle istinaf eden davacı tarafından yapılan tebligat ve posta giderleri toplamı 290,00 TL istinaf yargılama giderinin davalı ... Bakanlığı'ndan alınarak davacıya verilmesine, V-İstinaf başvurusu reddedilen davalı ... Bakanlığı harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, VI-İstinaf başvurusu reddedilen davalı ... Bakanlığı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, VII-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.